Tag Archives: ABD
Haşimi’yi tutuklama kararı…
Irak’tan son ABD askerinin çekilmesiyle birlikte patlak veren siyasi krizde, bugün Cumhurbaşkan Yardımcısı Tarık el Haşimi için “teröristler gruplarla bağlantısı olduğu” gerekçesiyle önce yurtdışına çıkış yasağı getirildi, ardından da tutuklama emri çıkarıldı.
Haşimi merkezli yaşanan siyası krizin, Irak’ta çoğunluktaki Şiiler ile Sünniler arasındaki gerilimi artırmasından endişe ediliyor.
Gündüz saatlerinde üst düzey bir güvenlik yetkilisi, “Beş üyeli yargı komitesi, Tarık el Haşimi’nin ve korumalarından bazılarının terörle ilgili meseleler dolayısıyla yurtdışına çıkmasını yasakladı” dedi.
Akşam saatlerinde de günlerdir yalanlanan tutuklama kararının bugün alındığı yönündeki açıklama geldi.
Irak İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Adil Daham düzenlediği basın toplantısında, “terörist faaliyetlerle” ilişkisinden dolayı Haşimi hakkında tutuklama emri çıkarıldığını söyledi.
Daham, Haşimi’nin koruması olduğunu belirttiği yakalanan bazı zanlıların Haşimi ile son dönemde meydana gelen bazı saldırıların bağlantılı olduğunu itiraf ettiklerini vurguladı. Haşimi’nin korumalarından bazıları “terör faaliyeti şüphesiyle” gözaltına alınmıştı.
Daham’ın açıklamasına göre, yakalama emri, beş yargıç tarafından imzalandı.
Haşimi’nin ofisinden daha erkan saatlerde yapılan açıklamada, Cumhurbaşkan Yardımcısı’nın evinin çevresinde günlerdir güvenlik güçlerinin barikat kurduğu, bunun taciz niyetiyle atılmış bir adım olduğu ifade edildi.
SÜNNİ-Şİİ ÇATIŞMASINDAN ENDİŞE EDİLİYOR
Her ikisi de Sünni Irakiye bloğunun üyeleri olan Haşimi ve Başbakan Yardımcısı Salih el Mutlak üzerinde, 28 Kasım’da Irak parlamentosuna düzenlenen ve bir milletvekilini hedef alan bombalı saldırıyla ilgili oldukları iddiasıyla son günlerde yoğun bir baskı kuruldu.
Ancak Haşimi ve Mutlak’ın çevresindeki isimlerden yapılan açıklamalarda bu iddialar kesin bir dille yalanlanırken, bu girişimlerin, Sünnileri sindirmek isteyen Şii Başbakan Nuri el Maliki’nin bir oyunu olduğu öne sürüldü.
Hillary Clinton annesini kaybetti…

Annesinin rahatsızlanması üzerine Türkiye ziyaretini iptal eden ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’a kötü haber geldi.
Clinton ailesi tarafından yapılan açıklamada, 92 yaşındaki Rodham’ın bu sabah saatlerde hayatını kaybettiği bildirildi.
ABD Dışişleri Bakanı Clinton, annesinin rahatsızlığı nedeniyle İngiltere ve Türkiye ziyaretlerini iptal etmişti.
ABD’de geçim sıkıntısı yürüyüşü…
ABD’nin New York kentinde ekonomik kriz, küresel ısınma, işsizlik ve sosyal eşitsizlik gibi sorunları protesto eden yüzlerce gösterici, kentin ünlü Brooklyn Köprüsü’nü trafiğe kapatınca polis tarafından gözaltına alındı.
Kentte iki haftadır süren ve ünlü finans caddesi Wall Street’te yoğunlaşan gösterilere katılan protestoculardan bir kısmının uyarılara rağmen köprüye yönelmesi ve bir trafik şeridini saatlerce kapaması üzerine polis harekete geçirdi.
PROTESTOCULAR BROOKLYN KÖPRÜSÜNÜ KAPATTI / FOTO HABER
New York polisi, trafiğin akışını engelleyen ve polisin müdahalesine direnen 700 kişinin gözaltına alındığını açıkladı.
POLİSLE GÖSTERİCİLER ARASINDA ARBEDE ÇIKTI / FOTO GALERİ
Brooklyn köprüsü, polisin müdahalesinin ardından yeniden trafiğe açıldı.
New York’ta dün de binlerce kişi, daha önce işgal ettikleri Wall Street’te yürüyüş yaparak ekonomik krizin etkilerini protesto etmiş, gösteri olaysız geçmişti.
Gösterilerine iki hafta önce başlayan protestoculardan 80 kadarı da 24 Eylül’de güvenlik güçleri tarafından gözaltına alınmıştı.
