Category Archives: Kültür & Sanat

Ebru Şallı ve oğulları..

BANA İFTİRA ATTILAR

Yeni Anne dergisinin bu ayki kapağını Ebru Şallı ve minik oğlu Pars süsledi. Şallı, dergideki röportajında formunu korumak için erken doğum yaptığı iddiasına da yanıt verdi.


 İki erkek çocukla hayat nasıl gidiyor?

- Annelik esasında çok zevkli ama bir yandan da zor. Hayat çok hızlı ve hareketli geçiyor. Beren okula gidiyor, ikinci sınıfa başladı bu yıl. Pars da 14 aylık oldu. Çok meraklı ve hareketli, ayrıca yürümeye başladı. Çok dikkat ve ilgi istiyor bu zamanlarda. Tabii aralarında kıskançlıklar oluyor. Dolayısıyla kolay bir süreç geçirmiyorum şu anda.

* İki bebeğiniz de planlı mıydı?   

 
- Beren planlıydı. Birlikteliğimizin üzerinden dört yıl geçmişti, bebek yapmayı düşünmeye başlamıştık. Ama Pars sürpriz şekilde geldi.

* İkinci çocuğa hamile olduğunuzu öğrendiğinizde ne hissettiniz?

- Biraz şok etkisi yarattı. Çünkü çok yoğun bir tempoda çalışıyordum.

* Nasıl hamilelikler geçirdiniz?

- Çok rahat hamilelikler geçirdim. İlk hamileliğimde 7-7,5 kilo, ikincincisinde de 9 kilo aldım. Her iki dönemde de hamilelik pilatesinden yararlandım ve çok büyük faydasını gördüm.

ÜÇÜNCÜ ÇOCUĞU ASLA DÜŞÜNMÜYORUM

* Üçüncü çocuğu düşünüyor musunuz?

- Hayır, üçüncü çocuğu asla düşünmüyorum.

* Peki kızınız olsun istemez miydiniz?

- İkinci çocuğum kız olsaydı “Aa niye kız oldu!” demezdim tabii ki. Bir oğlum vardı, bir de kızım oldu diye sevinirdim. Ama ikinci çocuğum erkek olduğu için de “Niye erkek oldu, keşke kız olsaydı” demiyorum. Çünkü çok seviyorum onları.

* Hamileliklerinizde az kilo aldığınız için eleştirildiniz. Söylenenler karşısında hamile bir kadın olarak neler hissettiniz?

- Ben 1994-1995 yıllarından beri bu piyasanın içindeyim. Bu işleri ve yapıyı tamamen çözmüş durumdayım. Birçok şeyi artık takmıyorum. Ama o hamilelik sürecinde insan çok duygusal oluyor. “Vücudu için çocuğunu erken doğurdu” gibi birtakım şeyler yazılıp çizildi, çok üzdü bunlar beni. Hiçbir anne bebeğinin ve kendi sağlığını tehlikeye atarak böyle bir şey yapmaz. Bu ciddi bir iftira. O dönem çok üzüldüm ama şu an gülüp geçiyorum.

Bogaziçi Caz Korosu Dünya Şampiyonu oldu..

Dünya şampiyonu oldular

İstanbul Metrosu’nda şarkı söyleyerek Türkiye’nin dikkatini çeken Boğaziçi Caz Korosu, Avusturya’da düzenlenen Dünya Koro Yarışması’nda birinci oldu.

1994’te kurulan  Boğaziçi Caz Korosu, standart caz parçalarının koral aranjmanlarını seslendirmek ve çok sesli müziği tanıtmak amacıyla yola koyuldu. Bu süreç içerisinde pek çok konser veren ve ödül alan grup, son olarak Dünya Koro Yarışmasına katılmak için sponsor arıyordu. İnternette hızla yayılan metrodaki performanslarından sonra sponsor bulan ve yarışmaya katılabilen koro, üç kategoride gerçekleşen yarışmanın ikisinden altın madalya aldı. Koronun şefi Masis Aram Gözbek, şunları söyledi: “Şu an hâlâ ne yapmış olduğumuzun farkında değiliz. İki defa altın madalya aldık, iki defa Türk bayrağı göndere çekildi ve İstiklal Marşı okundu. İnsanların gözleri doldu. Çok emek verdik, çok zor geldik buraya. Ama geldiğimize değdi. Grandprix’ye katılma hakkı kazandık.

