Tag Archives: kemal kılıçdaroğlu
Kılıçdaroğlu’na soruşturma…
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında adil yargılamayı etkilemeyi teşebbüs iddiasıyla soruşturma başlatıldı.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında “Kurum halinde çalışan kamu görevlisine hakaret”, “Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” iddiasıyla fezleke hazırlandı.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’nca resen hazırlanan 4 sayfalık fezlekenin, Kılıçdaroğlu’nın 9 Kasım 2011 tarihinde Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan CHP milletvekilleri Mehmet Haberal ve Mustafa Balbay’ı ziyaretinden sonra yaptığı açıklamalardan dolayı hazırlandığı öğrenildi. CHP lider Kılıçdaroğlu’nun milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması için hazırlanan fezleke TBMM’ye gönderilmek üzere Adalet Bakanlığı’na gönderildi.
Kılıçdaroğlu 9 Kasım 2011 tarihinde cezaevi önünde yaptığı açıklamada, “Bunların kaçma imkanları yok. Zaten kaçamazlar. Ülkelerini seviyorlar. Bunlar ’Biz yargılanmayalım’ demiyorlar. Zaten yargılanıyorlar. Bunlar parlamentoya gelip, yeminlerini ederek Anayasa’nın 90. Maddesi’nde öngörülen Anayasa’nın diğer maddelerinde öngörülen kurallar içinde görevlerini yapmak istiyorlar. Ama bu görevler maalesef bazı yargıçlar tarafından engelleniyor. Onlara yargıç demeyi içime sindiremiyorum. Çünkü yargıç vicadanıyla hareket eden kişi demektir. Toplumun beklentilerini duygularını bilen ve saygı duyan demektir. Vicdan herşeyin üstündedir. Vicdanıyla hareket etmeyen bir yargıç, yargıç olabilir mi? Anayasa’nın 90. Maddesi var. Türkiye Cumhutiyeti’nin imzaladığı uluslararası sözleşmeler var. Bunları görmemezlikten gelip, ’Ben bildiğimi okurum. Benim bildiğim ve benim söylediğim doğrudur’ mantığıyla yola çıkarsanız, adalet dağıtamazsınız. 21. yüzyılın Türkiye’sinde bir toplama kampının bahçesindeyiz. Bu toplama kampında birden fazla üniversite kuracak birden fazla üniversitede ders verecek kapasitede insanlar var. Burada gazeteciler var, bilim insanları var, kitap yazarları var. Bunların tek bir ortak paydası var. İktidara muhalkif olmak. İktidara muhalif olmanın bedeli, 21. yüzyılın Türkiye’sinde Silivri’de toplama kampında olmaktır. Bu bir demokrasi ayıbıdır. Bu demokrasi ayıbını ortadan kaldırmamız lazım. Türkiye’ye yakışmıyor” diye konuşmuştu.
Kılıçdaroğlu’nun bedelli askerlik durumu…

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Bedelli Askerlik Yasasının Anayasa Mahkemesine götürülmesi konusunda bir karar vermiş değiliz. O konuyu hukukçu arkadaşlarımız inceliyorlar. Anayasaya aykırılık görülürse tabii ki Anayasa Mahkemesine götüreceğiz” dedi. CHP Lideri, oğlu Kerem Kılıçdaroğlu’nun bedelli askerlikten yararlanmayacağını söyleyerek ‘Onun askere gitmesini istiyorum’ dedi.
CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Bude Ekin Sanat Galerisi’nde 15 ressam ve 1 heykeltraşın eserlerinden oluşan karma sergiyi gezdi. Sergiyi gezdikten sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, CHP Milletvekili Rıza Türmen’in bedelli askerlik yasasını Anayasa Mahkemesine götürebilecekleri yönünde açıklamaları olduğunu hatırlatmaları üzerine, “Daha o konuda bir karar vermiş değiliz. Rıza Bey açıkladı. O konuyu hukukçu arkadaşlarımız inceliyorlar. Anayasaya aykırılık görülürse tabii ki Anayasa Mahkemesine götüreceğiz doğal olarak” dedi.
OĞLUMUN ASKERLİK YAPMASINI İSTİYORUM
CHP lideri, bir gazetecinin ‘Oğlunuzun 1982 doğumlu olduğunu biliyoruz. Bedelli askerlikten yararlanacak mı?’ sorusuna ilişkin “Hayır yararlanmayacak. Onun askere gitmesini istiyorum” dedi. Kılıçdaroğlu, bu düşüncesini oğluyla konuştuğunu da ifade etti.
Kılıçdaroğlu , Facebook ve 500.000 kişi
Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Facebook’taki hayranlarını selamladı.
Facebook paylaşım sitesinde “Kemal Kılıçdaroğlu Hayranları” olarak bir araya gelen Ankara, İstanbul, Antalya, İzmir ve Bursa’daki yaklaşık 500 bin kişi, sanal alemdeki dayanışmasını tanışma toplantısı ile güncel yaşama aktarırken, Genel Başkan Kılıçdaroğlu bu organizasyonun temsilcisi ve koordinatörü konumunda bulunan Antalya’dan Aygün Acar, İstanbul’dan Damla Toprak, Ankara Anıttepe Mahallesi Muhtarı Ufuk Kablan ve Antalya’dan Dilara Yılmaz Gümüştaş’a bir mesaj göndererek selamladı.
