Akman,Kanal 7′de ofis açtı…
Kanal 7′de ofis açtı ancak…
Almanya’da faaliyet gösteren Deniz Feneri e.V. Derneği aracılığıyla Türkiye’de faaliyet gösteren Kanal 7 televizyonu başta olmak üzere bazı şirketlere yasadışı yollardan para transferi yapıldığı iddiasıyla açılan soruşturma kapsamında yaklaşık 3 ay tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakılan eski Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Zahid Akman, Kanal 7′de kendisine ofis açtı. Ancak bu durum ”Kamu Görevlerinden Ayrılanların Yapamayacakları İşler” hakkındaki yasaya aykırı.
Akman ile birlikte ilk dalga operasyonda, Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman, Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Çelik, Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Karahan tutuklanmıştı. 3 ay tutuklu kalan Akman, daha sonra tahliye edilmişti.
Cumhuriyet’in haberine göre, tüm bu sürecin ardından Akman, Kanal 7’nin Ankara Balgat’ta bulunan Ankara Temsilciliği’nde kendisine ofis açtı.
İddialara göre Akman, zaman zaman buraya giderek çalışmalarını sürdürüyor. Cumhuriyet’in Kanal 7′yi arayarak ulaşmaya çalıştığı Akman, telefonlara yanıt vermezken, sekreteri “Kendisi zaten bizim yönetim kurulu üyemiz, biz aradığınızı iletelim” demekle yetindi.
www.hurriyet.com.tr
Türkiye kara listede birinci…
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) geçen yıl en fazla mahkum edilen ülkeler sıralamasında Türkiye ilk sırada yer aldı.
Güncelleme:26 Ocak 2012 20:15
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Başkanı Nicolas Bratza, Strasbourg mahkemesinin, 2011 yılı çalışmalarıyla ilgili basın toplantısı düzenledi ve geçen yıl ülkeler aleyhinde alınan insan hakları ihlalleriyle ilgili kararlar hakkında bilgi verdi.
Bratza tarafından verilen bilgiye göre, Türkiye geçen yıl 159 davada, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin en az bir maddesini ihlalden dolayı AİHM’de mahkum edildi.
Türkiye’yi bu sıralamada 121 davayla Rusya, 105 davayla Ukrayna izledi. Yunanistan 69, Romanya 58, Polonya 54 davada yine AİHS’nin en az bir maddesinin ihlali dolayısıyla geçen yıl Strasbourg Mahkemesi tarafından mahkum edildi.
AİHM Başkanı, Strasbourg mahkemesinde bekleyen davaların sayısının giderek artmasına dikkati çekerek, üye ülkelerin ulusal yargılarının, AİHM içtihatlarına ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne daha fazla saygı göstermeleri çağrısı yaptı.
Bratza, çok fazla davayla uğraşmak zorunda kalan AİHM’nin maddi sorunlarının çözülmesi konusunda da üye ülkelere yaptığı çağrıyı yineledi.
İnsan haklarının kesinlikle lüks bir konu olarak değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizen AİHM Başkanı, son ekonomik kriz nedeniyle hukuk devleti ve insan haklarının korunması konusunun bazı üye ülkelerin öncelik gündeminden düştüğü gerekçesiyle eleştirdi.
AİHM’den alınan bilgilere göre, Türkiye’nin mahkum edildiği davaların önemli bir kısmını, yargılama süresinin uzunluğu, adil yargılama hakkının ihlali, kötü muamelenin yasaklanması, etkili soruşturma hakkının ihlali ile mal ve mülkiyet hakkının korunmasıyla ilgili şikayetler oluşturuyor
Gelir testi yaptırınız….
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, bu ay sonu bitecek gelir testi süresinde uzatmanın söz konusu olmadığını ancak Ocak ayı primlerinin Şubat sonu itibariyle yatırıldığı için Genel Sağlık Sigorta Sistemi’nde (GSS) bulunmayan 1 milyon 700 bin kişinin şubat ayı sonuna kadar gelir testi başvurularını yapabileceklerini söyledi.
