Tag Archives: AKP
Arınç'a protesto…
AKP Karabük’te “12 Eylül Referandumunda evet kapmanyası” düzenledi. Kampanyaya konuşmacı olarak katılan Bülent Arınç’ı Kardemir işçileri protesto etti. Arınç kürsüde konuşmaya başladığı sırada, sendika değiştirdiği için işten atılan işçiler ve aileleri ayağa kalkarak “Kardemirde baskılara Hayır” “Kardemirde şiddete hayır ” yazılı dövizleri açtılar.
AKP Karabük il örgütü 12 Eylül Referandumun’a evet kampanyası düzenledi.
Kampanyanın konuşmasını gerçekleştiren Bülent Arınç’ı Kardemir işçileri protesto etti. Olağanüstü güvenlik önlemlerinin alındığı toplantıya konuşmacı olarak Bülent Arınç katıldı. Arınç’ın konuşmaya başladığı sırada, sendika değiştirdikleri için işten atılan Kardemir işçileri ve aileleri ayağa kalkarak “Kardemirde baskılara Hayır” Kardemirde şiddete hayır ” yazılı dövizleri açtılar.
Bazı AKP’liler de göstericilere müdahale etmeye çalıştı. Kapmanya konuşması için seçilen çay bahçesinin beş yüz kişilik olması ise vatandaşlarca eleştirildi.
Kılıçdaroğlu: Orduyu dizayn etmek istiyor
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, YAŞ’ta yaşanan krizle ilgili olarak “Başbakan aynı YÖK gibi kendisine bağlı bir ordu istiyor. Bunun için yargıyı dahi kullanıyor. Yaşananlar AKP’nin kendi ordusunu dizayn etme arzusunun bir sonucu” dedi.
Hükümet ile TSK üst yönetimi arasında Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na yapılacak atama ve darbe planı iddialarına isimleri karışan subayların terfileri konusunda yaşanan krizi Cumhuriyet’e değerlendiren Kılıçdaroğlu, “Ortada bir gerçek var: AKP iktidarı, devleti ele geçirmek istiyor. Bir tarafta tüm acımasızlığıyla terör devam ederken, AKP, tek parti devleti hedefini gerçekleştirmek için olağanüstü çaba içinde. Bu bağlamda ordu yeniden dizayn edilmek isteniyor” dedi.
Hükümetin YAŞ sürecinde yargıyı da kullandığını belirten Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Neredeyse bütün kuvvet komutanları hakkında ya da atama aşamasındaki isimler hakkında yakalama, ifade verme, tutuklama kararları alınıyor arka arkaya. Bu da ister istemez kuşku doğuruyor. Böyle kararların hükümetin iradesi dışında gerçekleşeceğini sanmıyorum. Çünkü dikkat edilirse her olaydan sonra Başbakan, Adalet Bakanı’nı ivedilikle çağırıp görüşmeler yapıyor. Bu süreçte Adalet Bakanı’nın devrede olması yargı üzerindeki baskının tipik göstergesi. Yargı ayağı kullanılarak ordu yeniden dizayn edilmek isteniyor.”
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün YAŞ toplantıları ile ilgili “Her şey normal” sözlerine de tepki gösteren Kılıçdaroğlu, “Bunların neresi normal? Bir ülkenin Genelkurmay Başkanı ve Kara Kuvvetleri Komutanı atanmamış. Başbakan ‘30 Ağustos’a kadar atarız’ diyor. Daha önce örneği yok. Nerelere geldik? Tüm bunları normalmiş gibi sunmak devlet ciddiyetiyle bağdaşmaz” dedi.
