Tag Archives: CHP

İnce,yıkılan camiyi gösterdi..

Yıkılan camiyi gösterdi, Meclis karıştı Gensoru görüşmelerine CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce’nin, Genel Kurul Salonu’nda gösterdiği yıkılan cami fotoğrafları damgasını vururken CHP’nin, Başbakan hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınması reddedildi. Ak Parti döneminde rant için camilerin yıkıldığını savunan İnce, “Hollandalı firmanın dozerleri Türkiye Cumhuriyetinde nasıl cami yıkıyor, nasıl rant için cami yıkıyor, bunu millet görsün” dedi. CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, TBMM Genel Kurulu’nda, partisi tarafından Başbakan hakkında verilen gensoru görüşmesinde konuştu. “BAŞBAKAN ÇAMUR ATTI, KENARA ÇEKİLDİ” Gensoru görüşmelerinin Meclis TV tarafından verilmemesi için özel olarak Cuma gününün seçildiğini belirten İnce, “Bu faşizmin, bu parti devletinin ne hale geldiğinin en önemli göstergesidir” dedi. Başbakan’ın 56 gün önce uçakta gazetecilere açıklamalarda bulunduğunu ifade eden İnce, “Bazı Alman vakıfları CHP’li belediyelerle kredi sözleşmesi yapıyor, müteahhitleri onlar belirliyor. Bu yolla PKK’ya para aktarılıyor, dedi. 56 gündür bu nedenle görevden uzaklaştırılan bir belediye başkanı yok. 56 gündür bu nedenle faaliyetine son verilen bir Alman vakfı ya da kuruluş yok. Soruşturmada yok. Başbakan bir çamur attı, kenara çekildi. Başbakan suç işlemektedir” dedi. Bakanlar Kurulu ve Ak Parti sıralarından gelen seslere de İnce, “İş takibini sonra yapsın milletvekilleri. Sayın bakanları rahat bıraksınlar” diyerek tepki gösterdi. “DEDİKODU YAPMA, ÇAMUR ATMA, GEREĞİNİ YAP” “Ortada yasa dışı bir şey varsa Başbakan, savcılara orada, gider belgelerini verir” diyen İnce, “Biz al bayrağa sarılı şehitlerimiz toprağa verilirken kimsenin gözünün yaşına bakmayız. Böyle bir belediye varsa, git yakasına yapış diyoruz Başbakan’a ama dedikodu yapma çamur atma, gereğini yap diyoruz” diye konuştu. MUHARREM İNCE MECLİSTE KONUŞTU-1 /WEB TV MUHARREM İNCE MECLİSTE KONUŞTU-2 /WEB TV BAŞBAKAN İFTİRADAN MEDET UMAR HALE GELDİ “Başbakan iftiradan medet umar hale geldi” diyen İnce, “Sayın Başbakan’ın terörle mücadele etmek gibi bir derdi yok. Çünkü terörle müzakere etme derdinde. Onların isteği ile vali değiştiren, onlara anayasa sözü veren, Habur’da devleti hazır ola geçiren Başbakan iftiradan medet umar hale gelmiştir” dedi. Belediyelerin yaptığı bu tür kredi anlaşmaların da hükümetin onayı olduğunu belirte İnce, “Hazine neredeydi, hükümet neredeydi, yoksa Başbakanı susturan o Alman vakıflarından kredi alan AKP’li belediyeler midir” diye sordu. Başbakan’a güvenemeyeceklerini ifade eden İnce, “Doğruları söylemeyen, iftira atan, terörün finansmanını kurutmayan Başbakanı bakalım parmaklarınızla koruyacak mısınız” diyerek milletvekillerine seslendi. DENİZ FENERİ Deniz Feneri konusuna da değinen İnce, “Sayın Başbakan Alman vakıfları iddiasıyla CHP’ye çamur atıyor hem de Alman makamlarıyla Deniz Feneri pazarlığı yapıyor. Sizce biraz cesaretin kırıntısı kalmışsa Deniz Feneri’yle ilgili MASAK raporunu açıklarsınız” dedi. “AKP’NİN VALİLERİ BÖYLE KAÇ DOSYA KAPATMIŞLARDIR” “AKP’li belediyelerde neler oluyor” diye soran İnce, şöyle dedi: “Kocaeli Kartepe Belediyesi, Kartepe AŞ Genel Müdürü müfettişe diyor ki, dosyayı savcılığa vermeyin, valiliğe verin, biz orada kapattırırız diyor. Soru bir, AKP’nin valileri böyle kaç dosya kapatmışlardır. Soru iki, şimdi komisyon başkanımız ve milletvekilimiz zamanın İstanbul Valisi, Akfırat Belediyesi ile ilgili herhangi bir işlem yapmış mıdır? İçişleri Bakanlığı da soruşturma izni vermeyerek en büyük kapatmayı onlar yapıyor. İstanbul Zeytinburnu’ndan örnek vereceğim. Elimde müfettiş raporu var. AKP’li İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin müfettişi yazmış. Şöyle diyor, kaçak yapıya 1 milyon Euro karşılığında göz yummak iddiasını araştırmış. Raporda, belediye başkanlık binasının hemen yanında bu tür kaçak yapılaşmanın vuku bulması 1 milyon Euro rüşvet iddialarının doğruluğu hakkında kanaatimiz güç kazanmaktadır, diyor. Rapor İçişleri Bakanlığına geliyor. Dönemin İçişleri Bakanı Atalay soruşturma izni vermiyor. Yeni bir İstanbul rant hikayesi. Şu anda Meclis’te bir milletvekili var. Daha önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis üyesiydi. Meclis üyesiyken belediyenin ihalelerine girdi. Hem de belediyeden ilansız ihale aldı. Toplam aldığı ihale bedeli 234 trilyondur.” KAYSERİ “Bir örnekte Kayseri’den vereyim” diyen İnce, “11 Yalova büyüklüğünde maden ruhsat sahasını kapatan Kayseri AKP il başkanı lastikçiydi sizin iktidarınızda madeni buldu. Bu büyük madenci il başkanlığından istifa ettirildi. Ruhsatı verenler nerde, Enerji Bakanı nerede, Enerji Bakanı Yalovalı mı, Kayserili mi? Cumhurbaşkanı bu il başkanına kefil olacak mı” diye sordu. Tevfik Fikret’in dizelerinden örnek veren İnce, “Yeyin efendiler, aksırıncaya kadar tıksırıncaya kadar yiyin diyordu” dedi. “AKP DÖNEMİNDE RANT İÇİN CAMİ YIKILDI” “Malatya’ya geçiyorum” diyen İnce, “İsmet Paşa’nın memleketi. O İsmet Paşa camilerimizi harp için kullandı. Siz camilerimizi rant için kullandınız” dedi. Elindeki fotoğrafı gösteren İnce, “İşte AKP döneminde rant için yıkılan bir cami. Hollandalı firmanın dozerleri Türkiye Cumhuriyetinde nasıl cami yıkıyor, nasıl rant için cami yıkıyor, bunu millet görsün. Malatya Belediyesi hal arazisini 52 trilyona Hollandalı şirkete sattı, Hollandalı şirket o camiyi böyle yıktı. O araziyi satan belediye başkanını da ödüllendirip milletvekili yaptınız” dedi. İNCE’NİN SÖZLERİ SALONDA TANSİYONU YÜKSELTTİ İnce’nin sözleri salonda tansiyonu yükseltirken, AKP’li milletvekilleri tepki gösterdi. İnce’de, “Erbakan Hoca sizi görseydi Allah rahmet eylesin sizi gidi rantiyeciler derdi, sizi gidi rantiyeciler, camiyi yıktırdınız Hollandalı firmaya” dedi. İnce, AK Partili milletvekillerine, “Yolsuzluğun batağına düştünüz, yetimin hakkına üşüştünüz, haram lokma bölüştünüz, rüzgar ektiniz, fırtına biçeceksiniz. Kaçış yok, kurtuluş yok, hesabı ödeyeceksiniz” dedi. Ak Parti sıralarından gelen tepkilere de İnce, “70 yıl öncesine dönmeye gerek yok” dedi. Elindeki diğer fotoğrafları da gösteren İnce, “Gidin o imamı dinleyin” dedi. İnce, şöyle dedi: “Niye samimi değilim. Bunları yıkan kim, bırakın öyle savaş döneminde yapılanları, siz bu ülkede buraları yıkıp Hollandalı firmalara sattınız mı, satmadınız mı? Kim babanın camisi mi, camiler senin mi, camiler senin mi, babanın camisi mi, senin camin mi, kendinin tapulu malı mı zannediyorsun, bunu kim yıktı, Hollandalı firmanın dozerleri yıktı.” GENSORUYA RET Bu arada TBMM Genel Kurulunda, CHP’nin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınması kabul edilmedi. TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, görüşmelerin tamamlanmasının ardından, CHP’nin, Başbakan Erdoğan hakkında, “CHP’li belediyelerin Alman vakıflarından kredi alarak terör örgütüne yardımda bulunduğuna” yönelik sözleri nedeniyle verdiği gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmamasını oya sundu. Yapılan oylama sonucu, gensoru önergesinin gündeme alınması kabul edilmedi. Yakut, 29 Kasım Salı günü saat 15.00′de toplanmak üzere, birleşimi kapattı.