Vize süresi dolanlar ile SGK’ya hiç kaydı olmayanların, bu ayın sonuna kadar gelir testi yaptırması gerektiğini ifade eden Çelik, şöyle konuştu: “Süre ayın 31’inde doluyor, süre uzatımı yok. Ama şöyle bir durum var. Gelir testi yaptıranlar, ocak ayı primlerini şubat ayı sonunda ödeyecekleri için, böyle bir marj var ortada. Bu süreyi değerlendirme imkanları var. Biz kurum olarak şubat ayında da gelir testi yaptırma imkanlarını sağlıyoruz. Yoksa süre uzatımı değil. Ocak primlerinin ödenmesi şubat sonunda olduğu için, bu süreyi kullanma imkanları var.”
212 lira prim ödemesi
SGK Başkanı Fatih Acar da Genel Sağlık Sigortası (GSS) sistemine kaydı olmayan 1 milyon 700 bin kişiye mektup gönderdiklerini belirterek, “Sisteme kaydı olmayanların geliri, müracaat etmezlerse asgari ücretin 2 katı olarak kabul edilecek ve 212 lira prim ödeyecekler. Primler şubat sonuna kadar ödenebildiği için, bu kişiler başvurularını şubat içinde de yapabilecek” dedi. Acar, 18 yaşından küçük olanların sağlıktan yararlanmaya devam edeceğine işaret ederek, lisede okuyanların 20 yaşına kadar, üniversitede okuyanların ise 25 yaşına kadar ailesi üzerinden sağlıktan yararlanmaya devam edeceğini vurguladı. Acar, “25 yaş üstü olan çocuk, üniversitede okuyor olsa bile gelir tespitine dahil olacak ve geliri yoksa yeşil kart üzerinden sağlık yardımı alacak. Kız çocukları evlenmişse veya işe girmişse kendi üzerinden sağlıktan faydalanacak. Bu durumlar yok ise kız çocuğu 30 yaşında olsa bile ailesi içinde değerlendirilecek” dedi.
Sözleşme imzalanmazsa vatandaş ilacı parayla alacak
TÜRK Eczacılar Birliği (TEB) ile Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) arasındaki ilaç alım protokolü yenileme görüşmelerinde uzlaşma sağlanamadı. TEB Genel Sekreteri Harun Kızılay, “1 Şubat’a kadar sözleşme imzalanmazsa vatandaşlar ilaçları parayla alacak, faturalarını daha sonra SGK’ya götürebilecek. Bu da birçok pahalı ilacın kullanımında sıkıntı yaratacak” dedi.
Gelir testi kuyruğu gece yarısından başlıyor
Çağatay KENARLI (DHA)
GENEL Sağlık Sigortası kapsamına girmek isteyen birçok vatandaş, gece yarısından itibaren ilçelerinde bulunan kaymakamlık binasındaki sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının önünde uzun kuyruklar oluşturdu. Küçükçekmece Kaymakamlık binası önünde 01.00 sıralarında sıraya girdiğini söyleyen bir vatandaş, “Bir haftadır gelip gidiyoruz, böyle bir şey olur mu?” derken, başka bir vatandaş da 1 haftadır sıra numarası alamamaktan yakındı. Teste girmek isteyenler, bağlı bulundukları ilçelerin sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarından sıra numarası alıyor. Sıra numarası alanlar bu teste giriyor.
2.Titanic’ten ses geliyor…

Lüks yolcu gemisi Costa Concordia’ya dalışlar gerçekleştiren İtalyan Mareşal Danilo Del Carro, yaşadıklarını Parisien gazetesine, “Suyun altında her şey çok farklı. Gemi sanki canlı gibi. İnanılmaz. Sürekli tuhaf sesler, iç karartıcı gıcırtılar duyuluyor. Denizin dibinde her ses, olduğundan çok daha yüksek olarak işitiliyor” cümleleriyle anlattı.
Costa Concordia’nın yaptığı kazanın üzerinden 10 gün geçti ama gemiyle ilgili arama çalışmaları hala devam ediyor.
İtalyan Hükümet Sözcüsü Franco Gabrielli, olumsuz hava koşulları nedeniyle ara verilen ve dün tekrar başlayan çalışmaların hem su yüzeyinde hem de geminin batık kısmında sürdürüldüğünü bildirdi.
Yolcu gemisinin batığında arama ve araştırma yapan dalgıçlar hala kayıp kişilerin tümüne ulaşabilmiş değil.
“MANTOLAR, GÖZLÜKLER ARASINDAN İLERLİYORUZ”
Dalgıçlar güvenlik ipleriyle, meslektaşlarının onları beklediği kanoya bağlı olarak çalışıyor.