Hükümetin “YAŞ kararlarında nihai yetki bende” yaklaşımını da değerlendiren Kılıçdaroğlu, “Yasalar yetkinin kimde olduğunu tanımlıyor. Ama asıl önemli olan o yetkiyi kullanırken hukuk içinde kalmaktır. Eğer gerçekten TSK’de birilerinin bazı şeylerde sorumluluğu varsa, o sorumluluk açıkça ortaya konur, gereği neyse yapılır. Ama bu sorumluluk siyasallaşmış bir davadan kaynaklanıyorsa o zaman kuşku yaratır. Hele hele terfiler öncesi apar topar yıldırım hızıyla belli girişimlerin ortaya çıkması zaten yönlendirildiğini gösteriyor. Bu yetkiler bizde özgürlüğü kısıtlayıp, baskı aracına dönüşmüştür” görüşünü dile getirdi. Türkiye’de yargının da ordunun da siyasallaşmasının ağır bedelleri olduğunu anımsatan Kılıçdaroğlu, “Zaten üniversiteleri susturmuşlardı. Şimdi de referandumla tek parti iktidarının yargı ayağı sağlamlaştırılıyor. Yargı hükümete tam bağımlı hale getiriliyor. Son yaşanan süreçte de ordu tam bağımlı hale getiriliyor. Sivil toplum da medya da susturuldu. YÖK’ü nasıl ele geçirerek kendilerine bağlı, ses çıkarmayan, eleştirmeyen bir kurum haline getirdilerse orduyu da öyle yapmak istiyorlar. Hükümetin her dediğini kabul eden, bağımsız karar alamayan bir TSK peşindeler” diye konuştu.
AKP’nin gerçek gündemi gizlemek için yapay gündemler ve krizler yarattığını kaydeden Kılıçdaroğlu, “AKP sadece krizlerden besleniyor. Şimdi yaptıkları da bu. Yapay gündem yaratıp açlığı, yoksulluğu unutturmak ve gündemi değiştirmek istiyorlar. Herkes gerçek derdini unutup başka tarafa bakıyor. Bunu bilinçli yapıyorlar” dedi.
Baykal’a haksızlık yapılıyor
Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz’ün Deniz Baykal hakkında başlattığı inceleme konusunda da Kılıçdaroğlu, “Sayın Baykal’a haksızlık yapılıyor. Yetkisi olmayan bir savcı niye uğraşıyor kendisiyle? Davanın savcısı olduğunu söyleyen bir başbakan olunca böyle oluyor. Hükümetin güdümünde devam eden bir dava. Toplum sindirilmek, devletin belli kurumları dizayn edilmek ve AKP’ye bağlı kılınmak isteniyor. Bu dava Türkiye’yi adım adım faşizme götürüyor” dedi.
Abdüllatif Şener: AKP'de istifalar sürer
YILLARCA AKP’de 2 numaralı adam olan TP lideri Abdüllatif Şener, Başesgioğlu’nun istifasını yorumladı: Böyle çok vekil var, istifalar sürer.
Şener: AKP’den istifaların devamı gelecek
Abdüllatif Şener, Elmadağ’da yaptığı konuşmada, AKP iktidarının kan kaybedeceğini savundu.
Türkiye Partisi (TP) Genel Başkanı Abdüllatif Şener, AKP içinde parti politikasıyla uyuşmayan çok sayıda milletvekili olduğunu öne sürdü;, Murat Başesgioğlu’nun istifasını da “Memleket için hayırlı olsun” sözleriyle değerlendirdi. Şener, partisinin ilçe binasını açmak için Elmadağ’a gelişinde, partililer tarafından davul-zurna eşliğinde şenlik havasında karşılandı. Pazar yerini gezen Şener, vatandaşlarla sohbet etti. Zeynep Seymen isimli yaşlı bir kadın Şener’e “Şu terörü durdurun Allah’ınızı, Muhammed’inizi severseniz” diye seslendi.