Özür yetmez arşivi aç…

Özür yetmez arşivi aç

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan’ın Dersim açıklamaları için “Özür yetmiyor. Devletin arşivleri açıklanacak ki bizler bilelim. Neden devletin arşivlerini açmıyorsun?” dedi.

Kılıçdaroğlu, sadece Dersim’in arşivlerini açmanın yetmeyeceğini de vurgulayarak, “Nâzım Hikmet’le, Aziz Nesin’le, Sabahattin Ali’yle ilgili arşivleri de açalım. Tarihimizi bilelim” diye konuştu.

KADIKÖY Belediyesi’nin Kozyatağı’ndaki yeni meclis binasını ziyaret eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan’ın dün yaptığı Dersim açıklamalarıyla ilgili, “Dersim özrü yetmez. Devletin arşivlerini açacaksın. Açıkladığın belgelerin hiçbiri yeni değil” diye konuştu. Türkiye’nin gündeminin şu anda farklı bir alan olan “Tarihimizle yüzleşmek” olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

Neden açıklanmıyor

Plan Bütçe Komisyon üyeliği yaptığımda dedim ki, ‘Her ülke kendisi için gizli olan pek çok belgeyi saklar. Ama bunun süresi vardır. Süre dolunca açıklanır belgeler. Açıklanır ki insanlar tarihiyle yüzleşsin.’ Demiştim ki; ‘Tarihimizde acı çeken çok insan var. Cemil Meriç, Nazım Hikmet gibi.’ Sanatçıların ne kadar acı çektiğini biliyoruz. Demiştim ki; ‘Devletin arşivinde kim bilir ne belgeler var. Neden açıklanmıyor bu belgeler?’
Biz 2002’den sonra ‘Tarihimizle yüzleşelim’ dedik. Ama siz kabul etmediniz. O dönem AKP bunu kabul etmedi. Daha sonra Dersim olayları gündeme geldi. Ben Hürriyet’e açıklama yaptım. Sayın Başbakan’ın özür dilemesini istedim. ‘Ben özür dilemem’ dedi. Ama dün özür diledi.