GEÇİM SIKINTISI PROTESTOSU
Brooklyn’de yaşanan protesto gösterisine ülkenin dört bir yanından gelen ABD’li katıldı. Ohio eyaletinden gelen Moira Laughlin adındaki gösterici, iki buçuk yıldan beri işsiz olduğunu belirtti. Laughlin, “İki tane çocuğum var. Mortgage ödemelerimi çok zor karşılıyorum” dedi.
Wall Street’te kamp kuran ve sokaklarda yürüyüşe geçen çok sayıda gösterici ise polisin kendilerine şiddet uyguladığını öne sürdü. Görgü tanıkları polisin göstericiler üzerine biber gazı sıktığını belirtti.
Çok sayıda insanın yoksulluk, toplum içi şiddet ve adaletsizliği protesto ettiği gösteriye çok sayıda sendika da destek verdi. Ayrıca, ünlü aktris Whoopi Goldberg ve belgeselci Michael Moore’da protestocuların arasında yer aldı.
New Mexico eyaletinin başkenti Albuquerque, Boston ve Los Angeles kentlerinde de benzer protestolar düzenlendi.
Obama,BM Konseyine seslendi….

ABD Başkanı Barack Obama, New York’ta bugün başlayan Birleşmiş Milletler Genel Kurul toplantısındaki konuşmasında BM Güvenlik Konseyi’nin Suriye yönetimine karşı yaptırım kararı almasını istedi.
Obama, “Suriye’nin iyiliği için ve dünyanın barış ve güvenliği için tek bir sesle konuşmalıyız. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin Suriye rejimine karşı yaptırım kararı vermesinin ve Suriye halkının yanında yer almasının zamanıdır” dedi.
“Eylemsizliğin bahanesi olmaz” diyen Obama, ABD‘nin ve birçok müttefikinin Suriye’nin cezalandırılması konusunda birlik olduğunu da sözlerine ekledi.
BM Güvenlik Konseyi daha önce Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ı kendi halkına silah doğrulttuğu için kınamıştı. Ancak Konsey Esad’a ve rejimine uygulanacak yaptırımlar konusunda bir uzlaşmaya varamamıştı.
BARIŞIN KISA YOLU YOK
Konuşmasında Ortadoğu sorunu ve Filistinlilerin bağımsız devlet olma girişimlerine de değinen Obama, Filistinlilerin kendi devletlerine sahip olmayı hak ettiklerini ancak bunun sadece İsrail’le yapılacak görüşmelerle sağlanabileceğini belirtti.
OBAMA’DAN İSRAİL’E BÜYÜK DESTEK
İran ve Kuzey Kore’nin nükleer programlarını uluslararası hukukun denetimi altına sokmayı başaramamaları durumunda, uluslararası alandaki yalnızlıklarının derinleşeceğini de söyleyen ABD Başkanı, “Eğer hükümetleri sorumluluklarını yerine getirirse, bu ülkelerin halkları için gelecekte çok büyük fırsatlar söz konusu. Ama eğer uluslararası hukukun dışında hareket etmeye devam ederlerse daha büyük bir baskı ve yalnızlıkla karşı karşıya kalırlar” dedi.
Camide siyaset…
AB ile İlişkilerden Sorumlu Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Pakistan’da meydana gelen sel felaketi sonrasındaki insani durum konulu özel oturuma katılmak üzere New York’a geldi.
Bağış’a Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Başkanı ve Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu da eşlik etti.
Egemen Bağış, Pakistan’a yardım konulu BM oturumuna asıl olarak Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun katılacağını ancak, oturumun Yüksek Askeri Şura toplantısından sonra ilk kez gerçekleşecek Milli Güvenlik Kurulu toplantısına denk gelmesi nedeniyle, MGK toplantısına hükümet olarak eksiksiz katılmayı uygun gören Başbakan Tayip Erdoğan’ın isteği üzerine kendisinin New York’a geldiğini belirtti.
Sohbet toplantısının ardından namaz kılıp, New York’ta yaşayan vatandaşlarla birlikte iftar yapan Mevlüt Çavuşoğlu ve Egemen Bağış, daha sonra Fatih Camii’nde birer konuşma yaptı.
Uzun yıllar New York’ta yaşayan Çavuşoğlu ve Barış, bu süreç içinde ABD’de yerleşik Türk toplumuna olan katkılarından söz etti.
Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Başkanı Çavuşoğlu, konuşmasında, kendisini Türkiye’yi tüm AB ülkelerine anlatmaya çalıştığını belirtti ve ‘Türkiye’nin ne kadar büyük bir ülke olduğunu, Türkiye’nin demokratikleşme, hukukun üstünlüğünü sağlama, insan hakları, temel hak ve özgürlükler gibi birçok konuda ne kadar mesafe kat ettiğini AB ülkeleri ve kurumlarına en iyi şekilde anlatıyorum’ dedi.