Hayırlı olsun
Pazar esnafının sorunlarını dinleyen Şener, elini uzatmasına rağmen sıkmayan bir esnafa ısrar etti. Eli havada kalan Şener’in, üç-dört kez ısrar etmesi üzerine esnaf Şener ile tokalaştı. Gazetecilerin sorularını da cevaplandıran Şener, ANAP döneminde İçişleri Bakanlığı, Adalet ve Kalkınma Partisi döneminde de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Devlet Bakanlığı yapan Murat Başesgioğlu’nun istifasına ilişkin olarak, “Türkiye’nin temel politikalarında, AKP ile Başesgioğlu’nun düşünceleri arasında öteden beri uyuşmazlık vardı. Uzaktan izlerken fark ediliyordu. Nitekim dün parti içerisinde artık bulunamayacağını, görüşlerinin parti görüşüyle bağdaşmadığını, özellikle açılım konusunda AKP yönetimi ile aynı şeyleri düşünmediğini göstermiştir. Ve uzlaşmaz bir konuma geldiği görülmüş, partiden ayrılmıştır. Memleket için hayırlı olsun” değerlendirmesinde bulundu.
Uyuşmazlık var
“İstifaların devamı gelecek mi?” sorusuna da Abdüllatif Şener, “Parti içinde partinin düşüncesiyle uyuşmaz çok sayıda milletvekili var. Ancak düşüncelerde farklılaşma farklı bir şeydir, partiden ayrılma başka bir şey. Partinin politikasıyla uzlaşamayan çok sayıda milletvekili bulunmasıyla birlikte, bunların ayrılma noktasını ileride göreceğiz” şeklinde cevap verdi. Şener, daha sonra partisinin Elmadağ ilçe binasının açılışını yaptı.
Muharrem İnce'den Arınç'a veryansın…
Bülent Arınç’ın ’Yılın yoksul babası’ seçilmesi sivri dilli vekil İnce’nin dikkatinden kaçmadı.
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, Milli Siyaset Belgesi’nin yenilenmediğini, AKP’lileştiğini ileri sürerek, “8 yılda devletin gelenekleriyle, kodlarıyla oynanıyor” dedi.
İnce, Milli Siyaset Belgesi’nden, tarikatların “irticai tehdit” kapsamından çıkartılacak olmasına da, “Tarikatlar artık tehdit değil Türkiye için ülkeyi yönetenlere göre. Çünkü tarikatlar artık Türkiye’yi yönetiyor. Yani Türkiye’de uluslaşma sürecinin önünde engeller vardı. Birtakım direnç grupları vardı. Radikal unsurlar vardı. Ama Türkiye’de ilk kez ulus, uluslaşma sürecinin tersine döndürülmesi ilk kez iktidar eliyle yapılıyor. Hiçbir zaman bunu yapanlar iktidar değildi. 8 yıldır bunlar iktidar artık. Tarikatlar iktidara gelmiş onlar tehlike görürler mi” dedi.
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, TBMM’de basınla sohbet toplantısı düzenledi. İnce, “Demokrat Parti’nin 1950’de iktidara geldiğinde CHP’yi kapatıp, İnönü’yü de tarihteki huzurlu yere göndermemiş olması en büyük talihsizlikti” diyen Kırklareli Valisi Cengiz Aydoğdu’nun, AKP İl Başkanı yapılmasını istedi.
AKP’nin eğitim politikasını eleştiren İnce, “AKP’nin SBS modeli çöktü, bunu kaldırıyorlar artık. Kaç çocuk bunun mağduru oldu? Kim bu yanlışın hesabını verecek? Gömlek değiştirdiklerini biliyorduk, ama eğitimde reformları değiştiren bir AKP ile karşı karşıyayız” dedi.
-ARINÇ’IN SÖZLERİNİ HATIRLATTI-
Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’nin yenilendiğini belirten İnce, “Aslında Milli Güvenlik Siyaset Belgesi yenilenmiyor, AKP’lileşiyor. 8 yıldır devletin gelenekleriyle, kodlarıyla oynanıyor. Böyle bir durumda saygıdan diz çöken bir hükümetten, korkudan diz çöken bir hükümete doğru geçiş yaptık” dedi. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın geçmişte, “Demokratik bir ülkede gizli anayasa, Kırmızı Kitap gibi tabirler kabul edilemez” dediğini hatırlatan İnce, “Bugün ne oldu da Kırmızı Kitap yenileniyor. Nasıl oluyor da cemaatler, İran, Irak tehdit algılamasından dışarı çıkıyor, ne oldu? Hani böyle bir şey yoktu. Sayın Arınç’ın çelişkilerinin bir başkasıdır bu” dedi.
