Tag Archives: MHP
Bahçeli: 19 Mayıs’ta art niyet…
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, hükümetin 19 Mayıs kutlamalarına yaptığı yeni düzenlemeyi “art niyetli girişim” olarak tepki gösterirken, 12 Eylül iddianamesi için de “Fatura iki kişiye ihale edilemeyecek kadar kabarıktır” dedi.
“Türkiye sistemli bir karşı duruşun, Cumhuriyetin kanına girmeyi gündemine alan ayırıcı dinamiklerin baskı ve tuzakları ile yüz yüze kalmıştır. 19 Mayıs kutlamaları üzerinden yürütülen ve daha hangi gelişmelere yol açacağı belirsiz olan art niyetli girişim ve niyetlerin, milletimizin varlık değerlerine tam anlamıyla kasteden bir duruma geldiği anlaşılmıştır. Cumhuriyetin ilanına giden sürecin miladı olan 19 Mayıs tarihini hezeyan dolu bahanelerle çarpıtmak, çaptan ve gözden düşürmeye cüret etmek AKP’nin gizli gündemleri paralelinde hareket ettiğini bir kez daha teyit etmiştir. AKP, milleti milli kabullerinden koparmak amacıyla tezgâh üstüne tezgâh kurmuştur.
İntikamcı hevesler
Hukukun, baskı ve yıldırma mekanizmasına alet olması nerede duracağı belirsiz olan otoriterleşme güdülerini azdırmıştır. Başbakanın, kendi partisine ve yönetim anlayışına demokratik tepki gösterenlere karşı tahammülsüzlüğü bu vahim sürecin teşvik edici unsurlarından birisi olarak herkesin malumudur. Adalet alanındaki sübjektif ve tek taraflı değerlendirmeler, intikamcı hevesler demokrasinin olgunlaşmasına zarar vermiştir. Üstünlerin hukukuna son verme iddiasında olan bu zihniyet, kendi üstünlüğünü sağlamak için gerçek niyetlerine sinsice zemin hazırlamıştır. AKP’leşen hukuk ülkemizin çivisini çıkarmaya namzet sorunların en başına yerleşmiştir. AKP, adalet kurumlarını siyasi tasallut altına almış, gözünü kan bürümüşçesine içini boşaltmış ve bu konudaki hırsı şuurunu kapatmıştır.
İki kişiye ihale edilemez
1980 ihtilalinin hayatta kalan şahısları hakkında, en sonunda hazırlanan iddianame kabul edilerek kovuşturma aşamasına geçilmiştir. AKP, bu meseleyi siyasi istismar malzemesi olarak kullanmakta ve hukuken sonuç alamayacağını bildiği bir konu üzerinden milletimizi oyalamayı tercih etmektedir. İkinci olarak, 12 Eylül zulmünün ve çilesinin faturası iki kişiye ihale edilemeyecek kadar derin ve kabarıktır. Bu durum karşısında dönemin tüm faillerinin, esrarengiz bağlantıların, insanlık dışı muamelelerin, işkencecilerin, kirli ilişkilerin ve yaşanan tüm trajedilerin de mutlaka ele alınması ve zalimlikle bütünleşmiş ara rejim yıllarının kuytuda kalan taraflarının aydınlatılması gerekmektedir. 12 Eylül 1980’de hukukun boğazına yağlı urgan geçiren vicdansızlarla; 12 Eylül 2010 tarihinde adaletin terazisini kıran bozguncu zihniyetin aynı alanda kümelendiklerini ve benzer hedefler taşıdıklarını bir gün herkes görecek ve mutlaka idrak edecektir.”
AKP’nin Başbuğ çelişkileri
“YARGININ AKP güdümüne girerek tarafsız kimliğinden sıyrıldığı görünür hale gelmiştir. Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ’un tutuklanmasının arkasından ortaya çıkan haklı eleştiriler bunu göstermektedir. Meselenin manidar bir başka yanı ise AKP’de, Başbuğ’un tutuklanması ve nerede yargılanacağı konusunda yaşanan ikilemlerin ve çelişkilerin su üstüne çıkmasıdır. Başbakan Erdoğan’ın tutuklama işlemini sorgulamasının ve Cumhurbaşkanı Gül’ün Yüce Divan hatırlatması yapmasının gerisinde milletimizin gelişmeleri öfkeyle izlemesi etkili olmuştur. Anlaşılmaktadır ki, mahkemelerin bağımsızlığına AKP ve işbirlikçileri tarafından arkası arkasına suikast düzenlenmektedir.”
www.hurriyet.com.tr
Referandum için Umre'ye erteleme…
Anayasa referandumu, dini siyasete alet eden iktidar partisinde, “Umre alarmı” başlattı. AKP Genel Başkan Yardımcısı Haluk İpek, umre gezilerinin, ’evet’oylarının olumsuz etkileneceğini açıklayarak ertelenmesini istedi. AKP’nin son MKYK toplantısında konuşan Genel Başkan Yardımcısı Haluk İpek, şunları söyledi: “Ramazan umresi için 80 bin kişi başvurdu. Bunların büyük bölümü ’evet’oyu verecek kişilerdir. Bayramı da Mekke’de geçirecekleri için, referandumda oy veremezler. Bu bizi etkiler” dedi. İpek, umrenin başka dönem yapılması çağrısında bulundu. Teşkilatlara da genelge gönderilerek “yurtdışına çıkışların” 12 Eylül’e kadar kaldırıldığı duyuruldu.