“Merhaba Yol Arkadaşlarım. İktidar Yürüyüşümüzün isimsiz ama gerçek kahramanları” diye başlayan ve “Yolumuz açık. Son durağımız iktidar olsun” diye biten Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun Facebook’taki hayranlarına mesajı şöyle;
“SEVGİLİ YOL ARKADAŞLARIM.
İKTİDAR YÜRÜYÜŞÜMÜZÜN İSİMSİZ
AMA GERÇEK KAHRAMANLARI….
FACEBOOK PAYLAŞIM SİTESİNDE,
İKTİDAR YÜRÜYÜŞÜMÜZÜN HEYACANINI DUYARAK, SORUMLULUĞUNU PAYLAŞARAK GÜCÜMÜZE GÜÇ KATAN YÜZBİNLER ADINA BİZLERE MESAJLARINI, SEVGİLERİNİ, DESTEKLERİNİ İLETEN ANTALYA’DAN SEVGİLİ AYGÜN VE DİLARA’YA İSTANBUL’DAN SEVGİLİ DAMLA’YA VE ANKARA ANITTEPE’DEN SAYGIDEĞER MUHTAR UFUK KABLAN’A TEŞEKKÜRLERİMİ SUNUYORUM.
HEMEN BELİRTMEK İSTİYORUM Kİ,
CHP GİBİ CUMHURİYETİ KURAN ATATÜRK’ÜN PARTİSİ’NE GENEL BAŞKAN OLURKEN SİZLERE GÜVENİYORDUM.
BİLİYOR VE İNANIYORDUM Kİ,
BENİM GİBİ ÖNCE İNSAN DİYEN,
ÖNCE AHLAK DİYEN,
ÖNCE AŞ VE İŞ DİYEN
AMA TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİ DE KARARLILIKLA KORUMAYA NİYETLİ OLAN SİZLER DE, NEREDE OLURSANIZ OLUN CHP’NİN İKTİDAR YÜRÜYÜŞÜNE KATILACAKTINIZ.
YANILMADIM,
KURULTAYIMIZDAN SONRA ADIM ADIM KARIŞ KARIŞ GEZMEYE BAŞLADIĞIMIZ,
EMEĞİN BAŞKENTİ ZONGULDAK’TA,
ÇORUM’DA,
TEKİRDAĞ’DA, EDİRNE’DE, ÇANAKKALE’DE VE CUMARTESİ GÜNÜ TOKAT’TA, PAZAR GÜNÜ AMASYA’DA SİZLER GİBİ ONBİNLER, YÜZBİNLER, “BİZ BURADAYIZ, CHP’NİN İKTİDAR YÜRÜYÜŞÜNDE EL ELE, OMUZ OMUZAYIZ” DİYE SES VERDİLER BİZE.
SADECE SES VERMEKLE DE KALMADILAR,
“BİZE AL ANANI GİT” DİYENE İNAT,
ANAMIZI DA,
BABAMIZI DA,
ÇOLUK ÇOCUĞUMUZU DA,
AKRABALARIMIZI DA, KOMŞULARIMIZI DA,
HATTA SEVGİLİMİZİ DE ALIP SANDIĞA GİDECEĞİZ.
CHP’Yİ BİRİNCİ PARTİ YAPARAK ANAMIZI AĞLATAN AKP’DEN HESAP SORACAĞIZ” DEDİLER.
CHP İKTİDARI NE DEMEKTİR BİLİYOR MUSUNUZ
SEVGİLİ YOL ARKADAŞLARIM?
-HARAMİLER İKTİDARINI BİRLİKTE YIKACAĞIZ DEMEKTİR.
-HAKSIZLIKLARIN YOLSUZLUKLARIN, HUKUKSUZLUKLARIN HESABINI SORACAĞIZ DEMEKTİR.
-CHP İKTİDARINDA GECE YATAĞINA AÇ GİREN ÇOCUK KALMAYACAK DEMEKTİR.
-EMEKLİLERİN EMEKLİ MAAŞLARIYLA İŞSİZ ÇOCUKLARINA HARÇLIK VERME DÖNEMİNİN DE KAPANMASI DEMEKTİR.
-BAŞTA ÜNİVERSİTE MEZUNU KARDEŞLERİM OLMAK ÜZERE, MİLYONLARCA İŞSİZİN YENİDEN HAYAT BULMASI DEMEKTİR.
-BİR KİLO MAKARNA, BİR ÇUVAL KÖMÜRE MUHTAÇ EDİLEREK, YARDIM ADI ALTINDA ONURLARIYLA OYNANAN KADINLARIMIZIN, İNSANLARIMIZIN AİLE SİGORTASI KAPSAMINA ALINARAK İNSANCA DESTEKLENMESİ DEMEKTİR.
MAYINDAN TEMİZLENECEK TOPRAKLARIN YABANCILARA SATILMASI DEĞİL, TOPRAKSIZ KÖYLÜYE DAĞITILMASI DEMEKTİR.
ÖZELLEŞTİRMELER YOLUYLA PEŞKEŞE HAYIR DEMEKTİR,
KADROLAŞMA YOLUYLA DEVLETİN ÖNCE KUŞATILMASINA,
SONRA DA ELE GEÇİRİLMESİNE KARŞI ÇIKMAK DEMEKTİR.