Belgeler biliniyor

Özür dilemek yetmez. Açıkladığı belgelerin hiçbiri kamuoyunun bilmediği belgeler değil. Açıkladığı kitap benim 1970’lerde Türk Tarih Kurumu’nda okuduğum kitap. Özür yetmiyor. Devletin arşivlerini açacaksın. Devletin arşivleri açıklanacak ki bizler bilelim. Neden devletin arşivlerini açmıyorsun?

Defterleri vermediler

Şimdi Dersim’in acısını sömürerek başka amaçlara ulaşmak istiyorlar. Devletin arşivlerini açmak bir yönüyle yeter ama eksik. Dersim sürgünlerinin arşivlerinin de açıklanması lazım. Başbakan bilir. Ben o defterleri istedim. Vermediler. Niye vermiyorlar. Ben ‘özür dile’ deyince, ‘Kılıçdaroğlu Dersim arşivlerini açarım’ dedi. ‘Aç’ dedim. Dün ‘arşiv yok’ diyor. Var. O arşivleri açacaksın.

Tarihimizi bilelim

O sürgün edilen ailelerden alınan toprakları da, o sürgün edilen ailelere vereceksin. Bunu yapabiliyorsan bir meselemiz yok. Dersimli acısını bal eylemiştir. Dersimli acısını AKP’ye sömürtmez. Sadece Dersim’in arşivlerini açmak yetmez. Nâzım Hikmet’le, Aziz Nesin’le, Sabahattin Ali ile ilgili arşivleri de açalım. Tarihimizi bilelim. Sanatçılar bir dönem ciddi işkenceler çekti. Bu arşivler açıklansın.

Şehit evine taziye/_np/2555/15092555.jpg

KILIÇDAROĞLU, Mardin’in Nusaybin ilçesinde şehit edilen Jandarma Kıdemli Başçavuş Oktay Aydoğan’ın Ankara Keçiören’de oturan ailesine önceki akşam taziye ziyaretinde bulundu. Kılıçdaroğlu, şehit Aydoğan’ın anne ve babasına başsağlığı diledi. Ziyarette Ankara Milletvekilleri Levent Gök, Sinan Aygün, İzzet Çetin ile İstanbul Milletvekili İhsan Özkes de yer aldı. Dün de Kadıköy Belediyesi’nin Kozyatağı’ndaki yeni Meclis Binası’nı ziyaret eden Kılıçdaroğlu, daha sonra Kozyatağı Kültür Merkezi’ne geçti. Öğle yemeğini belediye çalışanları ile yiyen Kılıçdaroğlu, Fikirtepe’deki Beton Zemin Laboratuvarı’na gitti. Binaların taşıma kolonlarından alınan beton numunelerini inceleyen Kılıçdaroğlu, içinde istiridye kabuğu bulunan bir beton örneğini gösterip “Yazık, deniz kumu kullanılmış” dedi.

Kılıçdaroğlu daha sonra oğlunu kaybeden sanatçı Rahmi Saltuk’a, annesi Şükran Ay’ı dün toprağa veren gazeteci Savaş Ay’a, geçtiğimiz günlerde yaşamını yitiren Esin Afşar’ın eşi Şener Aral’a ve toprağa verilen yönetmen Ömer Lütfi Akad’ın yakınlarına evlerinde taziye ziyaretlerinde bulundu.

www.hurriyet.com

Yaşayan tek Alevi Pir’i Zöhre Ana CHP rozeti taktı…

 

 

 

30  yıldır Türkiye’de şanını duyurmuş olan, Ehlibeyt ve Hz. Muhammed-Hz. ALi yolunu yaşatmaya çalışan, 72 millete aynı nazarda bakan, Alevisi,sünnisi,Tatarı,Gürcüsü,Hristiyanı ve hangi dinden olursa olsun inançlı insanlara 30 yıldır şifa,murat,dilek kapıları açık olan,tıpta çaresi olmayan hastaları iyileştiren, kerameti tüm cihana yayılan, yaşayan tek Alevi Pir’i  Zöhre Ana, Atatürk’ün kurmuş olduğu,Cumhuriyet Halk Partisi’ne üye oldu.

Cuma günü yakın aile mensuplarıyla CHP Genel Merkezi’ne gelen ve Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nu ziyaret eden  yaşayan tek Alevi Pir’i  Zöhre Ana CHP’de siyaset yapmak istediğini belirterek şunları söyledi;

“Atatürk’e Cumhuriyet’e ve partimize yürekten bağlıyız. Ben bir Atatürk ve Cumhuriyet aşığıyım. Bu önemli iki değerimize sonsuz saygı ve sevgi ile hep beraber sahip çıkacağız. Partimize her türlü desteğe hazırım. Cumhuriyeti yaşatma noktasında emek vereceğiz. Bayramdan sonra partimize yoğun bir katılım gerçekleştirece ğiz” dedi.

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’da ziyaretten ve CHP’ye katılım kararından memnun olduğunu belirterek ” Bu ülke hepimizin. Bütün yurttaşlarımızı ayrım gözetmeksizin kucaklamak görevimizdir.Tü rkiye için kaygı duyan, Cumhuriyetin değerleri, insanımızın mutluluğu ve özgürlüğü için hassasiyet gösteren her yurttaşımıza CHP’nin kapıları ardına kadar açıktır. Her bir yurttaşımızın mutluluğu bizim en temel arzumuzdur” dedi ve  Pir  Zöhre Ana  ile yakın aile fertlerine CHP rozeti taktı.