Candan Erçetin’den yeni albüm…

Candan Erçetin’in profesyonel müzik yaşamının 15’inci yılı için hazırladığı “Aranjman 2011” adlı albüm, 7 Temmuz’da çıkıyor.

* Çalışmada, Fransızca’dan dilimize uyarlanıp hit olan, Erçetin’in yarı Fransızca yarı Türkçe yorumladığı 14 şarkı  yer alıyor.       

ÇYDD ödülü Yıldız Kenter’e…

İstanbul Haber Servisi- Çağdaş ve ilkeli duruşu nedeniyle ödüle layık görülen Yıldız Kenter, “Bu zamana kadar çok sayıda ödül aldım. Fakat bu ödül cumhuriyet adını taşıdığı için benim çok önemli” dedi.

Türk kahvesi ve Aşure korunacak…

Türk Kahvesi ile Aşure korunacak

Kültür ve Turizm Bakanlığı 2012 yılı “İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası” listesini belirledi.

“Temsili” ve “Acil Koruma Gerektiren” olmak üzere iki kategoride hazırlanan liste, UNESCO’nun Paris’teki merkezine gönderildi. Bu kapsamda “Aşure”, “Mesir Macunu Festivali”, “Türk Kahvesi”, “Ebru Sanatı” ve “Hıdırellez (ortak dosya)” Temsili Liste’de yer alıyor.
Acil Koruma Gerektiren Liste’de ise “Ahlat Taş İşçiliği”, “Sabantoy”, “Sarıkeçililer” ve “Kuş Dili” bulunuyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürü Mahmut Evkuran, yaptığı açıklamada, kültürel çeşitliliğin korunması ve desteklenmesini temel ilke olarak benimseyen Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı’nın (UNESCO), 17 Ekim 2003′te Paris’te düzenlenen 32. Genel Konferansı’nda “Somut Olmayan Kültürel Miras Sözleşmesi”ni kabul ettiğini hatırlattı.

Evkuran, sözleşmede vurgulanan en önemli konulardan birinin de somut olmayan kültürel mirasın yaşayabilirliğini güvence altına almak olduğunu söyledi.
Türkiye’nin “Somut Olmayan Kültürel Miras Sözleşmesi”ne 27 Mart 2006′da resmen taraf olduğunu bildiren Evkuran, “Sözleşmenin icracı organı, 24 üyeden oluşan, ‘Hükümetlerarası Komite’. Somut olmayan kültürel miras çalışmaları, Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğünce yürütülmektedir” dedi.

BUGÜNE KADAR 8 KÜLTÜR DEĞERİ LİSTEYE EKLENDİ

Listeye 2003 yılından bu güne kadar 8 kültür değerinin eklendiğini anımsatan Evkuran, “Meddahlık 2003, Mevlevi Sema Törenleri 2005, Aşıklık Geleneği 2009, Karagöz 2009, Nevruz (Azerbaycan, Hindistan, İran, Kırgızistan, Pakistan, Özbekistan ile ortak dosya) 2009, Geleneksel Sohbet Toplantıları 2010, Kırkpınar Yağlı Güreş Festivali 2010, Alevi-Bektaşi Ritüeli Semah 2010′da kabul edilerek listeye dahil edildi” diye konuştu.

Kültürel çeşitliliğe saygı içinde diyaloğu desteklemek için taraf devletlerin teklifi üzerine, İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası için “Temsili” ve “Acil Koruma Gerektiren” olmak üzere iki liste hazırladıklarını anlatan Evkuran, 2012 yılı başvurularının değerlendirme süreci de göz önüne alınarak bu yıl yapıldığını bildirdi.