Bunlar din istismarcıları
İpek’in bu açıklamalarına CHP’den sert tepki geldi. CHP Parti Meclisi üyesi ilahiyatçı İhsan Özkes, Umre ziyaretinin dinde önemli bir yeri olduğunu, ancak Ramazan ayında bu ziyaretin daha önemli olduğunu belirterek şunları söyledi: “AKP, referandumda alacakları oyları ramazanda yapılacak umre sevabından üstün görüyor. Bu, Allah’ın dinine müdahaledir, din istismarcılarının asıl derdinin siyaset olduğunun açık bir belgesidir. AKP’lilerin istediği yönde oy vermenin sevabını, ramazanda umre yapmaktan daha sevap gibi göstermeye çalışmak, islama yapılabilecek en büyük zarardır.”
Meclis gündemine taşındı
Öte yandan, CHP Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek, TBMM Başkanlığı’na Başbakan Tayyip Erdoğan’ın yanıtlaması istemiyle konuyla ilgili bir soru önergesi verdi. Dibek önergesinde, Erdoğan’a “Oy için bir ibadetin yasaklanmasını doğru buluyor musunuz?” diye sordu. Dibek, Başbakan’a şu soruları yöneltti: “Bir ibadetin yasaklanması, din ve vicdan özgürlüğüne aykırı değil midir? Bu vatandaşlarımızın hür fikirlerine ipotek koymak anlamına gelmemekte midir? Bu yasak ile AKP, dini siyasetin vesayeti altına almaya çalışmıyor mu? Bu sene Başbakan’ın bu yasağından sonra camilerdeki hutbelerde umre konusu işlenmeyecek mi?”
Fak-Fuk-Fon’dan iktidara oy satın alındı
MHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Bal, referandum çalışması için Yunak İlçesi’ni ziyaret etti. Burada bir kahvehanede, Yunaklılarla biraraya gelen Bal, vali ve kaymakamları eleştirdi. 29 Mart 2009 yılında yapılan yerel seçimler öncesi Tunceli Valisi Mustafa Yaman’ın, kış ayında yolu olmayan, elektriği olmayan köylere devletin parası ile buzdolabı dağıttıp AKP’ye oy satın aldığını ve hakkında verilen hapis cezasının da para cezasına çevrildiğini ve Giresun’da aynı işleme devam ettiğini söyledi. Faruk Bal, vali ve kaymakamlarla ilgili iddiasında şöyle konuştu: “Yüzlerce kaymakam var, devletin Fak-Fuk-Fon’un dan AKP’ye oy satın alıyor. ’Fak-Fuk-Fon’ milletin parasıyla oluşturulmaktadır. Senin aldığın sigarın, suyun, ekmeğin parasıyla. Benim paramla kaymakam efendi, AKP’ye oy devşirmek, oy dilenmek için poşet hazırlıyor, paket hazırlıyor ve AKP’ye oy kazandırıyor. İşte AKP bunu devam ettirmek için bu Anayasa değişikliğini istiyor.” Haziran ayı sıcaklarında valilerin kömür dağıttığını belirten Faruk Bal, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kömür dağıtımıyla ilgili eleştiri olunca, Başbakan, ’Tabi kömür dağıtacağız, Valiler dağıtacaktır bu kömürü’ diyor. Bunu duyan Elazığ Valisi, yağdanlığın, yağcılığın ölçüsünü bırakıp, devletin kendisine bahşettiği valilik şerefini, valilik haysiyetini ayaklar altına alıp, kömür dağıtan kamyonun muavinliğine talip olup fotoğraflar çektirip basına dağıttırıyor. Tayip beni görsün de iyi yağcı Vali olduğumu anlasın, beni biraz daha yükseltsin diye düşünüyor. İşte böyle umre,referandum, evet,hayır,haysiyetsiz Valilerin, devlet kademesi içinde yürürlüğünün devam etmesi için Anayasa değişikliği isteniyor.”
Ya ülkücüsünüz ya değilsiniz
MHP Genel Başkan Yardımcısı DenizBölükbaşı, “Bazı insanlar ’biz eski ülkücüyüz referandumda evet oyu vereceğiz’ diyor. Ülkücünün eskisi olmaz. Ya ülkücüsünüzdür ya değilsiniz” dedi.