Araştırmalar başladığından beri, kurtarma ekibi birçok zorlukla karşılaştı. Bilhassa, her yere yığılan eşyalar çalışmaları güçleştiriyor, dalgıçlar için tehlike oluşturuyor.
Danilo Del Carro, “Kendimize gözlükler, mantolar, pusetler arasından bir yol açmak zorundayız. Her şey terk edilmiş ve harap durumda” diye anlatıyor.
“CESETLE KARŞILAŞMAK KORKUNÇ”
La Tribune de Genève’e konuşan mağara bilimci dalgıç Fabio Paoletti ise yıkıntılar arasında ilerlemenin “zor ve yorucu” olduğunu belirtiyor ve şöyle devam ediyor:
“Görüş mesafemiz 10 ile 80 cm arasında değişiyor. Cesetleri bulmak için, masa örtülerinden kıyafetlere kadar her şeyi kontrol etmemiz gerekiyor. Suda yüzen elektrik kabloları tehlikeli. Bunlara dolanma riski yüksek.”
Her dalışta “bilinmezliğin korkusunu” yaşadığını söyleyen Paoletti’ye göre, “Cesetle karşılaşmak korkunç” bir şey. Çünkü insan sevinmeli mi, üzülmeli mi bilemiyor.
www.hurriyet.com.tr
Seda Sayan işkembeci çıkışı…

SEDA Sayan ile Twitter’da tanıştığı Gaziantepli terzi Erkan Çelik’in Gayrettepe’de çekilen görüntüleri ortaya çıktı.
Sayan ile evli ve bir çocuk babası Çelik’in aşk yaşadığı, hatta ünlü sanatçının Çelik’e araba hediye ettiği öne sürülmüştü. Çelik ise kendisini “Bana araba aldığı iddiası yalan. Bir kere birlikte stüdyoya gittik. Orada alkol aldığı için benden arabasını kullanmamı rica etti, hepsi bu” sözleriyle savunmuştu. O gün çekilen görüntüler, TNT’nin “Magazin Dünyası” programında ekrana geldi. Görüntülerde ikili, Gayrettepe’deki Şayan 24 adlı mekândan çıkarken görülüyor. Sayan, merdivenlerden inerken Çelik’in koluna tutunuyor. Muhabire “İyi akşamlar” diyen ikili, daha sonra Sayan’ın aracına biniyor. Aracı Erkan Çelik kullanıyor.
www.hurryet.com.tr
Nedim Şener kızını sordu…
Oda tv davası devam ediyor. Duruşmanın başlangıcında salona alınan Nedim Şener, öyle bir soru sordu ki izleyenler boğazına yumruk yemiş gibi oldu. Şener, eşine dönerek ‘Kızımız Vecide’nin karnesi nasıl?’ diye sordu, salondakilerin gözleri doldu.
NAZLI ILICAK ŞİKAYETİNDEN VAZGEÇTİ
Başkan Ekinci, davanın tek müştekisi olan gazeteci yazar Nazlı Ilıcak’ın celse arasında mahkemeye gelerek ifade verdiğini ve şikayetinden vazgeçtiğini söylediğini belirtti.
Duruşmaya, savcı Ufuk Ermertcan’ın sağlık sorunları nedeniyle izin alması dolayısıyla özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Berk katıldı.
Sanık Hanefi Avcı’nın savunmasıyla devam eden duruşmayı, CHP Denizli Milletvekili İlhan Cihaner, CHP İstanbul Milletvekili Oktay Ekşi ve gazeteci yazar Ruşen Çakır ile bazı yabancı basın mensupları da izliyor.
ŞENER’DEN EŞİNE: KIZIMIZIN KARNESİ NASIL?
Duruşmada Nedim Şener’in eşine dönerek sorduğu ‘Kızımız Vecide’nin karnesi nasıl?’ sorusu salondakilere duygusal anlar yaşattı.
Duruşmada söz almak isteyen Nedim Şener, “Savunmam eksik kalmış. Bir önceki duruşmada kısa kesmek zorunda kalmıştım. Devam etmek isterim” dedi.