CHP’li Maltepe Belediye’sine baskın..

 

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri CHP’li Maltepe Belediye Başkanlığı’na operasyon düzenledi. Operasyonda 10 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında bulunan Belediye Başkanı Mustafa Zengin ”Neden gözaltına alındınız?” diye soran gazetecilere ”Siz senfoni orkestrası dinlediniz mi? Dinlemediyseniz anlamazsınız” cevabını verdi. Zengin, savcılık sorgusunun ardından serbest bırakıldı.

 

Yaklaşık 6 ay önce düzenlenen operasyonun devamı olduğu belirtilen soruşturma kapsamında belediyenin düzenlediği kültürel etkinliklerde ücretlerin yüksek tutulduğu ve ihalelerin belediye çalışanların yakınlarına verildiği iddia ediliyor. Polis ekipleri Maltepe Belediyesi’nin Kültür İşleri Müdürlüğü’nde arama yaptı.

MALTEPE BELEDİYE BAŞKANI BÖYLE GÖZALTINA ALINDI / WEB TV

BELEDİYE BAŞKANI SORGULANDI  

CHP‘li Maltepe Belediye Başkanı Mustafa Zengin’in de aralarında bulunduğu 10 kişi gözaltına alındı. Zengin, savcılık sorgusunun ardından serbest bırakıldı.

MALTEPE BELEDİYESİ’NE POLİS BASKINI / WEB TV 

‘SİZ HİÇ SENFONİ ORKESTRASI DİNLEDİNİZ Mİ?’

 

Mustafa Zengin, Kartal Adliyesi’ne getirildi. Zengin, gazetecilerin ‘Neden gözaltına alındınız?” sorularına “Siz senfoni orkestrası dinlediniz mi? Dinlemediyseniz anlamazsınız. Çağdaşlığı bilemezsiniz. Çağdaşlığın düşmanını da bilemezsiniz” diye yanıt verdi.

 

 ‘SENFONİDE YOLSUZLUK’ İDDİASI

Bu arada, Emniyet yetkilileri, operasyonun geçtiğimiz yıl Maltepe Belediyesi’ne “Senfonide yolsuzluk” iddiasıyla düzenlenen operasyonun devamı olduğunu, soruşturmaya konu olan senfoni orkestrası ihalelerinin 2009-2010 arasını kapsadığı belirtildi. Belediyeye ait Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde sahne alan senfoni orkestrasıyla ilgili ihalede yolsuzluk yapıldığı iddialarıyla ilgili belge ve evraklara el konulmuştu. Yapılan ihalelerin başkan yardımcılarının yakınlarının ortağı olduğu şirketlere verildiği idida edilmişti.

Öte yandan, konuyla ilgili davanın Kartal Adliyesi’nde hala görülmeye devam ettiği öğrenildi.

Koalisyon olabilir mi?

Son kamuoyu anketinde 12 Eylül’de yapılacak referandumda “hayır” oyları önde çıktı. İzmir ve Ankara’da daha çok “hayır”, İstanbul’da ise “evet” yönünde oy kullanıldı. Yine gençler ve kadınların büyük çoğunluğu anayasa değişikliğine “hayır” diyor.

SONAR Araştırma Şirketi’nin ağustos ayına ilişkin “Türkiye siyasi eğilimler ve beklentiler araştırması” yayımlandı. Toplam 25 il ve 45 köyde yapılan ankete 4 bin kişi katıldı. Araştırma sonuçlarına göre, 12 Eylül’de yapılacak halkoylamasına yüzde 50.87 “hayır”, yüzde 49.13 ise “evet” çıktı. AKP seçmeni, CHP’nin yüzde 7’si, BBP ve SP’nin büyük çoğunluğu ve MHP’nin 4’te biri “evet” yönünde oy kullanacakken yüzde 5.1’lik bir oran ise sandığı “boykot” edeceğini belirtti. İllere göre dağılımda, Mersin, Muğla, Balıkesir, İzmir, Denizli, Aydın, Tekirdağ, Adana, Antalya, Ankara, Eskişehir, Manisa’da “hayır”, İstanbul, Bursa, Kocaeli, Hatay, Samsun, Diyarbakır, Konya, Trabzon, Erzurum, Gaziantep, Urfa ve Maraş’ta ise “evet” oyları önde gidiyor.

Kadınlar ‘hayır’ diyor

18-24 ile 45-65 üstü yaş grubundakilerin çoğunluğu anayasa değişikliğine “hayır” derken 25-44 arasını kapsayanlar ise daha çok “evet”i tercih etti. Cinsiyete göre dağılımda ise erkeklerin çoğunun “evet” oyu vereceği, kadınların ise “hayır” diyeceği kaydedildi. Ankette siyasi eğilimlerle ilgili ise şu analiz yapıldı: “AKP’nin yüzde 37 oy oranının yaklaşık 16 puanı Kürt kökenli vatandaşlarımızdan geliyor. Bu durumda, Türk seçmenden yüzde 20 alması, AKP’nin birinci parti olmasına yetiyor. CHP’nin güçlenmesi ve referandum süreci, bir kısım MHP ve SP seçmeninin AKP’ye kaymasına neden olmuştur. Bu araştırmadaki oy oranları ile AKP’nin tek başına yeniden iktidara gelmesi imkânsız. Ufukta, AKP’siz bir koalisyon hükümeti görünmektedir. (AKP’nin oy oranı yüzde 40’a çıksa bile.)”