BU CUMHURİYETE, CUMHURİYETİN KAZANIMLARINA VE TÜRKİYE’YE SAHİP ÇIKMAKTIR.
SİZLER FACEBOOK’TA, KEMAL KILÇDAROĞLU HAYRAN SAYFASINDA, SANAL DÜNYANIN HAYRANLIĞINI DEĞİL, TÜRKİYE’YE, CHP’YE SAHİP ÇIKMANIN GERÇEKLİĞİNİ,
İKTİDARA YÜRÜMENİN HEYECAN VE SORUMLULUĞUNU YANSITIYORSUNUZ,
O NEDENLE BİR ARAYA GELİYORSUNUZ.
BİLİNİZ Kİ, SİZLERİN BİR ARAYA GELDİĞİ 13 HAZİRAN PAZAR GÜNÜ BEN DE, GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN TAM 5 KEZ GİTTİĞİ AMASYA’DA HALKLA KUCAKLAŞARAK,
ONLARA CAMDAN DEĞİL, CANDAN SESLENEREK,
SİZLERDEN ALDIĞIM GÜÇLE İKTİDAR YÜRÜYÜŞÜMÜZÜ SÜRDÜRECEĞİM.
HEPİNİZİ SEVGİYLE SAYGIYLA SELAMLIYORUM,…
YOLUMUZ AÇIK, SON DURAĞIMIZ İKTİDAR OLSUN…”
Adam gibi duracaksın…
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Tayyip Erdoğan’ı İsrail’in Gazze’ye yardım götüren gemilere saldırısını seçimde oya tahvil etmeye çalışmakla suçladı.
Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında başta İsrail olmak üzere güncel gelişmelerle ilgili Erdoğan’a yeni suçlamalarda bulunarak şu mesajları verdi:
Yanlış tercümenin arkasına sığınıyorlar
• Sayın Başbakan ısrarla BM Güvenlik Konseyi’nin İsrail’i kınayan karar aldığını söylüyor. Bu doğru değil. Bir başbakana doğruları söylemek yakışır. Orijinal metinde BM, ‘çok sayıda kişinin yaralanmasına yol açan eylemleri kınıyor’ demiştir. Dışişleri tercüme ederken ‘eylemleri’ kaldırıyor, ‘eylemi’ koyuyor.
Mütevazı bir soru soralım. Filistin’in bütün itirazlarına rağmen İsrail’in OECD üyeliğine Türkiye neden izin vermiştir? Yani kameraların önünde ‘One minute’, kapalı kapıların ardında “Yes please. AKP’nin bu ikiyüzlü politikalarını her yerde anlatmalıyız. Adam gibi duracaksın, söylediğinin arkasında duracaksın. Bizim bildiğimiz yiğitlik böyle olur. Baktı ki işler sarpa sarıyor, çarşafa dolanıyor. Dışişleri Bakanlığı diplomatlarını dile doladı. ‘Monşerlerle iş yürümüyor’ diyor. Sayın Başbakan haklılığını kanıtlamak istiyorsa İsrail hükümetiyle yapılan yazışmaları kamuoyuna açıklar. Eğer açıklanmazsa AKP hükümeti 9 yurttaşımızın ölmesinde rol üstlenen parti konumuna gelecektir.
Gariban vatandaşları gönderiyorsun
• Peki, Recep Bey, gözünü seveyim, sen gariban Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını gemiye bindiriyorsun, ölüme gönderiyorsun. Kendi milletvekillerine gelince ‘Sen dur’ diyorsun, ‘orada ölüm var, sen bize lazımsın, burada bekle…’ Bu çifte standardı hangi insani kurala bağlıyorsun? Furkan’ı bindireceksin gemiye, başına 4 kurşun yiyecek, burada ağlayacaksın..
Araştırma önergesi vereceğiz
• Samsun-Ceyhan hattı Başbakan’a yakın olan bir firmaya ihalesiz verildi. Biliyorsunuz bunun ucu İsrail’e kadar uzanıyor. Şimdi merak ediyoruz; bu projeyi AKP iptal edecek mi, etmeyecek mi?
İsrail’in Gazze’ye yardım götüren gemilere saldırısı ve sonrasındaki gelişmelere ilişkin araştırma önergesi vereceğiz.
Mazotta ÖTV kalkacak
• Mazotta ÖTV’yi kaldıracağız. Lüks yatlara veriyorsunuz ÖTV’siz, çiftçiye veriyorsunuz ÖTV’li. Çiftçinin günahı nedir.
Yedirmezler sana
• Sayın Başbakan “Kudüs’ün kaderi Ankara’dan farklı değildir” diyor. Acaba Bağdat yanarken kendisi neredeydi. Orada çocuklar öldürülürken, Müslüman kadınlara tecavüz edilirken neredeydin? Sen 1 Mart tezkeresini geçirmek için çalışmıyor muydun? Seçim yaklaştı aldı bir telaş. Gazze’deki Müslümanları oya tahvil etmeye çalışıyor. Yedirmezler sayın Başbakan, sana yedirmezler.
Hz. Ömer örneği
• Ne dedik ‘çalmayacaksın’ dedik. Recep Bey neden alınıyor? Hz. Ömer devletin işini yaparken devletin mumunu, kendi işini yaparken kendi mumunu yakarmış. Biz devlet uçağıyla eşlerimizi Katar’daki düğüne göndermeyiz. Bizim inancımızın gereğidir bu.