YURDAKUL’UN SAĞLIK RAPORU
Başkan Ekinci, hakkında sağlık durumunun belirlenmesi nedeniyle Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmesine karar verilen tutuklu sanık Doğan Yurdakul’a Adli Tıp’a gidip gitmediğini sordu. Yurdakul Adli Tıp Kurumu’nda sağlık kontrolünden geçirildiğini ve anjio olması gerektiğini ifade etti. Başkan Ekinci ise Adli Tıp’tan kendilerine bu konuyla ilgili bir rapor gelmediğini geldiği takdirde bir karar verileceğini kaydetti.
www.hurriyet.com.tr
Musa ve Sarah’ın yolları ayrılmış…
Musa’yla Sarah aşkını duymayan kalmamıştı. 13 yaşındaki Sarah’la imam nikahıyla evlenerek İngiltere’yi ayağa kaldıran Musa yeni hayatını anlattı: “Oğlum Muhammed’i hiç göremedim. Sarah onu göndermiyor. Sadece internetten görüşüyoruz.”
“Büyük aşk” 1997’de, 13 yaşındaki İngiliz kızı Sarah’ın ailesiyle birlikte tatil için Alanya’ya gelmesiyle başlamıştı. Kısa sürede evlilik kararı alan küçük aşıklar bütün tepkilere rağmen hayatlarını birleştirmeyi başarmışlar ancak işler hiç de düşündükleri gibi gitmemişti. Musa aşkı uğruna, “Küçük yaştaki kızı alıkoymak” suçundan 28 gün cezaevinde yatmış, 13 yaşındaki Sarah ise İngiliz yöneticiler ve ailesinin baskıları sonucu ülkesine dönmek zorunda kalmıştı. Çiftin beraberliğinden İngiltere’de dünyaya gelen Muhammed ise babasını görmeden büyüdü.
Vatan Gazetesi’nden Öznur Karslı’nın haberine göre, yıllar sonra her ikisi de evlenen Sarah ve Musa sadece çocukları Muhammed için telefonla görüşüyorlar. Sarah şimdi 28 yaşında. Memleketi Kahramanmaraş’ta yaşayan Musa ise kendi işini kurmuş. Musa bir gün oğlu Muhammed’le yan yana gelebilmenin hayalini kuruyor. Bir dönemin dillere destan aşığı Musa Kömeağaç Sarah’sız hayatını şöyle anlattı:
‘Babası hep destek oldu’
“Muhammed’i doğduğundan beri görmedim, hiç yan yana gelmedik. İnternetten görüntülü olarak konuşuyoruz. Türkçe bilmiyor, sadece “Baba seni seviyorum” diyor. Basında çıkan haberler, İngiltere medyasında yazılıp çizilenlerden dolayı oğlumla hiç yüz yüze gelemedik. Muhammed şu anda 15 yaşında. Oğlumun yanına gidip onu görmeyi çok istiyorum. Türkçe bilmiyor ve yanımda olmadığı için doğal olarak aramızda kopukluk oluyor. O dönemde çıkan olaylar oğlumla benim arama mesafe koydu. Sarah’la da eskisi gibi gergin değiliz, çocuğumuz için görüşmek zorundayız. Ailesi ise bana karşı çok iyiler, hatta süperler. Özellikle babası bana çok destek oldu”
‘Yeni eşimle mutluyum’
“Sarah çocuk yanında olduğu için durumdan memnun. Yaz tatillerinden yanıma göndermek istemiyor. Çünkü “Muhammed bir daha İngiltere’ye dönmez” endişesi yaşıyor. Sarah da anladığım kadarıyla evlenmiş, yeniden kendi dinine dönmüş. Ama babası Müslüman olmuş, şimdi Ahmet ismini kullanıyor. Ben yeni bir hayat kurdum, İntizar ve Mehmet Ali adında iki çocuğum daha oldu. Yeni eşimle mutluyum. Yaşadıklarımdan haberdar, Sarah ile olan hikayemi hayranlıkla izlemiş. Ben eskiye dönmek istemiyorum. Aşk, vardı, sevgi vardı ama karşılığı bu olmamalıydı. Bunlardan dolayı eski Musa’yı gömdüm. Şimdi hafızamda sadece oğlum Muhammed var. Memleketim Kahramanmaraş’ta elektronik ürünleri üzerine bir dükkan işletiyorum. Çocuklarım ve ailemle çok mutluyum”
www.hurriyet.com.tr
Paris’te 40 bin Türk yürüdü…

Sözde Ermeni soykırımını inkâra hapis ve para cezası getiren teklifi protesto için yağmura rağmen Avrupa’nın dört bir yanından Paris’e gelen 40 bin kadar Türk, 4800 metre yürüdü. Yürüyüş aşırı yoğunluktan 1.5 saat geç başladı. Avrupa’da her görüşten Türk’ün ilk kez bir araya gelip, böyle büyük bir gösteri yaptığını belirten dernek temsilcileri, “Bay Sarkozy’nin kaprisi buradaki Türkleri kendine getirdi” dedi.