AKP düşüşte

Genel seçim anketinde ise AKP’ye yüzde 37.23, CHP’ye yüzde 31.20, MHP’ye yüzde 13.59 ve BDP’ye yüzde 4.02 oranında oy çıktı. Oranlar, 29 Mart seçim sonuçlarıyla karşılaştırıldığında AKP’nin oyları yaklaşık 1 puan düşerken CHP’ninkiler 8 puan artıyor. MHP’de de yaklaşık 2 puanlık bir düşüş yaşanıyor. Buna karşın, anket sonuçlarından kararsızlar ve görüş belirtmeyenler çıkarıldığında AKP ile CHP arasındaki oy oranı yaklaşık 2 puan iniyor. AKP yüzde 33.08 iken CHP 27.73 oluyor. MHP ise yüzde 12.08’de kalıyor.

Referandum için Umre'ye erteleme…

Anayasa referandumu, dini siyasete alet eden iktidar partisinde, “Umre alarmı” başlattı. AKP Genel Başkan Yardımcısı Haluk İpek, umre gezilerinin, ’evet’oylarının olumsuz etkileneceğini açıklayarak ertelenmesini istedi. AKP’nin son MKYK toplantısında konuşan Genel Başkan Yardımcısı Haluk İpek, şunları söyledi: “Ramazan umresi için 80 bin kişi başvurdu. Bunların büyük bölümü ’evet’oyu verecek kişilerdir. Bayramı da Mekke’de geçirecekleri için, referandumda oy veremezler. Bu bizi etkiler” dedi. İpek, umrenin başka dönem yapılması çağrısında bulundu. Teşkilatlara da genelge gönderilerek “yurtdışına çıkışların” 12 Eylül’e kadar kaldırıldığı duyuruldu.

Bunlar din istismarcıları

İpek’in bu açıklamalarına CHP’den sert tepki geldi. CHP Parti Meclisi üyesi ilahiyatçı İhsan Özkes, Umre ziyaretinin dinde önemli bir yeri olduğunu, ancak Ramazan ayında bu ziyaretin daha önemli olduğunu belirterek şunları söyledi: “AKP, referandumda alacakları oyları ramazanda yapılacak umre sevabından üstün görüyor. Bu, Allah’ın dinine müdahaledir, din istismarcılarının asıl derdinin siyaset olduğunun açık bir belgesidir. AKP’lilerin istediği yönde oy vermenin sevabını, ramazanda umre yapmaktan daha sevap gibi göstermeye çalışmak, islama yapılabilecek en büyük zarardır.”

Meclis gündemine taşındı

Öte yandan, CHP Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek, TBMM Başkanlığı’na Başbakan Tayyip Erdoğan’ın yanıtlaması istemiyle konuyla ilgili bir soru önergesi verdi. Dibek önergesinde, Erdoğan’a “Oy için bir ibadetin yasaklanmasını doğru buluyor musunuz?” diye sordu. Dibek, Başbakan’a şu soruları yöneltti: “Bir ibadetin yasaklanması, din ve vicdan özgürlüğüne aykırı değil midir? Bu vatandaşlarımızın hür fikirlerine ipotek koymak anlamına gelmemekte midir? Bu yasak ile AKP, dini siyasetin vesayeti altına almaya çalışmıyor mu? Bu sene Başbakan’ın bu yasağından sonra camilerdeki hutbelerde umre konusu işlenmeyecek mi?”

Fak-Fuk-Fon’dan iktidara oy satın alındı

MHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Bal, referandum çalışması için Yunak İlçesi’ni ziyaret etti. Burada bir kahvehanede, Yunaklılarla biraraya gelen Bal, vali ve kaymakamları eleştirdi. 29 Mart 2009 yılında yapılan yerel seçimler öncesi Tunceli Valisi Mustafa Yaman’ın, kış ayında yolu olmayan, elektriği olmayan köylere devletin parası ile buzdolabı dağıttıp AKP’ye oy satın aldığını ve hakkında verilen hapis cezasının da para cezasına çevrildiğini ve Giresun’da aynı işleme devam ettiğini söyledi. Faruk Bal, vali ve kaymakamlarla ilgili iddiasında şöyle konuştu: “Yüzlerce kaymakam var, devletin Fak-Fuk-Fon’un dan AKP’ye oy satın alıyor. ’Fak-Fuk-Fon’ milletin parasıyla oluşturulmaktadır. Senin aldığın sigarın, suyun, ekmeğin parasıyla. Benim paramla kaymakam efendi, AKP’ye oy devşirmek, oy dilenmek için poşet hazırlıyor, paket hazırlıyor ve AKP’ye oy kazandırıyor. İşte AKP bunu devam ettirmek için bu Anayasa değişikliğini istiyor.” Haziran ayı sıcaklarında valilerin kömür dağıttığını belirten Faruk Bal, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kömür dağıtımıyla ilgili eleştiri olunca, Başbakan, ’Tabi kömür dağıtacağız, Valiler dağıtacaktır bu kömürü’ diyor. Bunu duyan Elazığ Valisi, yağdanlığın, yağcılığın ölçüsünü bırakıp, devletin kendisine bahşettiği valilik şerefini, valilik haysiyetini ayaklar altına alıp, kömür dağıtan kamyonun muavinliğine talip olup fotoğraflar çektirip basına dağıttırıyor. Tayip beni görsün de iyi yağcı Vali olduğumu anlasın, beni biraz daha yükseltsin diye düşünüyor. İşte böyle umre,referandum, evet,hayır,haysiyetsiz Valilerin, devlet kademesi içinde yürürlüğünün devam etmesi için Anayasa değişikliği isteniyor.”