Önümüzdeki yıl değerlendirilecek dosyalar için başvuru süresinin dün dolduğunu kaydeden Evkuran, şöyle devam etti:

“Şu anda UNESCO’nun gündeminde olan 2 dosya var. Bunlar bu yılın başında sunulmuştu. ‘Nazar Boncuğu’ ve ‘Keşkek’ bu yıl değerlendirilecek ve 2011 Kasım ayında açıklanacak. 2012 yılı için başvurusu sonlanan dosyalarımız 9 kültür değerimizden oluşuyor. İki kategoride bu dosyaları paylaştırdığımız için bu kadar çok sayı söz konusu oldu. Temsili Liste için ‘Aşure’, ‘Mesir Şenlikleri’, ‘Türk Kahvesi’, ‘Ebru Sanatı’ ve ‘Hıdırellez’ konulu ortak dosyamız UNESCO’ya sunuldu. Hıdırellez dosyasında Türkiye, Arnavutluk, Makedonya, Bulgaristan, Irak ve Suriye ile hazırlandı.

Kaybolma riski yüksek olan değerlerin korunması için bir de Acil Koruma Gerektiren Liste var. Bizde bunun için bu yıl özel olarak çalıştık ve bir değerlendirme yaptık. Bunlar, ‘Ahlat Taş İşçiliği’, ‘Sabantoy Bayramı’, ‘Sarıkeçililer’ ve ‘Kuş Dili’ olarak belirledik.”

DEĞERLENDİRME SÜRECİ

Hazırlanan 9 dosyanın gönderildiğini anlatan Evkuran, “Dosyalar sunulduktan sonra ülkelerden çeşitli revizyonlar, eklemeler istenebiliyor. Bunun için de bir süre gerekiyor. Daha sonra dosyalar alt organa devredilip bağımsız uzmanlarca değerlendiriliyor. Bu 7-8 ay sürüyor. 2012 yılının sonlarında UNESCO’nun Genel Kurul toplantısında sonuç açıklanacak. Resmi ilan süreci yaşanacak” dedi.

“Nazar Boncuğu” ve “Keşkek” dosyalarının 2011 yılı Kasım ayında UNESCO’nun Endonezya’da gerçekleştirilecek Genel Kurulu’nda görüşüleceğini belirten Evkuran, “Bizim dosyalarımız çok güçlü. Bugüne kadar bir sürpriz yaşamadık. Bu iki dosyanın da listeye resmen ilan edilmesini bekliyoruz” diye konuştu.

Kültürün içinde yaşamanın, doğmanın yetmediğini ifade eden Evkuran, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bunun üzerinde düşünmeniz ve insanlığın anlayacağı dilden anlatmanız gerekiyor. Bir değeri dosya halinde sunmak şu iddiaya sahip olmak demektir ‘benim böyle bir değerim var ve bu değer insanlık kültür mirasının bir parçası olacak özelliklere sahiptir.’ Biz dosyalarımızda bunu anlatıyoruz. Bu gelişmeyi kültürümüzün yurt dışında tanıtımında kendi içimizde oluşturduğumuz kapasite olarak görmek lazım.

Bu değerler insanlık belleğinin bir parçası olsun, bunu istiyoruz. Her bir dosyamızın sivil toplum kuruluşlarıyla hazırladığımız koruma, yaşatma ve eylem planı var. Bunu da üstleniyoruz.”

2011′e damgasını vuracak filmler !

Televizyon ve sinema için yeni sezon açıldı… İşte 2011′in süper filmleri…

Beyazperde yine iyi filmlerin resmi geçidine sahne olacak. Ama Ocak ayına kadar izleyeceklerimiz, aperatif sayılır. 2011’de ise Harry Potter, Twilight, Karayip Korsanları gibi 15 büyük filmin devamı geliyor. Fantastik yapımlar bu seneye damgasını vuracak. Animasyonlar ve 3D filmler de neredeyse her hafta sinemalarda olacak.

EDEBİYAT UYARLAMALARI: Jane Eyre tekrar sinemada

■ Edebiyat dünyasının en duygusal aşklarından birinin romanı Jane Eyre, defalarca televizyon dizisi ve film oldu. Bu yıl bir kez daha beyazperdede olacak.

■ Üç Silahşörler, bu kez üç boyutlu olarak gelecek sinemalara ve kadrosunda Orlando Bloom gibi ne yapsa izlenir isimler var.;

ANİMASYON VE 3D: Tenten geliyor!