Öte yandan grup toplantısında bağımsız milletvekilleri Hüseyin Pazarcı ve Harun Öztürk CHP’ye katıldı. Son katılımla CHP’nin milletvekili sayısı 101’e çıktı.
Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından kısa bölümler…
Kılıçdaroğlu, Kurultay konuşmasında selefi Baykal’ın aksine ‘laiklik’ konusuna hiç girmedi. Başbakan’a ‘Recep bey’ diye hitap eden Gandi hükümeti işsizlik-yoksulluk-yolsuzluk üzerinden topa tuttu *İktidara geldiklerine özel yetkili mahkemeleri kaldıracaklarını söyleyen Kılıçdaroğlu, seçim barajını düşüreceklerini, yeni bir anayasa hazırlayacaklarını ve aile sigortası getireceklerini söyledi
İSTANBUL – CHP Genel Başkanlığı’na seçilen Kemal Kılıçdaroğlu, Kurultay’daki konuşmasında AKP hükümetini topa tuttu. Selefi Deniz Baykal’ın aksine, laiklik, üniter yapı ve rejim konularına neredeyse hiç girmeyen Kılıçdaroğlu, işsizlik, yoksulluk, yolsuzluk sorunlarını temel aldığı konuşmasında ‘Recep bey’ diye hitap ettiği Başbakan Tayyip Erdoğan’a sorular yöneltti. Kendisinin genel başkan seçildiği Kurultay’la CHP’nin iktidar koşusu başlattığını söyleyen Kılıçdaroğlu, hükümet olduklarında özel yetkili ağır ceza mahkemelerini kaldıracaklarını, yüzde 10’luk seçim barajını düşüreceklerini ve yeni bir anayasa hazırlayacaklarını söyledi.
KASET SKANDALI VE ZONGULDAK: İki olay yüreğimizi burktu. Sayın Baykal’a yapılan komplonun failleri henüz çıkmış değil. O failleri bulmak, boynumuzun borcudur. Hükümete düşen görev, bu komplonun bir parçası değilse, failleri çıkarmak zorundadır. İkinci olayımız Zonguldak’ta yaşanan dramdır. Zonguldak’ta 30 canımızı, emekçilerimizi kaybettik. Recep bey diyor ki, ‘Bu yörenin insanları bu tür olaylara alışık. Ölüm bu mesleğin kaderinde var’ diyor. Dünyanın her tarafında maden çıkarılır, bizim kadar yaşamını yitiren emekçiler var mı? Yaşamlarını kaybedenlerin tamamı taşeron işçisi. CHP iktidarında taşeronluğu gömeceğiz.
KASIMPAŞALI DEDİKODU YAPMAZ: Sayın Başbakan herhalde ülkeyi yönetmekte biraz zorlandı CHP’nin içişleriyle uğraşmaya başladı. Benim bildiğim hiçbir Kasımpaşalı dedikodu ile uğraşmaz. Kasımpaşalılar belaltı vurmazlar. Kasımpaşalı unvanını ondan geri almak da Kasımpaşalıların görevidir.
ÖZEL YETKİLİ MAHKEMELER: Bunlar demokrasi dediler, demokrasiyi katlettiler. Hukuk dediler, aydınları toplayıp tutukluğu, infaza dönüştürdüler. DGM’leri kaldırdılar, özel güvenlik güçleri, özel mahkemelerle aynı sonucu elde etmek için çaba harcadılar. Size söz. Özel yetkili mahkemelere de son vermek bizim görevimiz olacaktır.
CHP DEVRİMCİDİR: Uzun yürüyüşümüzü başlatıyoruz. Yürüyüş değil artık iktidara koşuyoruz. Mustafa Kemal ve arkadaşları bu ülkeyi kurarken ‘önce halk’ dediler. İlk sözümüz halk, son sözümüz de halk olacaktır. Biz Türkiye’nin içinde bulunduğu çıkmazdan Türkiye’yi çekip kurtarmaya mecburuz. Bunu ancak ve ancak CHP yapabilir. Neden CHP yapabilir? Çünkü CHP değişimcidir ve devrimcidir. Değişimi ve devrimi sonuna kadar götüreceğiz.
DÜŞMANIMIZ KİNDİR: ‘Düşmanımız kindir’ diyen bir felsefeyi sonuna kadar götüreceğiz. Bir ozanımız diyor ki, “Yok edin insanın, insana kulluğunu”. Yok edeceğiz. Kardeşçe yaşayacağız bu coğrafyada. Barış türküleri söyleyeceğiz. Bu ülkeyi kuran lider şunu söylüyor: “Çalışmadan, yorulmadan ve üretmeden rahat yaşamanın yollarını aramayı alışkanlık haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini, daha sonra da istikballerini kaybetmeye mahkûmdurlar” diyor. AKP’nin izlediği ekonomi politikasına bakın. Üretmeyin diyorlar.Yeniden üreten bir Türkiye’yi kuracağız.
ORGANİZE MESLEK LİSELERİ: Sanayici artık bu ülkenin kamu görevlisidir. Bütün bürokratik engelleri kaldıracağız. Her organize sanayi bölgesinde ara eleman sıkıntısını gidermek için yatılı meslek liseleri kuracağız. Kimseye yük olmayacak o çocuklar. Gelecekler, okuyacaklar. O bölgede stajını yapacak, mezun olduğunda da işi hazır olacak.
