Tag Archives: BDP
Muharrem İnce’den Zana’ya sert cevap…

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, Diyarbakır Bağımsız Milletvekili Leyla Zana’ya, “Ayrı devlet kuracağız diyorsan, Türkiye Cumhuriyeti masa başında kurulmadı, savaş meydanlarında kuruldu. Bedelini ödersin, gelir alırsın” diye seslendi.
LEYLA ZANA’NIN SÖZLERİ
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, Leyla Zana’nın “özerklik” konusundaki sözlerini değerlendirdi. İnce, şöyle dedi:
“Leyla Zana’yı kutlamak lazım, şundan dolayı, açık yüreklilikle görüşlerini söylemiş, Kürt sorunu konusunda konuşanlar kafalarının arkasındakini anlatmıyor, yüreğinden geçeni anlatmıyor, dolanıyorlar.
Biz burada şu soruyu sormamız lazım kendimize, beraber mi yaşayacağız, yan yana mı yaşayacağız, ayrı ayrı mı yaşayacağız? Beraber yaşayacaksak tek devlette yaşayacaksak sorunlarımızı, ne sorun varsa hepsini oturur masaya çözeriz, yan yana yaşarız.
Federasyon diyenler bugün bu görüşlerinden vazgeçiyor, bağımsız devlet talebinde bulunuyor açıkçası, o zaman Leyla Zana’ya sorum şu olur, beraber yaşayalım diyorsan oturur konuşuruz, Kürtlerin ne sorunu varsa çözeriz, ayrı devlet kuracağız diyorsan Türkiye Cumhuriyeti masa başında kurulmadı, savaş meydanlarında kuruldu, bedelini ödersin gelir alırsın.”
Sabahat Tuncel’e 10 TL ceza…

Konya’da Polis Emeklileri Derneği, Şırnak’ın Silopi İlçesi’nde geçen 21 Mart’taki Nevruz kutlamalarının ardından çıkan olaylarda Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürü Başkomiser Murat Çetiner’e tokat atıp hakaret eden BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel hakkında açtığı manevi tazminat davasını kazandı. Konya 3’üncü Sulh Hukuk Mahkemesi, Tuncel’in 10 TL manevi tazminat ödemesine karar verdi.
Konya Polis Emeklileri Derneği Başkanı Recep Oğuz, dernek binasında yaptığı basın toplantısında BDP Milletvekili Sebahat Tuncel’in, Başkomiser Murat Çetiner’e tokat atmasının ardından Haziran ayında Tuncel hakkında, polislerin rencide olup, toplumda psikolojilerinin etkilendiği gerekçesiyle 10 TL’lik manevi tazminat davası açtıklarını belirtti.
10 TL TAZMİNAT
Konya 3’üncü Sulh Hukuk Mahkemesi’nde görülen davanın 13 Aralık günü sonuçlandığı ve Tuncel’in 10 TL manevi tazminat ödemesine karar verildiğini ifade eden Oğuz, ”Milletvekiline verilen ceza sembolik bir cezadır. Sembolik de olsa haklı davamızın böyle sonuçlanması bizim için önemlidir. O olay polisleri toplum huzurda olumsuz etkilemiş ve psikolojilerini bozmuştur. Terörü lanetliyoruz ve ülkemizde teröre geçit yoktur” dedi.
Pantolon teklifi geri çekildi…
Kadın milletvekillerinin Genel Kurulda pantolon giymesine imkan sağlayan İçtüzük değişikliği teklifi, Anayasa Komisyonunca geri çekildi.
TBMM Genel Kurulunda verilen aranın ardından birleşimi açan Başkanvekili Sağlam, bugün Danışma Kurulu kararıyla gündemin birinci sırasına alınan İçtüzük değişikliği teklifinin Anayasa Komisyonunca geri çekildiğini açıkladı.Bunun üzerine Genel Kurulda tartışma çıktı. Muhalefete mensup partilerin Grup Başkanvekilleri ve bazı milletvekilleri, teklifin Genel Kurul gündemine girdiğini ve Komisyona “görüşme yapılmadan” geri çekilemeyeceğini belirterek, itirazda bulundu.Sağlam, İçtüzüğün ilgili hükümlerini okuyarak, komisyonun bir tasarı veya teklifi geri çekme hakkı bulunduğunu hatırlattı.İtirazların sürmesi üzerine Sağlam, usul tartışması açtı.