■ Üç boyutlu Şirinler, bu yılın en önemli animasyonlarından biri. 30’larında olanları çocukluk günlerine götürecek. New York’ta geçen filmde Şirinler’i Neil Patrick Harris ve Jennifer Lopez gibi isimler canlandırdı. Film yaz aylarında gösterime girecek.

■ Tenten 2011’de hem modayı hem de sinemayı en çok etkileyecek yapım. Steven Spielberg’in çektiği filmde Jamie Bell, Tenten rolünde olacak. Filmin tam adı The Adventures of TinTin: Secret of the Unicorn.

■ Yılın en önemli animasyonu The Greatest Muppet Movie Ever Made. Aslında bu tam anlamıyla bir animasyon değil tabii ki. Muppet Show karakterlerinin geri dönüşünü anlatan, oldukça düşük bütçeli ama herkeste nostaljik duygular yaratacak, her izleyeni gülümsetecek bir film.

■ Çizmeli Kedi de bu yıl sinemada olacak!

■ Johnny Depp’in seslendirdiği Rango, tadı damakta kalacak bir hikâye.

FANTASTİK: Anthony Hopkins’i Thor’da izleyeceğiz

■ Keira Knightly ve Samuel L. Jackson’ın oynadığı Captain America: The First Avenger, fantastik edebiyat severleri heyecanlandırıyor. Kaptan Amerika çizgi roman serisinin yazarı Stan Lee, filmin yapıcılığını üstlenmiş.

■ Green Lantern, senenin en önemli fantastik filmlerinden biri. Blake Lively ve Ryan Reynolds bu çizgi roman uyarlamasının başrollerinde olacak.

■ Natalie Portman ve Anthony Hopkins’in oynadığı Thor da yılın en önemli fantastik filmlerinden.

EN ÇOK ONLAR KONUŞULACAKLAR

■ Robert Pattinson ve Reese Whitterspoon’un oynadığı dram Water for Elephants çekimleri başladığından beri konuşuluyor zaten.

■ Johnny Depp ve Angelina Jolie’nin başrollerde olduğu The Tourist, Angelina ve Johnny arasında aşk yaşandığına dair söylentilerle gündeme gelmişti. Film gösterime girince bu dedikoduların da devamı gelecektir.

■ Harry Potter, Twilight ve Karayip Korsanları serilerinin çok konuşulacağını söylemeye gerek var mı?

■ Marion Cottillard, Matt Damon, Kate Winslet, Jude Law ve Gwyneth Paltrow’un oynadığı ve kadrosuyla göz kamaştıran Contagion yılın filmlerinden biri olacak.
■ Kevin James, Sylvester Stallone ve Adam Sandler’lı The Zookeper, en çok konuşulacak komedi filmi.

■ Neil Patrick Harris, Vanessa Hudgens ve Mary Kate Olsen’in başrollerde olduğu Beastly heyecanlı bir uyarlama olarak konuşulacak.

■ Ejderha Dövmeli Kız zaten yeterince konuşuluyor. Bir de film gösterime girince içimiz dışımız ejderha dövmesi olacak galiba.

■ Nicole Kidman, Andie MacDowell ve Leighton Meester’i bir araya getiren Monte Carlo yılın filmlerinden biri.

■ İnsanları daha akıllı yapacak bir ilaç keşfeden eczacının hikâyesi The Dark Fields hepimizde o ilacı keşfetme isteği uyandıracak.

■ Hugo Cabret, Martin Scorsese’nin bir çocuk kitabından uyarladığı film. Scorsese adı yetse bile Jude Law, Ben Kingsley ve Sacha Baron Cohen’in oynaması filmi iyice merak uyandırıcı yapıyor. Üstelik 3 boyutlu bir yapım bu.

DEVAM FİLMLERİ: Terminatör 5′e hazır mısınız?

■ Spiderman IV
■ Resident Evil
■ Narnia Günlükleri
■ Terminatör 5
■ Transformers 3
■ The Hangover 2
■ Cars: World Grand Prix
■ Kung Fu Panda: The Kaboom of Doom
■ Pirates of the Carribeans: On Stranger Tides
■ Harry Potter and the Deathly Hallows
■ The Twilight Saga: Breaking Dawn
■ Sherlock Holmes 2
■ X-Men: First Class
■ Saftirik Greg’in Günlüğü 2
■ Neşeli Ayaklar 2
■ Vay Anam Vay 3

Habertürk

Smokin ve papyonlu Tarkan!