RECEP BEYİN MUCİZESİ: Sorun Türkiye’nin en büyük sorunu nedir diye? İşsizlik. Sayın Başbakan Recep beyin çok güzel bir buluşu var. Diyor ki, her işveren bir işçi çalıştırsa işsizlik sorunu çözülür. Bu mucize hayata geçti mi? Geçmedi. Çünkü Recep bey ekonomi bilmiyor, Recep bey piyasa nedir bilmiyor. Bir şey daha söylüyor. ‘Her üniversiteyi bitiren iş bulacak diye bir kural yok.’ Gözünü seveyim Recep bey, bu kural senin için geçerli olabilir ama fakir fukaranın çocuğu için nasıl geçerli olacak.
GÜNEYDOĞU’YA FAİZSİZ KREDİ: 30 milyon yurttaşımızı yitirdik. Ama bugüne kadar izlediğimiz politikalarla adeta teröre terörle destek verdik. İşsizlik yarattık, yoksulluk yarattık, hayvancılığı öldürdük, Doğu ve Güneydoğu’da adeta ‘teröre gidebilirsiniz’ diye gençlere yol gösterdik. Bu anlayışı ters yüz edeceğiz. Özelleştirmeleri o bölgede yapmayacağız. Özel sektör o bölgede gidip fabrika kuracaksa, sıfır faizli banka kredisini devlet verecek.
İŞSİZLİK SİGORTASI: Mayınlı araziyi topraksız köylüye dağıtacağız. GAP ile ilgili işçilerin sırtından, işsizlik sigortası fonundaki paranın bir kısmını alıp, ‘Efendim GAP’a yatırım yapacağız’ diye özel bir yasa çıkardılar. Recep bey, işsizlik fonundan aldığın paranın ne kadarını GAP’a harcadın? Soralım Recep bey de açıklasın bakalım.
ETNİK KİMLİĞE SAYGI: Siyasetin odağına etnik kimliği ve inançları koyan siyaset toplumda ayrışmayı dinamitleyen siyasettir. Hiç kimsenin kendi baba ve annesini seçme özgürlüğü yoktur, böyle bir ortamda hangi gerekçeyle siz etnik kimliği siyasetin odağına koyarsınız. Her etnik kimliğe saygımız var, her etnik kökenden yurttaşımızın başımızın üzerinde yeri var, her inanca da saygılıyız. Doğu ve güneydoğu da ayrışma politakalarını ters yüz edeceğiz.
EVDEKİ KADININ DRAMI: Hangi evde bir kadın, işsiz kocası akşam eve gelirken yaşadığı dramı nasıl anlatabilir. O dramı terz yüz edeceğiz. Onların da çocuklarını beslemeye hakkı vardır.
AKP’Yİ MALULEN EMEKLİ EDİN: Emekliler ilk seçimde AKP’yi malulen emekli etmek zorundadılar. Emekliyi bu ülkenin ikinci sınıf vatandaşı yaptılar. Ona yıllardır bekliyorlar, intibak yasası ne zaman çıkacak diye… Yine aldattılar. CHP iktidarında intibak yasasını mutlaka çıkaracağız.
ESNAF SOSYAL DEMOKRATTIR: İki milyon esnaf can çekişiyor. Esnaf özü itibarıyla sosyal demokrattır. Devletten hiçbir şey beklemez, bir de devlete vergi verir. Siz ne yapıyorsunuz, esnafı bitiriyorsunuz. Recep bey, bir mucize daha söyledi. ‘Efendim bu küçük bakkaların tamamı birleşsin, süpermarket kursun.’ Ben diyorum Recep bey ekonomi bilmiyor diye, siz inanmıyorsunuz.
YOKSULLUĞU TEŞHİR: Diyarbakır’ın Bağlar semtinde bir kamyonun üzerinden kadınlara ekmek dağıtılıyor. Kadınlar bir ekmeği almak için çamurlarda debeleniyorlar. Bizim inancımıza göre sağ elin verdiğini sol el görmeyecek, öyle değil mi? Peki şimdi Recep beye sormayacak mıyız, senin yaptığında inanç var mı, insaf varmı, insan onuru var mı?
HALKIN DEVRİMCİSİ: Halkın devrimcisi olacağız. Bunlar yurttaşlık kavramını ortadan kaldırıp, kul mantığını getiriyorlar. Sosyal devleti kaldırıp, sadaka devleti getiriyorlar. Diyeceksiniz ki peki siz ne yapacaksınız? İşçiye söylüyorum, emekliye söylüyorum, işsize söylüyorum, atanamayan öğretmenlere söylüyorum. Ahmet Arif’in dediği gibi bunlar, aşımıza ekmeğimize göz koyanlardır, bunları tanı tanı da büyü diloş bebe…
AİLE SİGORTASI: Yoksulluğu çözme yolu aile sigortasıdır. Her ailenin sirgortası olacak. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün kabul ettiği 102 sayılı sözleşmenin 9. sayılı sigorta dalını Türkiye’de uygulayacağız. Recep bey bunu da duysun. Aile sigortasını getireceğiz. Kadının banka hesabına parayı yatıracağız.