Kılıçdaroğlu: Orduyu dizayn etmek istiyor

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, YAŞ’ta yaşanan krizle ilgili olarak “Başbakan aynı YÖK gibi kendisine bağlı bir ordu istiyor. Bunun için yargıyı dahi kullanıyor. Yaşananlar AKP’nin kendi ordusunu dizayn etme arzusunun bir sonucu” dedi.

Hükümet ile TSK üst yönetimi arasında Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na yapılacak atama ve darbe planı iddialarına isimleri karışan subayların terfileri konusunda yaşanan krizi Cumhuriyet’e değerlendiren Kılıçdaroğlu, “Ortada bir gerçek var: AKP iktidarı, devleti ele geçirmek istiyor. Bir tarafta tüm acımasızlığıyla terör devam ederken, AKP, tek parti devleti hedefini gerçekleştirmek için olağanüstü çaba içinde. Bu bağlamda ordu yeniden dizayn edilmek isteniyor” dedi.

Hükümetin YAŞ sürecinde yargıyı da kullandığını belirten Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Neredeyse bütün kuvvet komutanları hakkında ya da atama aşamasındaki isimler hakkında yakalama, ifade verme, tutuklama kararları alınıyor arka arkaya. Bu da ister istemez kuşku doğuruyor. Böyle kararların hükümetin iradesi dışında gerçekleşeceğini sanmıyorum. Çünkü dikkat edilirse her olaydan sonra Başbakan, Adalet Bakanı’nı ivedilikle çağırıp görüşmeler yapıyor. Bu süreçte Adalet Bakanı’nın devrede olması yargı üzerindeki baskının tipik göstergesi. Yargı ayağı kullanılarak ordu yeniden dizayn edilmek isteniyor.”

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün YAŞ toplantıları ile ilgili “Her şey normal” sözlerine de tepki gösteren Kılıçdaroğlu, “Bunların neresi normal? Bir ülkenin Genelkurmay Başkanı ve Kara Kuvvetleri Komutanı atanmamış. Başbakan ‘30 Ağustos’a kadar atarız’ diyor. Daha önce örneği yok. Nerelere geldik? Tüm bunları normalmiş gibi sunmak devlet ciddiyetiyle bağdaşmaz” dedi.

Hükümetin “YAŞ kararlarında nihai yetki bende” yaklaşımını da değerlendiren Kılıçdaroğlu, “Yasalar yetkinin kimde olduğunu tanımlıyor. Ama asıl önemli olan o yetkiyi kullanırken hukuk içinde kalmaktır. Eğer gerçekten TSK’de birilerinin bazı şeylerde sorumluluğu varsa, o sorumluluk açıkça ortaya konur, gereği neyse yapılır. Ama bu sorumluluk siyasallaşmış bir davadan kaynaklanıyorsa o zaman kuşku yaratır. Hele hele terfiler öncesi apar topar yıldırım hızıyla belli girişimlerin ortaya çıkması zaten yönlendirildiğini gösteriyor. Bu yetkiler bizde özgürlüğü kısıtlayıp, baskı aracına dönüşmüştür” görüşünü dile getirdi. Türkiye’de yargının da ordunun da siyasallaşmasının ağır bedelleri olduğunu anımsatan Kılıçdaroğlu, “Zaten üniversiteleri susturmuşlardı. Şimdi de referandumla tek parti iktidarının yargı ayağı sağlamlaştırılıyor. Yargı hükümete tam bağımlı hale getiriliyor. Son yaşanan süreçte de ordu tam bağımlı hale getiriliyor. Sivil toplum da medya da susturuldu. YÖK’ü nasıl ele geçirerek kendilerine bağlı, ses çıkarmayan, eleştirmeyen bir kurum haline getirdilerse orduyu da öyle yapmak istiyorlar. Hükümetin her dediğini kabul eden, bağımsız karar alamayan bir TSK peşindeler” diye konuştu.

AKP’nin gerçek gündemi gizlemek için yapay gündemler ve krizler yarattığını kaydeden Kılıçdaroğlu, “AKP sadece krizlerden besleniyor. Şimdi yaptıkları da bu. Yapay gündem yaratıp açlığı, yoksulluğu unutturmak ve gündemi değiştirmek istiyorlar. Herkes gerçek derdini unutup başka tarafa bakıyor. Bunu bilinçli yapıyorlar” dedi.

Baykal’a haksızlık yapılıyor

Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz’ün Deniz Baykal hakkında başlattığı inceleme konusunda da Kılıçdaroğlu, “Sayın Baykal’a haksızlık yapılıyor. Yetkisi olmayan bir savcı niye uğraşıyor kendisiyle? Davanın savcısı olduğunu söyleyen bir başbakan olunca böyle oluyor. Hükümetin güdümünde devam eden bir dava. Toplum sindirilmek, devletin belli kurumları dizayn edilmek ve AKP’ye bağlı kılınmak isteniyor. Bu dava Türkiye’yi adım adım faşizme götürüyor” dedi.

CHP birinci Parti oldu…

Sonar Araştırma Şirketi tarafınan yapılan “Türkiye Siyasi Eğilimler ve Beklentiler Araştırması, Temmuz-2010”, anketine göre CHP, AKP’yi geride bırakarak yüzde 33.45 oy oranıyla birinci parti oldu. Sonar’ın geçen ay yaptığı Haziran-2010 araştırmasında AKP 33.40 ile birinci, CHP ise 30.25 oy oranıyla ikinci sıradaydı. Anket sonuçlarını değerlendiren Sonar Araştırma Şirketi Başkanı Hakan Bayrakçı, “Ufukta AKP’siz bir koalisyon hükümeti var” dedi.