“Onlara değer vermemek lazım”
AB ile İlişkilerden Sorumlu Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış da konuşmasına, ‘Biraz önce Mevlüt kardeşim, Türkiye’deki bir takım statükocu zihniyetin bizimle ilgili sözlerinden bahsetti. Onlara değer bile vermemek lazım, yorum bile yapmamak lazım. Çünkü onlar ne zaman Türkiye’de bir parça yetkiye sahip oldularsa millete kıtlık yaşattılar’ diye başladı.
“Hamdolsun Türkiye’de kervan yürüyor”
Bağış, konuşmasını ‘Millete sıkıntı yaşattılar. Fitne, fesatla işleri oldu, iftiralarla sadece iş yapmaya çalıştılar. İşte o yüzden de Türk Milleti onları ebedi muhalefete mahkum etti, vicdanlarda yargılandılar. Ama hamdolsun Türkiye’de kervan yürüyor kervan yürümeye de devam edecek’ diye sürdürdü.
Camide referandum !
New York’un Brooklyn semtindeki Fatih Camii’nde yaptığı konuşmada, muhalefet partilerini sert bir dille eleştiren Devlet Bakanı Egemen Bağış, 12 Eylül’de gerçekleşecek referandum konusunda da değindi.
Bağış, ‘O zihniyet, talimatla uzaktan kumandayla yönetilen muhalefet liderleri paketin içeriğine hiç girmeden, tamamen demagoji yaparak, insanlarımızın algısını, kafasını karıştırarak, insanları yanlış bilgilerle yönlendirmeye kalkıyorlar’ diye konuştu. Anayasa değişikliği paketinin, pozitif ayırımcılığı anayasal güvence altına aldığını anlatan Bağış, ‘Bu kısıtlı zihniyet, Anayasa Mahkemesi’ne gidip, anayasanın eşitlik mahkemesine aykırı diye bir karar çıkartarak onu engelleyebiliyorlardı. Pozitif ayırımcılığın, anayasal güvence altına alınmış olmasıyla o tür kararları engellemiş olacağız’ diye konuştu.
“Hayır diyen zihniyetle mücadele edelim”
Bağış, Amerika’da yaşayan Türklerden, seyahat ya da bayram nedeniyle Türkiye’ye gidişlerinde, havalimanlarında kurulu sandıklarda oy kullanmalarını isteyerek, ‘Maalesef bu paketin içeriğini incelemeden, bazı demagojilerle, ‘hayır’ diyen zihniyetlerle de mücadele etmek durumundayız. O yüzden, sizlerin de bu konuyu iyi bilmenizi, Türkiye’deki sevdiklerinizle buradan yapacağınız görüşmelerde iyi anlatmanızı çok önemsiyoruz. Paketin içeriğini inceledikten sonra, hala gönlünde ‘hayır’ verme arzusu olanlar varsa onlara saygı duyarız. Ama paketin içeriğini okumadan, incelemeden, araştırmadan, sadece bir takım, işte Türkiye’de devleti hala çetelerin yönetmesini arzu eden, bulanık suda balık avlamaya alışmış karanlık zihniyettekilerin çağrılarının etkisinde kalıp, ‘hayır’ oyu veren kardeşlerimizi de bir kez daha düşünmeye davet etmek istiyorum’ diye konuştu.
Bağış, paketin mükemmel olmayabileceğine, eksiklikleri olabileceğine de değinerek, ‘Ama şunu sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu pakete ‘hayır’ dendiği zaman Türkiye hiçbir şey kazanmayacak. Ama bu pakete ‘evet’ dendiği zaman, bugünkünden daha iyi bir noktaya gideceğiz’ dedi.
Yine Rusya ve ABD..
Rusya, ABD’yi, 1991’de imzalanan ve yenilenmesine karar verilen Stratejik Silahların Azaltılması Anlaşması’nı (START) ve Biyolojik ve Toksin Silahlar Sözleşmesi’ni ihlal etmekle suçladı. Rusya Dışişleri Bakanlığı ihlallerle ilgili bir liste ybiyolojik silahayımlayarak “ABD’nin Rusya’nın kaygılarını giderecek adımlar atmadığını” vurguladı.
Yunanistan'daki Kriz…
Yunanistan’daki ateş herkesi yakacak
10-05-2010 02:31
New York Times, Yunanistan’daki krizin ABD’yi de olumsuz yönde etkilediğini, küresel ekonomiyi etkisi altına almaya başladığını yazdı.