SEÇİM BARAJI: Recep bey, çok sık ‘milli irade’ der. Bunlar son seçimde kaç aldılar, yüzde 47. Şimdi yüzde 47 oy alıyor, Meclis’te yüzde 60’ı temsil ediyor. Yüzde 13 milli irade gaspı var. Siyasi Partiler Yasası’na, getirmişsin yüzde 10 barajı. Söz veriyoruz, yüzde 10 barajını aşağı çekeceğiz. Böylece Recep beyin gerçek milli iradesini de görmüş olacağız.
FAŞİZME GEÇİT YOK: Korku imparatorluğu yaratıyorlar, şimdi yaptıkları son Anayasa değişikliğiyle de kendi korku imparatorluklarının hukuksal temellerini hazırlamak istiyorlar. Buna meydan veremeyeceğiz. Bu ülkede işverenler, medya, sendikalar, hepsi korkudan konuşamıyor. Bu demokrasi mi faşist yönetim mi? Faşizme geçit yok, izin vermeyeceğiz.
KİMSE ELEŞTİREMİYOR: Kimse korkudan Recep beyi eleştiremiyor. Recep bey elini kaldırıyor herkes ölüyor, Recep bey oturuyor herkes ölüyor, Recep bey konuşuyor ağzından bal damlıyor, nasıl bir düzendir bu. Bu korku imparatorluğunu sonlandırmak bize nasip olacak. AKP iktidarından önce yandaş medya diye bir kavram yoktu. CHP iktidarında besleme medya bitecektir artık. TRT’nin yeni adı Tayyip Radyo Televizyon Kurumu… Buna da isyan ediyoruz. Benim vergimle bana haber vermiyorsun. Bunları yeniden inşa etmek inşallah bize nasip olacak.
BAŞÖRTÜLÜNÜN SORUNU: İstanbul’un merdiven altı atölyelerinde binlerce başörtülü genç kız üretim yapar, siz hiç Recep beyin bu genç kızlarımız kayıt dışı çalışıyorlar, bunları sigortalı yapalım, dediğini duydunuz mu? İşte o başörtüsünü bunlar sömürüyorlar. Biz merdiven altı atölyelere gideceğiz. Diyeceğiz ki, ‘biz seni sigortalı yapacağız, ben seni sendikalı yapacağım. Gelecek güvencesi senin ellerinde olacak.’ Hiç kimseyi ötekileştirme lüksümüz yok.
YENİ ANAYASA SÖZÜ: Anayasa değişikliğin temel hedefi yargıyı ele geçirmek. Yargıyı ele geçirmek, yandaş medyadan sonra yandaş yargı yaratmak için bunu yapıyorlar. CHP iktidarında söz veriyoruz; kesinlikle, ama kesinlikle, çağdaş, Batı standartlarına uygun, bizim insanımızın kültürünü özümseyen bir anayasayı yapacağız. Atatürk’ün vasiyeti 12 Eylül’de çiğnendi. O vasiyetin de gereğini yapacağız.
ANAYASA MAHKEMESİ: ‘Ana muhalefet partisi Anayasa Mahkemesine gidiyor’, diyor Recep bey. Ben diyorum Recep bey ekonomi bilmiyor, bunun üzerine hukuk da bilmiyor. Milletvekili seçildik, bu Anayasa’ya sadakat dolayasıyla namusumuz ve şerefimiz üzerine söz verdik. Recep bey de aynı yemini içti. Sen Anayasa’nın ilgili maddelerine aykırı düzenleme yaparsan, biz de bunu görüp, bilip sesimizi çıkarmazsak, ettiğimiz yemini çiğnemez miyiz? Bizim namusumuz ve şerefimiz bu kadar ucuz mu? Hukuku katlediyorsun, diyorsun ki, ‘sesini çıkarma’ Olmaz. Recep beyin fobileri burdan kaynaklanıyor. Korumak istediği yalan düzenine karşı mücadele ettiğimiz için korkuyor Recep bey. Korkmaya da devam etsin. Çünkü CHP iktidarı geliyor artık.
SİYASİ AHLAK YASASI: CHP iktidarında ilk yapılacak işlerden birisi siyasi ahlak yasasını çıkartmaktır. Parlamento’da vurguncunun, talancının, ihaleye fesat karıştıranın, dolandırıcının, kalpazanın yeri yoktur. Bu yasayı çıkaracağız ki, artık ülkede naylon faturacıdan Maliye Bakanı, Ali Dibocu’dan Adalet Bakanı, kalpazandan da başbakan olmasın.
KESİN HESAP KOMİSYONU: Bütçe parlamentoda ve komisyonda konuşulur ve biter. Bir kanun daha var: Kesin Hesap Kanunu.Söz, Plan Bütçe Komisyonu dışında, bir de Kesin Hesap Komisyonu kuracağız. Başkanı da ana muhalefet partisinden olacak. Bizi sorgulayacak, biz de hesap vereceğiz.
HER ŞEY YOLUNDA AMA MAĞDUR: Bir mağdur edebiyatıdır gidiyor. 7 yıldızlı otellerde tatil yaparsın, adam mağdur. 5 yıldızlı otellerde, saraylarda düğün yaparsın, adamcağız mağdur. Çin Seddi gibi, çift duvarlı 5 villayı alırsın, adamcağız mağdur. 4 çekerli ciplere binersin, keyfin yerinde, gıcır, para pul derdin yok, adamcağız mağdur. İşsizlik var, yolsuzluk var, yatağa aç giren çocuklar var, beyfendiye bir uçak yetmiyor, Recep bey ikinci uçağı alıyor, gene mağdur. Çocuğunu Amerika’da okutursun, masrafını da bir işverene yüklersin, Recep bey mağdur. Katar Emiri’nin düğününe gidersin, üstelik Başbakanlık uçağını da kullanırsın ama beyfendiler mağdur. Bu doğru eğri oldu, eğri de doğru oldu AKP iktidarında. Bunu değiştireceğiz.