BDP’DEN BAŞÖRTÜSÜ ÖNERGESİ
Üzüm mü yiyeceğiz bağcıyı mı döveceğiz
Açılan usul tartışması üzerinde söz alan Ak Parti Grup Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı, İçtüzük’ün 88.maddesine göre, gündeme alındıktan sonra esas komisyon veya hükümetin tasarı ve teklifini geri çekebileceğini ifade etti. MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, iyi niyetle, samimiyetle bir zaruretin hukukileştirilmesi için bu kanun tasarısının hazırlandığını ve tüm grupların buna destek verdiğini söyledi. Şandır, şöyle konuştu:
“Ne olduysa, gerekçesini bize anlatmadan, muhtemelen kendilerinin de bilmediği bu kanun Komisyona geri çekilmeye çalışılıyor. İçtüzük 75′e veya 88′e göre, hiç önemli değil, bu niyeti sorgulamak lazım. Niye çekiyorsunuz? Yarın görüşelim ama niye Komisyona çekiyorsunuz? Ama bugün bu konuya bir başka şeyler girmeye başladı; ‘Kravat takılmasın, Genel Kurula başörtüsüyle girilsin…’ Üzüm mü yiyeceğiz bağcıyı mı döveceğiz. Başka alanların sorunlarını, başka alanlara karıştırarak tartışma çıkartmanın, gerginlik yaratmanın, anlamsız sürtüşmenin ne faydası var?
Samimiyetle, işbirliğiyle, uzlaşarak başladığımız işte ilk günde böyle bir tartışmaya sebep olmak doğru olmamıştır. Yükseköğrenimde başını örttüğünden dolayı öğrenim özgürlüğü kısıtlanan çocuklarımızın sorunları çözülmelidir.”BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan da Meclis Başkanlığına kravat zorunluluğunun kaldırılmasını ve başörtüsü takılabilmesine olanak sağlayan önerge verdiklerini ifade etti.
Kaplan “Hükümet sıkıştı ve geri almak için manevralara girişiyor” dedi.Teklifin Genel Kurul gündemine alındığını ve görüşülmesi gerektiğini savunan Kaplan, “Artık görüşeceğiz. Bakan yok, komisyon arazi. Kendi teklifinizi üstelik komisyonda uzlaşılan teklifi burada görüşmekten niye sakınıyorsunuz? Komisyonda uzlaşılan teklifi erteleme yerine geri çekerseniz gerekçenizi getirin. Bunu için de Komisyonun çoğunluğunun olması lazım. Meclis iradesiyle bu kadar oynanmaz” diye konuştu.
Ak Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş da Komisyonun yerinde bulunarak ya da imzalı bir dilekçeyle teklifi geri çekebileceğini, bu iki işlem arasında bir fark bulunmadığını söyledi.Teklifin geri çekilmesine itiraz eden CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in bağırarak itiraz etmesi üzerine Sağlam, “Ben size söz vermedim. İlk önce söz isteyin. Burada söz istemeden konuşulamaz” uyarısında bulundu. Genç, kendisine sözle müdahale eden Ak Parti Grup Başkanvekili Elitaş’a da “Sen otur yerine” diye bağırdı.Usul tartışmasının sonunda Sağlam, Başkanlığın tutumunda bir değişiklik olmadığını açıklayarak, birleşimi yarın saat 15.00′te toplanmak üzere kapattı.
Önerge
BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in imzasıyla teklif görüşülmeden önce Meclis Başkanlığına verilen önergede, “Genel Kurul salonunda yer alan milletvekilleri, bakanlar, TBMM teşkilat memurları ve diğer kamu personelinden erkekler ceket ile pantolon giyer, kadınlar ise tayyör, ceket ve pantolon giyer, dini inancının gerekli kıldığı başörtüsünü takabilir” ifadeleri yer aldı.