3-10 Temmuz tarihleri arasında yapılan araştırmada 3 bin kişi ile görüşüldü. “Yüz yüze anket yöntemi” kullanılarak yapılan araştırma, İstanbul, Ankara, Adana, Van ve Samsun’un da aralarında bulunduğu 16 il ve 33 ilçede gerçekleştirildi.

Ankette, katılımcıların yüzde 29.87’si “CHP”, yüzde 27.80’i “AKP”, yüzde 13.83’ü “MHP”, yüzde 4.53’ü “BDP”, yüzde 2.90’ı “SP”, yüzde 2.77’si “DSP”, yüzde 2.67’si “DP”, yüzde 1.3’ü “TP”, yüzde 1.30’u “HEPAR”, yüzde 1.10’u “BBP”ye oy vereceğini belirtti. “Diğer” seçeneğini işaretleyenlerin oranı 1.16’da kalırken, “Kararsızlar” ise ankete 10.70 olarak yansıdı.

“Kararsızlar” orantısal olarak dağıtıldığında ise sonuçlar şöyle değişti: “CHP” yüzde 33.45, “AKP” 31.13, “MHP” yüzde 15.49, “BDP” yüzde 5.08, “SP” yüzde 3.25, “DSP” yüzde 3.10, “DP” yüzde 2.99.

Türkiye’nin en güvenilir kişi ve kurumları sıralamasında ise en güvenilir kurum Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) oldu. “En güvendiğiniz kişi ya da kurum hangisidir” sorusuna katılımcıların yüzde 77.9’u “TSK”, yüzde 60.4’ü “Emniyet” , yüzde 53.1’i “Yargı”, yüzde 38.6’sı “Cumhurbaşkanı”, yüzde 32.90’ı ise “Başbakan” yanıtını verdi.

Araştırmaya göre, Türkiye’nin en önemli sorunu “işsizlik” çıktı. Katılımcılar Türkiye’nin en önemli sorunlarını yüzde 76.6 “işsizlik”, yüzde 71.8 “ekonomik sorunlar”, yüzde 59.6 “terör” olarak sıralarken katılımcıların sadece yüzde 20.20’si “Kürt açılımı” yanıtını verdi.

Muharrem İnce'den Arınç'a veryansın…

Bülent Arınç’ın ’Yılın yoksul babası’ seçilmesi sivri dilli vekil İnce’nin dikkatinden kaçmadı.

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, Milli Siyaset Belgesi’nin yenilenmediğini, AKP’lileştiğini ileri sürerek, “8 yılda devletin gelenekleriyle, kodlarıyla oynanıyor” dedi.

İnce, Milli Siyaset Belgesi’nden, tarikatların “irticai tehdit” kapsamından çıkartılacak olmasına da, “Tarikatlar artık tehdit değil Türkiye için ülkeyi yönetenlere göre. Çünkü tarikatlar artık Türkiye’yi yönetiyor. Yani Türkiye’de uluslaşma sürecinin önünde engeller vardı. Birtakım direnç grupları vardı. Radikal unsurlar vardı. Ama Türkiye’de ilk kez ulus, uluslaşma sürecinin tersine döndürülmesi ilk kez iktidar eliyle yapılıyor. Hiçbir zaman bunu yapanlar iktidar değildi. 8 yıldır bunlar iktidar artık. Tarikatlar iktidara gelmiş onlar tehlike görürler mi” dedi.

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, TBMM’de basınla sohbet toplantısı düzenledi. İnce, “Demokrat Parti’nin 1950’de iktidara geldiğinde CHP’yi kapatıp, İnönü’yü de tarihteki huzurlu yere göndermemiş olması en büyük talihsizlikti” diyen Kırklareli Valisi Cengiz Aydoğdu’nun, AKP İl Başkanı yapılmasını istedi.

AKP’nin eğitim politikasını eleştiren İnce, “AKP’nin SBS modeli çöktü, bunu kaldırıyorlar artık. Kaç çocuk bunun mağduru oldu? Kim bu yanlışın hesabını verecek? Gömlek değiştirdiklerini biliyorduk, ama eğitimde reformları değiştiren bir AKP ile karşı karşıyayız” dedi.

-ARINÇ’IN SÖZLERİNİ HATIRLATTI-

Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’nin yenilendiğini belirten İnce, “Aslında Milli Güvenlik Siyaset Belgesi yenilenmiyor, AKP’lileşiyor. 8 yıldır devletin gelenekleriyle, kodlarıyla oynanıyor. Böyle bir durumda saygıdan diz çöken bir hükümetten, korkudan diz çöken bir hükümete doğru geçiş yaptık” dedi. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın geçmişte, “Demokratik bir ülkede gizli anayasa, Kırmızı Kitap gibi tabirler kabul edilemez” dediğini hatırlatan İnce, “Bugün ne oldu da Kırmızı Kitap yenileniyor. Nasıl oluyor da cemaatler, İran, Irak tehdit algılamasından dışarı çıkıyor, ne oldu? Hani böyle bir şey yoktu. Sayın Arınç’ın çelişkilerinin bir başkasıdır bu” dedi.