-“ARINÇ SÜREKLİ AĞLADIĞI İÇİN YOKSUL ZANNETMİŞLER”-
Yoksullara Yardım Vakfı tarafından Arınç’ın yılın babası seçilmesini eleştiren İnce, “Herhalde sürekli ağladığı için Sayın Arınç’ı yoksul zannettiler” diye konuştu.
CHP’li İnce, Arınç’ın, 22. Dönemde bir gecede Meclis Başkanlarının emekli maaşlarını milletvekili maaşlarının iki katı yaptığını belirterek, şöyle dedi:
“22. Döneme kadar milletvekili yapanlarla Meclis Başkanları emekli olduklarında aynı emekli maaşını alırlardı. Arınç bir gece yarısı önergesiyle bunu değiştirdi. Artık Meclis Başkanları milletvekili yapanlardan emeklilikte 2 katı maaş alıyor. -Yani 4 milyar milletvekili alırken Meclis Başkanı yapanlar 8 milyar lira alırlar- Maaş işini halletti, bir de naaş işi var. Rahmetli Bülent Ecevit’in, Devlet Mezarlığına gömülmesi olayında ‘Meclis Başkanları da buraya gömülür’ hükmünü ekledi.Bu dünya tamam, öbür dünya tamam. Tabii orada dokunulmazlığın olmadığını biliyordur herhalde.”
İnce, Yoksullara Yardım Vakfı’na da, “Yoksul babası seçtiğiniz kişi kendi kişisel maaşını 2 katına çıkardı” diye seslendi.
-“OPERASYON YAPMAYACAKLARI GARANTİSİ VERDİLER”-
“Başbakan’ın, ‘Irak’ın kuzeyinin bir bölümü PKK ele geçirmiş’ diye açıklaması var” diyen İnce, şöyle dedi:
“Buradan hükümete günaydın diyorum. 22 Eylül 2003’te Dubai’de bir anlaşma yapıldı. Bu anlaşmaya göre, Türkiye, Kuzey Irak’a operasyon yapmayacak, bunun karşılığında 1 milyar dolar hibe verilecekti. Ya da uzun vadeli 8.5 milyar dolar kredi verilecekti.
2003’te Kuzey Irak’a operasyon yapmama garantisi verirken, başınıza bunların geleceğini bilmiyor muydunuz diye söylemek istiyorum.”
-“MECLİS BAŞKANI SEÇİLİRKEN UZLAŞMA ARANDI MI?”
TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin’in liderlere yaptığı çağrıyı hatırlatan İnce, “Meclis Başkanı, uzlaşma aransın diyor, Meclis Başkanı’na şunu sormak lazım; Meclis Başkanı seçilirken uzlaşma arandı mı? Dayatma mı var, uzlaşma mı? Acaba Meclis Başkanı seçilirken bir uzlaşma ile seçilmiş olsaydı bugün söyledikleri daha fazla kaale alınır mıydı? Cumhurbaşkanı seçilirken uzlaşma arandı mı?Uzlaşmadan kaçıp dayatmacı olanlar, Meclis’te aritmetik ve geometrik çoğunluklarına güvenenler, bugün nasıl oldular bu kadar uzlaşmacı oldular şaşırıyorum” dedi.
-“ADIM ATMASI GEREKEN KİŞİ BAŞBAKAN”-
“Başbakan Erdoğan ile Sayın Kılıçdaroğlu’nun görüşmesi hakkında bir takvim var mı?” sorusuna da İnce, “Daha Başbakan, Genel Başkanımızı genel başkan olmasından doyalı kutlamadı. Adım atması gereken kişi Başbakan’dır” dedi.