Gazetecilere de dağıtılan önergenin gerekçesinde, “bu değişiklikle toplumsal ve sosyal adaletsizliğin giderilmesi, dini inancı gereği başını örtme mecburiyeti hisseden ve böyle inanan kadınlara din ve vicdan özgürlüğü çerçevesinde imkan tanınmasının amaçlandığı” belirtildi.
“Kravat takma mecburiyetinin günümüz dünyasında tek tipçi ve toplumu yukarıdan aşağıya, insanların kılık kıyafetine göre dizayn etme anlayışının ürünü olduğu” ifade edilen gerekçede, “bu mecburiyetin kaldırılmasının yine kişi hak ve özgürlüklerinin genişletilmesi için zorunlu olduğu” kaydedildi.
Taksim’de oturma eylemi…
TAKSİM’de, terörist başına uygulanan tecridi protesto etmek amacıyla basın açıklaması yapmak isteyen gruba polis, müdahale etti. 120 kişinin gözaltına alındığı gösterilerde, bir grup kadınla oturma eylemi yapan ve polisin biber gazı sıktığı milletvekili Sebahat Tuncel, uzun süre yerinden kalkamadı.
Terörist başına uygulanan tecridi protesto etmek amacıyla basın açıklaması yapmak isteyen BDP İstanbul İl Örgütü üyeleri, Taksim Tramvay Durağı yanında saat 14.00 sıralarında toplanmaya başladı. İstanbul Emniyeti, olası bir yürüyüş ve provokasyona karşı özelikle Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü’ne bağlı ekiplerle Taksim Meydan ve çevresinde barikatlar kurarak yoğun güvenlik önlemleri aldı. Ancak, aralarında kadınlar ve İstanbul BDP Milletvekilleri Sebahat Tuncel ve Sırrı Süreyya Önder’in de bulunduğu gruplara polis izin vermedi. Meydanın ayrı ayrı yerlerinde gösteri yapmak isteyen gruplara polis sert müdahale etti. Göstericilerle polis arasında kısa süreli arbedeler yaşandı. Gözaltına alınan bir BDP’li polislere bağırarak “Vurun, vurun vurun” diye bağırdı. Kadınlarla oturma eylemi yapan milletvekili Sebahat Tuncel’in de aralarında yer aldığı gruba, polis biber gazı sıktı. Gazdan etkilenen Tuncel, uzun süre kalkamadı, bazı kadınlar su ile yüzünü yıkamasına yardımcı oldu.
Bu mudur 1 Mayıs!!!
DİSK kortejinin Taksim Meydanı’na ulaşmak üzere kullandığı Cumhuriyet Caddesi üzerinde kurulan polis kontrol noktasında, kısa süreli arbede yaşandı. Bazı kişilerin bu sırada bariyerleri tekmelediği ve yıkmaya çalıştığı görüldü.
Öte yandan, Taksim’deki Cumhuriyet Anıtı’na çıkarak terör örgütü elebaşının resminin yer aldığı bir bez parçası çıkartan maskeli bir kişi, daha sonra anıttan inerek ayrıldı.
Ayrıca, barikatı aşarak anıta tırmanan bir grup da Atatürk heykelinin boynuna BDP flaması bağladı. Ellerinde parti bayraklarını sallayan ve yüzleri örtülü olan grup, anıttaki heykellerin üzerine oturarak kutlamayı izledi.
YSK’dan 12 vekil adayına veto…
Yüksek Seçim Kurulu, aralarında Gültan Kışanak, Sabahat Tuncel, Leyla Zana, Hatip Dicle, Ertuğrul Kürkçü, İsa Gürbüz, Salih Yıldız’ın da bulunduğu 12 bağımsız milletvekili adayının adaylıklarını, milletvekili seçilme yeterliliğini etkileyecek eski mahkumiyetleri bulunduğu gerekçesiyle iptal etti.İşte iki vekil için gerekçe. YSK’nın son aldığı kararda kafaları en çok karıştıran unsur halen milletvekili olan iki ismin durumuydu. Gültan Kışanak ve Sabahat Tuncel 2007 seçimlerine ‘Milletvekili olmalarına yasal bir engel bulunmadığı kararı sayesinde girmiş ve seçilmişlerdi. Yasalar gereğince milletvekili oldukları tarihten itibaren de haklarındaki davalar dondurulduğundan yeni bir mahkeme kararı çıkması mümkün değildi.