İHANET SUÇLAMASI: Kıbrıs halkı ne yaptı? AKP’nin getirdiği iktidarı sandığa gömdü. Şimdi sıra bizim halkımızda. Duygusallıkla dış politika gitmez. Dubaide anlaşma imzalayacaksın 1 milyar dolara Türkiye’nin onurunu masaya yatıracaksın. Buna dış potika denmez. Bunun hukuktaki adı vatana ihanettir.
AB SÜRECİ DEVAM: AB çok önemli. Ama bize uygulanan çifte standartı kesinlikle kabul etmiyoruz. Ya adam gibi oturur müzakere yaparsınız, tarih verirsiniz. Ya da ‘Kusura bakmayın. Biz size mahkûm değiliz’ deriz. Elbette ki, AB’nin standartlarını yakalamak isteriz. Ama artık Türkiye’yi ikinci sınıf ülke yerine koymaktan kendilerini alıkoysunlar.
PARTİ İÇİ DEMOKRASİ: CHP demokrasiyi, çok partili rejimi getirmiş bir partidir. Bu ülkeye demokrasiyi getirdik, parti içi demokrasiyi de getireceğiz. Gençliği olmayan bir partinin, geleceği yoktur. Kadın kollarımız da öyle. Daha demokratik bir yapı olacak. Parti içi demokrasi ile. Tüzüğü de değiştirerek bunu yapacağız.
BÖLÜNME LÜKSÜ KALMADI: (Türkiye) Raydan çıkmış bir tren, nereye çarpacağı belli olmadan gidiyor. Artık bölünme lüksümüz yok. Bu ülkenin aydınları, yurtseverleri, sanatçıları, sosyal demokratları, solcuları, işçisi, çiftçisi, memuru, halkı, temiz toplumdan, düzgün toplumdan yana olmak zorundadır. Artık bir yürüyüş başlattık. Temiz Türkiye yürüyüşü. Buna inanan bütün yurtseverleri, bütün vatanseverleri, bütün yurttaşlarını inancı ne olursa olsun, etnik kimliği ne olursa olsun artık soyulmaktan bıktıysa CHP altına gelsin.
‘Y’yi YEMEK SANDILAR: Bunlar ne diyorlardı. Üç Y’le mücadele edeceğiz diyorlardı. Bunlar Y’yi, yemek olarak algıladılar. Üç kez yemeye başladılar. Talan, vurgun düzeni yarattılar. Bunun hesabını sormak hepimizin boynunun borcudur. Yatağa her akşam aç giren çocuğun acısı; ürettiği malı 5 kuruşa maledip, 3 kuruşa satan çiftçinin acısı bizim acımızdır. ben yok, biz varız. Biz zengin olmayacağız, yakınlarımız zengin olmayacak. İktidar koşusunu yapacağız. İktidar koşusuna hazır mısınız. Siz hazırsanız, söz veriyorum, ben de hazırım. Doğuda, batıda, kuzeyde, güneyde aynı sloganla yola çıkacağız. Bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçe yürüyeceğiz.
‘Recep isimlerinden biri, alınganlık göstermez’
Kurultayda konuşmasını tamamlayınca evine giden Kılıçdaroğlu, gazetecilerin “Neden ‘Recep bey, sevgili Recep bey’ gibi hitaplar kullandınız sorusunu “Recep beyin alınganlık göstereceğini sanmıyorum. O da isimlerinden birisi” dedi.
Kurultay’da yaşanan heyecanı bundan sonra, Anadolu’ya taşımaları gerektiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, “Eğer Anadolu’da da bu heyecanı yaşayabilirsek, sanıyorum güzel şeyler yapacağız” dedi.
Evinde yaklaşık yarım saat kalan Kılıçdaroğlu, çıkışta komşularının yoğun sevgi gösterileriyle karşılaştı. Vatandaşların “Halkçı Kemal” sloganları arasında aracına yürüyen Kılıçdaroğlu, Kurultay’da güzel bir şölen yaptıklarını belirterek “Parti iktidara gidiyor bunu görüyorum. İnşallah başarılı bir çizgi yakalayacağız” dedi.
Kemal Kılıçdaroğlu, kendisini takip eden gazeteciler CHP’lilere mesajının ne olduğunu soruncaysa “Çalışacağız, çalışacağız, hep beraber çalışacağız. Kimseyi ötekileştirmeden çalışacağız” diye konuştu.
CHP'ye Kılıçdaroğlu başkan…
CHP’nin bugün yapılan 33. olağan kurultayında belirlenecek yeni yönetim, partiyi 2011 seçimlerine taşıyacak.
Genel Başkan adayı Kemal Kılıçdaroğlu, kurultaya Önder Sav ile birlikte geldi. Büyük sevgi izdihamıyla karşılaşan Kılıçdaroğlu alkışlar eşliğinde salonda ilerlemeye çalıştı. Kılıçdaroğlu, kendine ayrılan yerde değil delegelerin arasına oturmayı tercih etti.