“TARİKATLAR ÜLKEYİ YÖNETİYOR”-
Bir gazetecinin, “Milli Siyaset Belgesi’nden tarikatların çıkarılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Tarikatlar tehlike olmaktan çıktı mı?” sorusuna İnce, şöyle dedi:
“Tarikatlar artık tehdit değil Türkiye için ülkeye yönetenlere göre. Çünkü tarikatlar artık Türkiye’yi yönetiyor. Yani Türkiye’de uluslaşma sürecinin önünde engeller vardı. Birtakım direnç grupları vardı. Radikal unsurlar vardı. Ama Türkiye’ de ilk kez ulus, uluslaşma sürecinin tersine döndürülmesi ilk kez iktidar eliyle yapılıyor. Hiçbir zaman bunu yapanlar iktidar değildi. 8 yıldır bunlar iktidar artık. Tarikatlar iktidara gelmiş onlar tehlike görürler mi?”
AKP'de istifalar…
Kocaali AKP İlçe Teşkilatı’ndan 20 üye, istifa dilekçelerini bugün AKP İl Başkanı Recep Uncuoğlu’na verdi.
Vatan’da yer alan habere göre, Uncuoğlu, yaptığı açıklamada, “İstifa eden arkadaşlarımızla görüşmelerimiz sürüyor. İstifa eden 20 üyemizden yarısı yedek, yarısı asil üyedir. İl Başkanlığı’na verilen istifa dilekçelerinde `Teşkilatın iç meseleleri ve ilçede daha geniş kitlelere hitap edilebilmesi için Kocaali İlçesi’ndeki sıkıntılardan dolayı istifa ediyorum’ demişler. Genel başkanlığımız konuyla ilgili değerlendirmeyi yapacak” dedi
Gülen'den şok…
AKP’de Gülen şaşkınlığı
05-06-2010 02:42
Fethullah Gülen’in İsrail’in rızası alınmadan Gazze’ye yardım götürülmeye çalışılmasını eleştirmesi, AKP’de büyük şaşkınlık yarattı.
Bazı parti yöneticileri, “İsrail, uluslararası sularda saldırdı ve cinayet işledi. Gülen, neden böyle bir açıklama yaptı anlamadık, çok garip” görüşünü dile getirdiler.
Bazı partililer, bu konudaki soruları yanıtsız bırakırken, bir parti yöneticisi, “Çok garip bir açıklama. Ama açıklamanın tamamını okuyup bir değerlendirme yapmak lazım. Bunlar yardım gemileri, uluslararası sularda İsrail saldırıyor ve cinayet işliyor. Bu konuda Türk hükümeti gereken tavrı ortaya koydu. Tüm dünyada bir kamuoyu oluşmuşken böyle bir açıklama yapılması çok tuhaf” görüşünü dile getirdi.
Parti kulislerinde, Gülen’in, ABD’nin İsrail’e yönelik desteği nedeniyle böyle bir açıklama yapmış olabileceği ifade edilirken, “Gülen, birçok kesim tarafından bu yönde bir tavır sergilemesi için baskıya maruz kalmış olabilir” görüşü dile getirildi.
Partide yapılan bir başka yorum ise, Gülen’in bu tür gerginliklerden hoşlanmadığı ve ortamı yumuşatmayı hedeflemiş olabileceği yönünde. Bir parti yöneticisi, “Gülen cemaati gerginliklerden hoşlanmaz. Bu yüzden gerilen havayı yumuşatmak için böyle bir açıklama yapmış olabilir” dedi. Parti kulislerinde, Gülen’in ABD’deki Yahudi lobisinin desteğini alabilmek için de böyle bir tavır sergilemiş olabileceği de söyleniyor.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ı kaset olayının ardından aramasının AKP hükümeti ile arasına mesafe koyduğu şeklinde değerlendirilirken, parti yöneticileri, “Gülen ile hükümet arasında bir sıkıntı mı var” sorularına, “Bu açıklamalar kesinlikle bize dönük değil” yanıtını verdiler.