Bu nedenle iki vekilin şimdi YSK tarafından veto edilmesi en büyük tartışma konusu haline geldi.
İşte YSK kaynaklarına göre kararın gerekçesi. Gültan Kışanak hakkında 2007 seçimlerinde, bu isimde yapılan adli sicil araştırmasında hakkında milletvekili olmasını engelleyecek yasal bir hüküm bulunmadığı belirlenmişti. Oysa YSK bu seçim öncesinde yaptığı yeni araştırmada Kışanak’ın kızlık soyadıyla hakkında bir mahkeme hükmü olduğunu belirledi ve bunu gerekçe göstererek, Kışanak’ın seçimlerine katılamayacağına karar verdi.
Sabahat Tuncel’in durumu ise biraz farklı. Yine YSK kaynaklarına göre Tuncel’in 2007 seçimleri öncesinde yaptığı başvuruda hakkında bir adli sicil belgesi yoktu. Oysa seçildikten mazbatasını aldığı döneme kadar geçen sürede hakkındaki bir mahkeme kararı adli siciline girdi. YSK bu mahkeme kararını göz önüne alarak halen vekil olan Tuncel’in 12 Haziran seçimlerine giremeyeceğine karar verdi.
YSK kaynaklarına göre, milletvekili adayları bağımsız olarak başvurdukları için yerlerine yeni aday gösterilemiyor.
YSK TARAFINDAN VETO EDİLEN 12 İSİM
YSK tarafından adaylıkları reddedilen isimler şöyle: Gültan Kışanak, Sabahat Tuncel, Leyla Zana, Hatip Dicle, Ertuğrul Kürkçü, İsa Gürbüz, Salih Yıldız, Abdullah Kızılay, Harun Özcan, Şerafettin Efe, Nezir Sincan, Çiçek Otlu.
Şehitlerin kemikleri sızlar…
DTK dün ’Demokratik Özerklik’ konusunun tartışıldığı olağan kongresini Diyarbakır’da topladı. BDP kongreye tam kadro katıldı.
Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK) ‘Demokratik Özerklik’ konusunu tartışmak üzere 2 gün sürecek olağan kongresi dün Diyarbakır’da başladı.
Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Başdemir 1 hafta önce konuyu gündeme taşımış, tartışmalara neden olmuştu. PKK liderlerinden Murat Karayılan da önceki gün gelecek hafta özerklikle ilgili önemli bir açıklama yapacağını duyurmuştu.
BDP İl binasında yapılan toplantıya BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak, kapatılan DTP’nin siyasi yasaklı eski Genel Başkanı Ahmet Türk, siyasi yasaklı eski milletvekili Aysel Tuğluk, BDP’li milletvekilleri, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, DEP’in eski Milletvekili Leyla Zana da katıldı.
DTK Genel Başkan Yardımcısı Yüksel Genç, PKK’nın şimdiye kadar 17 kez ateşkes ve eylemsizlik kararı aldığını belirterek, “Referanduma hazırlanan Türkiye’de tehlikeli eşiğin aşılması gerekir. Demokratik çözüm ve barışa kapı aralamak için, artık silah yerine diyalog ve müzakere ile çözümün önünün açılması için bir şansa daha ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz” dedi.
“Tek somut çözüm önerisi…”
Genç, Baydemir’in geçen hafta Tunceli’de gündeme getirdiği özerklik konusuna değinirken, şöyle konuştu: “Eldeki tek somut çözüm önerisi olarak duran ve Türkiye’yi birleştirme ve demokratikleştirme projesi olarak tartışmaya açılan ‘demokratik özerklik’ talebi, bilgi sahibi olunmadan fikir sahibi olanlarca, ‘bölme projesi’ olarak sunulmakta, üniter yapıyı bozacağı iddia edilmektedir. Oysa demokratik özerklik önerisinin tam 90 yıllık tarihi söz konusudur. Arapça karşılığı muhtariyet olan özerkliği Kürt sorununda çözüm formülü olarak ortaya atan ve böyle uygulayacaklarını ilk söyleyen kişi de Mustafa Kemal Atatatürk’tür. Bugün Kürtler’in dillendirdiği bu çözüm önerisini Atatürk’ün kurduğu ülkeyi korumak adına hareket edenlerin suç sözcüğü haline getirmesi, Türkiye’nin kurucu tarihi ve liderine ne denli yabancılaştığının da göstergesidir. Öneriyi tehdit olarak değerlendirenlerin, Mustafa Kemal’in Kürtlere özerklik verilmesine yönelik yaptığı açıklamalara bakmalarını öneriyorum.”