Yunanistan’daki borç krizinin ve Avrupa bölgesindeki zor ekonomik durumun ABD’nin yanı sıra, Latin Amerika ve Asya ülkelerini de etkilediğini yazan gazete, “Artan küresel kaygı, istihdamın yenice artış gösterdiği ABD’deki ekonomik toparlanmayı yavaşlatma tehdidi içeriyor” dedi. Yunanistan’daki krizin, İspanya, Portekiz gibi “kırılgan ülkeleri” etkilemesinin yanı sıra, İngiltere, Almanya ve hatta ABD’deki devlet borçlanmalarının sürdürülebilirliğini kötü etkileyebileceğine dair derin endişeleri de ortaya çıkardığı belirtildi.
Bu arada Uluslararası Para Fonu (IMF) Yunan ekonomisinin kurtarılması için 30 milyar dolarlık acil yardım planını onayladı IMF Yönetim Kurulu’ndan yapılan açıklamaya göre, Yunanistan’a yardım paketi üç yıllık borç teminatıyla “stand-by” ilkesince IMF’nin özel oturumunda kararlaştırıldı.
Öte yandan Yunanistan’da yapılan kamuoyu yoklamasının halkın yüzde 56.3 oranındaki kesiminin kemer sıkma politikası çerçevesinde alınan ekonomik önlemleri, ülkenin iflas etmesine tercih ettiğini ortaya koydu. MRB araştırma şirketinin araştırmasına göre ise Yunan halkının, yüzde 43.5’inin ‘hayal kırıklığı’, yüzde 40.8’inin ‘öfke’, yüzde 34.1 oranındaki bölümünün ise içinde bulunulan durumdan ‘utanç’ hissettiğini belirtti
ABD ile İran krizi kapıda…
Ermeni soykırım savlarına yönelik tasarı nedeniyle hassas bir dönemden geçen Türkiye-ABD ilişkilerinin İran konusunda daha ciddi bir krize gebe olduğu görüşü öne çıktı. ABD yönetimi içinde Türkiye ile ilgili birimlerin kısa bir süre önce bir araya gelerek bir toplantı yaptığı ve toplantıda İran’a yaptırımlar konusunda “gönülsüz” olan Ankara’yı nasıl yanlarına çekeceklerinin konuşulduğu da öğrenildi.
Washington’da ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nin 1915 olaylarını soykırım olarak kabul etmesinin iki ülke arasında giderek derinleşen görüş ayrılıklarının yalnızca yüzeye çıkan bölümü olduğu, aslında ikili ilişkilerde çok daha büyük çatlakların yaşandığı görüşü egemen. Cumhuriyet’e konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan bir AB yetkilisi Türkiye ve ABD’nin Afganistan, İran, İsrail, Ermenistan gibi pek çok konuda ayrıştığı ve iki ülke arasındaki tek başarılı politikanın Irak olduğu görüşünü öne sürdü.
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın İran’a yönelik söyleminin Washington’da “çok keskin” bulunduğunu ve iki ülke arasındaki büyük görüş farklılığına işaret ettiğini ifade eden Avrupalı yetkili, önümüzdeki dönemde İran konusunun ikili ilişkilerin geleceği açısından “belirleyici” bir faktör olacağını belirtti. Yetkili ayrıca Washington’da ABD Başkanı Barack Obama’nın geçen yıl nisanda Türkiye’ye yaptığı ziyaretle Ankara’ya el uzattığı ancak bunun karşılığını henüz göremedikleri yönünde bir his olduğundan da söz etti. AB’li yetkiliye göre, ilişkiler ne kadar kötü olursa olsun Ankara’ya büyük yatırım yapan ABD yönetimi bunu açık bir biçimde kabul edemez.
‘Türkiye ne yapıyor sorusu’
Türkiye-ABD ilişkileri üzerine çalışan gözlemciler ise Obama yönetimi içinde Türkiye’nin İran tutumuna yönelik gözle görülür bir rahatsızlık yaşandığı ve Washington’ın İran konusunda Türkiye’yi yanına çekmeye odaklandığını belirtti. “İran’ın avukatlığını üstlenmiş görünen ve Avrupalı bir müttefik gibi davranmayan” Ankara’nın kafa karıştırdığı görüşünü öne süren gözlemciler “Türkiye ne yapıyor” sorusunun da daha fazla duyulduğunu iletti.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde İran’a yaptırımlara yönelik oylamada Türkiye’nin “açık bir evet” oyu vermesini isteyen ABD yönetimi şu sıralar Ankara’yı ikna etmenin yollarını aramakla meşgul. Gözlemcilere göre iki ülke ilişkileri son derece “kaygan, belirsiz ve potansiyel olarak patlayıcı” bir döneme giriyor.