Kılıçdaroğlu’nun bulunduğu araç, Atatürk Spor Salonu giriş kapısından geçtikten sonra protokol giriş kapısına kadar yaklaşık 20 dakikada ulaşabildi. Bu arada bazı partililer ezilme tehlikesi yaşadı. Bir partili izdiham dolayısıyla fenalaştı, sağlık ekipleri müdahalede bulundu.
Kılıçdaroğlu, delegeler ve partililerin yoğun alkışları ve tezahüratları arasında salona girerken, “Hoşgeldi”, “Hoşgeldin halkın adayı” şeklinde anonslar yapıldı.
“Onlara tercüman olacağız”
Delegeler arasında oturan Kılıçdaroğlu, gazetecilerin soruları üzerine, halkın kendi siyasi sorunlarına kilitlenen bir siyasi lidere susadığını, kurultay salonunundaki coşkunun bunun ifadesi olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, ’’Biz de onlara tercüman olacağız’’ diye konuştu.
2002’den beri kurultaylara katıldığını, halkın teveccühünün kendisini bugünkü noktaya taşıdığını belirten Kılıçdaroğlu, Rahşan Ecevit’in kurultaya katılmasından duyduğu memnuniyeti de dile getirdi.
“Çok kısa süre sonra CHP iktidar”
Kılıçdaroğlu’nun yanında oturan CHP Genel Sekreteri Önder Sav ise uzun süredir böyle coşkulu bir kurultay görmediğini ifade etti. Sav, ’’Kısa süre önce CHP’lileri umutsuzluğa iten günlerin geride kaldığını görüyorum. CHP ailesinin bir bütün olarak bu salonda bütünleştiğini görüyorum. İnanıyorum ki CHP’lilerin bu birlikteliği, bu kararlılığı ve bu coşkusu çok kısa süre sonra CHP’yi iktidar koltuğuna oturtacaktır’’ dedi.
Kılıçdaroğlu aday….
CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, 22-23 Mayıs tarihlerinde gerçekleşecek olağan kurultayda genel başkanlığa aday olacağını açıkladı. Kılıçdaroğlu’nun açıklamasına siyasiler şu tepkileri verdi:
CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce: Gelinen noktada Kılıçdaroğlu ’Ben adayım’ diyorsa burda CHP’nin tüm delegelerinin bunun arkasında durması gerekiyor. Dururlar mı onu bilemem ama ben durmalıdırlar diyorum. Sayın Baykal şu ana kadar ’Ben adayım’ demedi. Deniz Bey bunu deseydi ben yanında olacaktım. Kamuoyundan destek alan bir arkadaşımız adaylığını açıkladı. Yapmamız gereken bunun arkasında durup partimizi iktidar yapmaktır. Genel Sekreterimiz Önder Sav deneyimli bir siyasetçidir. Bunu kabul edeceğini sanıyorum.
CHP Sözcüsü Mustafa Özyürek: Kılıçdaroğlu bizimle görüşmedi ama adaylığı sürpriz de olmadı.
CHP Genel Başkan Vekili Cevdet Selvi: Önemli olan örgütün desteği
CHP Genel Sekreteri Önder Sav: Kılıçdaroğlu’nun adaylığını destekliyorum. CHP’nin elinin kolunun bağlı olmadığı görüldü. Kurultay’da sayın Kılıçdaroğlu’nun etrafında kenetlenerek bu yarmaları kıracağız. Bu binanın içindekiler bile farklı düşünüyor olabilir. Biz bu ezberi bozacağız. Köhnemiş ezberlerle gidecek halimiz kalmadı. Bu görüşlerimi Baykal’la konuşarak ifade etmedim. Bunlar CHP Genel Sekreteri olarak 53 yıllık siyasetçi Önder Sav’ın görüşleridir. Deniz Baykal aday olsa da Kılıçdaroğlu’nu destekliyorum.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen: Daha önce söylediklerimizde bir değişiklik olmadı. Şu sırada bizim MYK üyesi olarak arkadaşlarımıza danışmadan daha fazla bir şey söylememiz mümkün değildir. Ama genel yaklaşımımız bellidir, o da şudur; kararı kurultay verecek. Kurultay adına hiç kimsenin karar vermesi mümkün değildir. Son sözü kurultay söyleyecektir.
CHP Milletvekili Atilla Kart: Karar Türkiye ve CHP için çok yararlı olacak
CHP Antalya İl Başkanı Özer Ülken: Deniz Baykal’ın tekrar aday olmasını istiyoruz.
CHP Samsun Milletvekili Haluk Koç: Kemal’in kararlılığını kutlamak istiyorum. Siyasetin zorla götürülmesi mümkün değil. Halktan kopuk ve halka rağmen siyaset yaparsanız sonuç alamıyorsunuz. Deniz Baykal’a her zaman ihtiyacımız var. O da bunu esirgemeyecektir. O, CHP’nin uzun yıllar mücadelesini verdi. Umarım Kemal başarılı olacaktır. Sayın Genel Başkanımız da hiçbir zaman unutulmayacaktır. Tabandan gelen ses ’değişim’ diyor.
CHP Ankara İl Başkanı Ali Yıldızlı: Kılıçdaroğlu’nu destekliyorum.
Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin: Hayırlı olsun, başarılar diliyorum