Bölükbaşı, MHP Eskişehir İl Başkanlığında Eskişehir Milletvekili Beytullah Asil, Afyonkarahisar Milletvekili Abdülkadir Akcan, Kütahya Milletvekili Alim Işık ve İl Başkanı Hayri Önder ile düzenlediği basın toplantısında, milletin referandumda vereceği kararın, aslında Anayasanın 26 maddesinin değiştirilmesi veya değiştirilmemesinin ötesinde ülkenin ve milletin geleceğini yakından ilgilendiren hayati bir karar olacağını söyledi.
“Kurtuluşun provası”
Bu anlamda referandumun Türkiye için bir kader seçimi olduğunu ifade eden Bölükbaşı, “Bu referandum, AKP iktidarından demokratik yollarla kurtuluş sürecinin çok önemli bir kilometre taşıdır. Referandumdan çıkacak sonuç Türkiye’nin AKP’den kurtuluş sürecini de hızlandıracak. Türkiye’yi 7-8 yıl boyunca yangın yerine çeviren ilkesiz ve inançsız kadrolardan da sandık başında tecelli edecek milli irade yoluyla kurtulmak mümkün olabilecektir”
” Anayasa referandumu sadece teknik bir referandum değil, Türkiye’nin 8 yıl sonra Recep Tayyip Erdoğan ve AKP kabusundan kurtuluşunun da bir provası olacaktır. Sayın Başbakan siyasi hayatının son kumarını oynamaktadır. Son ümidini de son bir kez milli irade dolandırıcılığı yapmaya bağlamıştır. Türkiye, siyasi tükenişinin son günlerini yaşayan bir Başbakanın dramına şahit olmaktadır” dedi.
“Başbakan Erdoğan’ın milliyetçi hareketin şerefli mücadele tarihine, hatıralarına ve şehitlerine sığınma ihtiyacı duymasının, Türk siyasi hayatında bugüne kadar görülmemiş, eşi benzeri olmayan bir riyakarlık” olduğunu ifade eden Bölükbaşı, şunları söyledi:
“Üç tip ülkücü vardır”
“Son dönemde AKP’nin organizasyonuyla ’eski ülkücüler’ olgusu yaşanmaktadır. Bazı insanlar ’biz eski ülkücüyüz referandumda evet oyu vereceğiz’ diyor. Ülkücünün eskisi olmaz. Ya ülkücüsünüzdür ya değilsiniz. Yolları bizlerle yıllar önce ayrılmış insanların hala siyasi referans olarak kendilerini tanıtırken ülkücü sıfatını kullanmaları sosyolojik bir araştırmayı gerektiren bir garabettir.
Üç tip ülkücü vardır. Bir ülkücü vardır, ikincisi ülkücü geçinenler vardır, üçüncüsü de ülkücülerin sırtından geçinenler vardır. Başbakan ülkücülerin sırtından geçinenlerin kervanına dahil olmuştur. MHP, şerefli mücadele tarihinin, anılarının, acılarının ve ebediyen içimizde yaşayacak aziz şehitlerimizin Başbakan ve arkadaşlarının ağzına alınarak kirletilmesine izin vermeyecektir. Ülkücü camia 12 Eylül’de Başbakan ile hesaplaşmak için sandık başında beklemektedir.”
Yol haritası hazırlıkları…
ANAYASA değişikliği referandumuna “Hayır” kampanyası başlatan MHP, yol haritasını 13 Temmuz’da açıklayacak. Çalışmaların bittiğini açıklayan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Başbakan Erdoğan ve AKP’nin gerçek niyetlerini aziz milletimize tüm yönleriyle anlatacağız” dedi. MHP, “Anayasa Referandumu’nda hayır kampanyası”nın yol haritasını 13 Temmuz’da açıklayacak. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli yaptığı yazılı açıklamada, MHP’nin 12 Eylül’de yapılacak Anayasa değişikliği referandum sürecinde izleyeceği stratejiyi ve başlatacağı “hayır kampanyasının” esaslarını belirleme çalışmalarını tamamladığını belirterek, “Bu kampanyada Başbakan Erdoğan ve AKP’nin Anayasa değişikliği konusundaki gerçek niyetleri ve hesapları aziz milletimize bütün yönleriyle anlatılacaktır” dedi.
Bu kapsamda önümüzdeki dönemde Türkiye’yi bekleyen “tehlike ve tuzaklar” hakkında ülke çapında geniş bir bilgilendirme faaliyeti yürütüleceğini kaydeden Bahçeli, ’referandumda hayır kampanyasının’ ilke, esas ve ana unsurlarının Milletvekilleri, Merkez Yönetim ve Merkez Disiplin Kurulu Üyeleri, İl Başkanları ve Belediye Başkanları’nın katılımıyla 13 Temmuz Saat 11.00’da Anadolu Kültür Merkezi’nde yapılacak toplantıda açıklanacağını duyurdu. Bahçeli, “Bunu takiben Milliyetçi Hareket Partisi’nin milletvekilleri ve yönetim kadroları referandum gününe kadar Türkiye’yi adım adım gezerek topyekun bir aydınlatma seferberliği başlatacaktır” dedi.