Genç, 1921 Anayasası’nın temel ilkesinin ‘özerklik’ olduğunu öne sürerek Cumhuriyet ilanından sonra yürürlüğe giren 1924 Anayasası’nın demokratik özü terk ederek, katı merkeziyetçi idare anlayışını benimsediğini, ondan sonra çıkan Kürt isyanları dahil siyasi sorunların da kaynağını teşkil ettiğini iddia etti.
Diyarbakır iyice uçtu..
Platform olarak, kapatılan DTP döneminde oluşturulan Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK) ‘Demokratik Özerklik’ konusunu tartışmak üzere 2 gün sürecek olağan kongresi bugün Diyarbakır’da başladı.
BDP İl binasındaki Vedat Aydın Toplantı Salonu’nda yapılan toplantıya gelen partililer 2 ayrı giriş kapısında sıkı arama ve kimlik kontrolünden geçirildi. BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak, kapatılan DTP’nin siyasi yasaklı eski Genel Başkanı Ahmet Türk, siyasi yasaklı eski milletvekili Aysel Tuğluk, BDP’li milletvekilleri, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, il, ilçe ve belde belediye başkanları, kapatılan DEP’in eski Milletvekili Leyla Zana, bölücübaşı Abdullah Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan ile yaklaşık 50 kişi katıldı.
Platformun Genel Başkan Yardımcısı Yüksel Genç, Kürt sorunun çözümü başta olmak üzere, ekonomi, inanç, anayasa, anadil, uluslararası müzakere ve çözüm deneyimleri gibi konularda yaptıkları çalışmalarda, Türkiye’nin en önemli demokrasi gücü haline geldiğini söyledi.
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir’in geçen hafta Tunceli’de getirdiği özerklik konusuna da değinen Yüksel Genç, şöyle konuştu:
“Eldeki tek somut çözüm önerisi olarak duran ve Türkiye’yi birleştirme ve demokratikleştirme projesi olarak tartışmaya açılan ‘demokratik özerklik’ talebi, bilgi sahibi olunmadan fikir sahibi olanlarca, ‘bölme projesi’ olarak sunulmakta, üniter yapıyı bozacağı iddia edilmekte, özerkliği savunanlar ihanet suçlamıs ile karşı karışa kalmaktadır. Oysa Kürt sorununa çözüm olarak sunulan demokratik özerklik önerisinin tam 90 yıllık tarihi sözkonusudur. Arapça karşılığı muhtariyet olan özerkliği Kürt sorununda çözüm formülü olarak ortaya atan ve böyle uygulayacaklarını ilk söyleyen kişi de Mustafa Kemal Atatatürk’tür.
Bugün Kürtler’in dillendirdiği bu çözüm önerisini Atatürk’ün kurduğu ülkeyi korumak adına hareket edenlerin suç sözcüğü haline getirmesi, Türkiye’nin kurucu tarihi ve liderine ne denli yabancılaştığının da göstergesidir. Öneriyi tehdit olarak değerlendirenlerin, Mustafa Kemal’in Kürtlere özerklik verilmesine yönelik yaptığı açıklamalara bakmalarını öneriyorum. ‘Büyük Millet Meclisi ve Mustafa Kemal’ imzalı ve El- Cezire Komutanı Tuğgeneral Nihat Paşa’ya gönderilen mesaja, Amasya Protokolülleri’ne, İzmit konuşmalarına bakmalarını öneriyorum.”
20 dakikalık aradan sonra toplantı basına kapalı olarak devam etti. 2 gün sürecek kongrede özerlik tartışması yapılacak.