-“ARINÇ SÜREKLİ AĞLADIĞI İÇİN YOKSUL ZANNETMİŞLER”-

Yoksullara Yardım Vakfı tarafından Arınç’ın yılın babası seçilmesini eleştiren İnce, “Herhalde sürekli ağladığı için Sayın Arınç’ı yoksul zannettiler” diye konuştu.

CHP’li İnce, Arınç’ın, 22. Dönemde bir gecede Meclis Başkanlarının emekli maaşlarını milletvekili maaşlarının iki katı yaptığını belirterek, şöyle dedi:
“22. Döneme kadar milletvekili yapanlarla Meclis Başkanları emekli olduklarında aynı emekli maaşını alırlardı. Arınç bir gece yarısı önergesiyle bunu değiştirdi. Artık Meclis Başkanları milletvekili yapanlardan emeklilikte 2 katı maaş alıyor. -Yani 4 milyar milletvekili alırken Meclis Başkanı yapanlar 8 milyar lira alırlar- Maaş işini halletti, bir de naaş işi var. Rahmetli Bülent Ecevit’in, Devlet Mezarlığına gömülmesi olayında ‘Meclis Başkanları da buraya gömülür’ hükmünü ekledi.Bu dünya tamam, öbür dünya tamam. Tabii orada dokunulmazlığın olmadığını biliyordur herhalde.”

İnce, Yoksullara Yardım Vakfı’na da, “Yoksul babası seçtiğiniz kişi kendi kişisel maaşını 2 katına çıkardı” diye seslendi.

-“OPERASYON YAPMAYACAKLARI GARANTİSİ VERDİLER”-

“Başbakan’ın, ‘Irak’ın kuzeyinin bir bölümü PKK ele geçirmiş’ diye açıklaması var” diyen İnce, şöyle dedi:
“Buradan hükümete günaydın diyorum. 22 Eylül 2003’te Dubai’de bir anlaşma yapıldı. Bu anlaşmaya göre, Türkiye, Kuzey Irak’a operasyon yapmayacak, bunun karşılığında 1 milyar dolar hibe verilecekti. Ya da uzun vadeli 8.5 milyar dolar kredi verilecekti.
2003’te Kuzey Irak’a operasyon yapmama garantisi verirken, başınıza bunların geleceğini bilmiyor muydunuz diye söylemek istiyorum.”

-“MECLİS BAŞKANI SEÇİLİRKEN UZLAŞMA ARANDI MI?”

TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin’in liderlere yaptığı çağrıyı hatırlatan İnce, “Meclis Başkanı, uzlaşma aransın diyor, Meclis Başkanı’na şunu sormak lazım; Meclis Başkanı seçilirken uzlaşma arandı mı? Dayatma mı var, uzlaşma mı? Acaba Meclis Başkanı seçilirken bir uzlaşma ile seçilmiş olsaydı bugün söyledikleri daha fazla kaale alınır mıydı? Cumhurbaşkanı seçilirken uzlaşma arandı mı?Uzlaşmadan kaçıp dayatmacı olanlar, Meclis’te aritmetik ve geometrik çoğunluklarına güvenenler, bugün nasıl oldular bu kadar uzlaşmacı oldular şaşırıyorum” dedi.

-“ADIM ATMASI GEREKEN KİŞİ BAŞBAKAN”-

“Başbakan Erdoğan ile Sayın Kılıçdaroğlu’nun görüşmesi hakkında bir takvim var mı?” sorusuna da İnce, “Daha Başbakan, Genel Başkanımızı genel başkan olmasından doyalı kutlamadı. Adım atması gereken kişi Başbakan’dır” dedi.

“TARİKATLAR ÜLKEYİ YÖNETİYOR”-

Bir gazetecinin, “Milli Siyaset Belgesi’nden tarikatların çıkarılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Tarikatlar tehlike olmaktan çıktı mı?” sorusuna İnce, şöyle dedi:

“Tarikatlar artık tehdit değil Türkiye için ülkeye yönetenlere göre. Çünkü tarikatlar artık Türkiye’yi yönetiyor. Yani Türkiye’de uluslaşma sürecinin önünde engeller vardı. Birtakım direnç grupları vardı. Radikal unsurlar vardı. Ama Türkiye’ de ilk kez ulus, uluslaşma sürecinin tersine döndürülmesi ilk kez iktidar eliyle yapılıyor. Hiçbir zaman bunu yapanlar iktidar değildi. 8 yıldır bunlar iktidar artık. Tarikatlar iktidara gelmiş onlar tehlike görürler mi?”

Kamer Genç: Laik Cumhuriyet'e geçmiş olsun…

CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, Cumhuriyet’in kuruluşunun ardından Güneydoğu’daki en büyük isyanı başlatan Şeyh Said’in asıldığı meydanda anılmasına tepki göstererek, “Laik Cumhuriyete geçmiş olsun” dedi.

CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, Şeyh Said’in asıldığı meydanda anılmasına tepki gösterdi. Genç, “Enterasan bir şey. Türkiye Cumhuriyeti laik rejimi yok etmek demektir. Şeyh Said, laikliği ortadan kaldırmak, ülkede şeriatı düzeni getirmek için mücadele eden bir kişi. Kürdistan kurma gayesi olduğu söyleniyor. Asıl amacı laikliğe saldırmak, yerine şeriat düzeni getirmek. Onun için isyan etmiştir. Şimdi anılması demek, artık hükümetin laikliğe sıcak bakmadığından, isyan eden kişileri anmakla bu kişiler ödüllendiriliyor. Laik rejim artık Türkiye’de kalmamış demektir. Herkese geçmiş olsun. Laik Cumhuriyete geçmiş olsun” dedi.