PARİS’in Denfert-Rochereau Meydanı’nda dün sabah saatlerinden itibaren önce otobüslerle yurt dışından gelen Türk göçmenler, ardından Fransa’dakiler toplandı. Almanya, Hollanda, Belçika, İngiltere ve İsviçre’den 500’ü aşkın otobüs, yağmura rağmen Paris’e akın etti. Daha önce memur ve öğrenci eylemlerine ev sahipliği yapan kalabalıklara alışık meydanda yoğun katılım nedeniyle yer yer organizasyon sıkıntıları yaşandı. Fransa’nın diğer kentlerinden ve yurt dışından otobüslerle gelenlerin katılımının yoğun olması nedeniyle yürüyüş 1.5 saat gecikmeli başlandı.
Her görüşten
Fransa’da 600’e yakın derneğin üst yapısı olan Fransa’daki Fransız-Türk Dernekleri Koordinasyon Komitesi’ne bağlı 600 dernek ve onlara destek veren diğer Türk Kültür Dernekleri’nin katılımıyla yapılan yürüyüşe, komite temsilcilerinin verdiği bilgiye göre 40 bine yakın kişi katıldı. Gün boyu korteje otobüslerle ve bireysel katılımlar devam etti. Cami dernekleri, Atatürkçü Düşünce Dernekleri ve hemen her görüşten kuruluşlara kadar renkli görüntüler sergilendi. Sık sık “Vur vur inlesin, Sarkozy dinlesin,” “Düşünceyi cezalandırmaya hayır,” sloganları atıldı.
Cezayirliler de
Meydandan Senato’ya yağmur altında 4800 metre yol kateden Türk göçmenler, en büyük pankart olan “Cezaya hayır, düşünce özgürlüğüne evet” yazısının arkasında yürüyüşe geçti. Azerbaycan Büyükelçiliği’nin Paris’teki yurttaşlarına çağrıları nedeniyle gösteriye Azerbaycan Türkleri de katıldı. Türk ve Fransız bayraklarının yanı sıra Azerbaycan, KKTC ve Cezayir bayrakları da dikkat çeken başka bir detay oldu. Taşınan pankartlarda, “Tarihi tarihçilere bırakın, seçim için hazırlanmış yasaya hayır” gibi sloganlar yazıldı.
İstanbul’u kasaba sanıyordum…
DORİTOS’un yeni reklam filminde rol almak üzere İstanbul’a gelen Megan Fox, Seyfi Dursunoğlu ile birlikte kamera karşısına geçti. Dünyaca ünlü oyuncu, Türkiye’deki ilk röportajını da dün “Saba Tümer ile Bugün” programına verdi. Türkiye hakkında neler bildiğini anlatırken “Dünya üzerindeki en eski tapınağa sahip olduğunuzu biliyorum. Hatta şu an bulunduğumuz yere çok uzak değil” diyen Fox, “Bu araştırmayı reklam filmi teklifinden sonra mı yaptın?” sorusu üzerine “Hayır, önceden biliyordum. ‘Ancient Aliens’ adlı bir şovda izlemiştim. Kulağa salakça geliyor, fakat şov tapınaklarla, piramitlerle alakalıydı. Buradaki tapınakla ilgili özel bir bölüm izlemiştim. Şimdi telaffuz edemiyorum ama sanırım adı ‘Göbekli Tepe’ydi” diye konuştu. Arkeolojiyle ilgilendiğini belirten Fox, “Oyuncu olmasam, okula geri döner ve arkeolog olurdum” dedi.
Ünlü Cazcı öldü…

Efsane caz sanatçısı öldü
Amerikalı cazcı blues şarkıcısı Etta James 73 yaşında kan kanserinden Los Angeles’da Riverside hastanesinde öldü.
Başkan Barack Obama’nın sevdiği, düğünlerin caz divası Etta James, bunamayla birlikte böbrek yetmezliğinden de mustaripti. Etta James ölürken eşi ve iki oğlu yanındaydı.