Demokratik Toplum Kongresi başkanılğına kapatılan DTP’nin eski Genel Başkanı Ahmet Türk ile eski milletvekili Aysel Tuğluk’un getirileceği ileri sürüldü.
Öcalan şaşırttı..
Terör örgütü lideri Abdullah Öcalan, avukatlarından Türk milliyetçisi akademisyen Prof. Dr. Abdulhaluk Çay’ın “Her Yönüyle Kürt Meselesi” kitabını istedi…
Öcalan’ın son olarak istediği kitap ise oldukça dikkat çekici. Prof.Dr. Abdulhaluk Çay’ın “Her Yönüyle Kürt Dosyası” kitabını avukatlarından isteyen Öcalan, bu tercihiyle şaşırttı. Öyle ki bu kitap bugüne kadar Kürt kavramını sosyolojik anlamda -doğru ya da yanlış- en kapsamlı işleyen nadir eserlerden birisi.
1071 yılından başlayarak 19. yüzyılı da içerisine alan eser, Kürt kavramını ve Kürtler’in bölgedeki yaşantılarını her yönüyle irdeliyor. Derin bir alan çalışmasını da içerisinde barındıran bu kitap uluslararası gelişmelerin Kürtler’le olan ilişkisini de ayrıntılı olarak ele alıyor.
Kitabın ana fikri ise şöyle özetleniyor: ‘Kürtçülük politikasının altında emperyalist devletlerin Ortadoğudaki hakimiyet mücadelesi yatmaktadır.Türkiyenin bölgedeki etkinliğini ve jeopolitik hakimiyetini engellmek maksadıyla Ortdoğu’da suni bir Kürt devleti yaratılmak istenmektedir.’
BAHÇELİ GÖREVDEN ALMIŞTI
Türkçü kimliği ve çalışmalarıyla tanınmış akademisyenlerinden olan Çay, 1963 yılından bu yana, Milliyetçi Hareket Partisi’nin her kademesinde görev aldı. 28 Nisan 1999 Milletvekili Genel Seçimlerinde Çorum Milletvekili olarak TBMM’ye girdi ve Bülent Ecevit’in kurduğu 57. Hükümet’teki Türk Cumhuriyetleri ve Akraba Toplulukları ile öcalan, abdullah öcalan,pkk,bdpKoordinasyondan Sorumlu Devlet Bakanı görevine getirildi. Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile yaşadığı anlaşmazlık neticesinde istifa etmesi beklenmiş, ancak kendisi istifa etmeyince bakanlıktan azledildi.
BDP oy kullanmayacak..
Erzurum’un Hınıs ilçesinde, partisinin düzenlediği mitingde konuşan Selahattin Demirtaş, ’’herkesi tekleştiren, inancını, kültürünü yasaklayan bir Anayasanın Türkiye’nin Anayasası olamayacağını’’ savundu.
Bir ülkenin kardeşlik içerisinde yaşayabilmesi için herkesin dili, inancı ne olursa olsun saygı görmesi gerektiğini anlatan Demirtaş, şunları söyledi: ’’Kendi ana vatanında, kendi topraklarında kendi ana dilini sınırsız bir şekilde, özgürce, okulda, vergi dairesinde, belediyede sağlık ocağında, çarşıda, her yerde sınırsız özgürce kullanma hakkı elde edene kadar bu zihniyeti protesto etmeye devam edeceğiz. Bu bütün bölgenin en etkili tavrı olacak. Yüksek Seçim Kurulu’nun özellikle bu bölgedeki sandıkları büyük büyük yapmasına gerek yok. Çünkü kimse içine oy atmayacak. Boşuna devletin parasını israf etmeyin. Büyük sandıklar yapmayın, küçük kumbaralar gönderin. O gün inşallah sandık görevlileri, sandık başındaki memurlar da yorulmayacak. Çünkü sandıkları açtıklarında içinde sayacak oy bulamayacaklar. Cemil Çiçek’in de Kürşad Tüzmen’in de aklı başına gelecek.’’
Bu arada, mitingde, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan lehine slogan atan gruba, BDP’li yöneticiler uyarılarda bulundu. Partili yöneticiler, miting tertip komitesinin belirlediği sloganların haricindekilerin kullanılmamasını istedi.