Megastar Tarkan, satış rekorları kıran yeni albümünün ilk klibini ’Öp’ adlı şarkıya çekti.

Türk pop müziğinin megastarı Tarkan yeni albümü Adımı Kalbine Yaz’ın ilk klibini Öp adlı şarkıya çekti.

Tarkan klibinde smokinli ve papyonlu olarak hayranlarının karşısına çıktı.

Ünlü şarkıcı klibinin ilk fotoğraflarını da Twitter’da hayranlarıyla paylaştı.

Tarkan takipçilerine “Öp” klibinin bir bölümünden bazı fotoğrafları sizlerle paylaşmak istedim. Dayanamadım … Smokin yakışmış mı , ne düşünüyorsunuz… ” diye yazdı.

U2’dan unutulmaz konser

Önce sahnede politika yaptı ve yuhalandı sonra Zülfü Livaneli’yle birlikte sahneye çıkararak Türk izleyicilerinin gönlünü aldı.

Sahnede devasa büyüklükte, 360 derece dönebilen, konserin en büyük parçası olan “The Claw” (Pençe) adı verilen dev sahne tüm görkemiyle sahaya gireni selamladı. U2 konserinde dev bir silindir video sistemi ile birbirine bağlanmış LED paneller ve 64 metreye ulaşan yüksekliğiyle sahne etrafında dönen metal köprü sistemiyle müzikseverlere tam anlamıyla 360 derecelik bir görüş alanı sunuldu.

Sahnede önce, heyecanla beklenen konserin heyecanlı seyircilerini az da olsa yatıştırmak için Snow Petrol yerini aldı. Snow Petrol sahnedeyken yağan yağmur herkesi endişelendirse de saat 22.00’de sahneye çıkan U2’yu İstanbul muhteşem bir havayla selamladı.

Saatler 22.00’yi gösterirken unutulmaz dörtlü sahneye çıktı. Alkış kıyamet eşliğinde Return Of The Stingray Guitar şarkısıyla İstanbul’u selamladılar.

EGEMEN BAGIŞ’A TEŞEKKÜR ETTİ, YUHALANDI
Ünlü Rock Grubu U2’nun İstanbul Olimpiyat Stadı’nda verdiği konser devam ederken konser sırasında tarihi bir olay yaşandı.
Bilindiği gibi U2’nun solisti Bono’yu İstanbul’da konser vermeye Devlet Bakanı Egemen Bağış ikna etmiş, hatta . Bono’nun Boğaz Köprüsü’nden yürüyerek geçme isteği de Egemen Bağış sayesinde gerçekleşmişti. Bunun üzerine Bono “Bu kadar güzel bir ülkede, kültürlerin birleştiği doğu ile batının bir arada tutan İstanbul Boğazında yürüdüm. Bunun için Egemen Bağış’a teşekkür ederim” dedi ve olanlar oldu. Bütün stat bir anda tepkisini göstererek, yuhalamaya başladı. Bunun üzerinde tepkiye kendisi de şaşıran Bono “Tamam tamam bir daha siyasetçi ismi vermeyeceğim “diyerek konserine devam etti.

VE SAHNEDE ZÜLFÜ LİVANELİ

Bono sahnede 12 Eylül’den sonra gözaltına alinan ve kaybolan, sonra da U2’nun bir albüm kapağında öyküsünü bütün dünyaya tanıttığı Diyarbakırlı Fehmi Tosun’un ithaf ettiğini belirterek sanatçı Zülfü Livaneli’yi sahneye çağırarak“Yiğidim Aslanım “ isimli şarkıyı söylemesini istedi. Davet üzerine sahneye çıkan Livaneli de İrlandalı sanatçıyı kırmayarak istediği şarkıyı seslendirdi.
Zülfü Livaneli’ye sahnede kardeşi gitarıyla eşlik etti. Sahnede oldukça heyecanlı olduğu görülen Livaneli şarkısını 60 bin kişiyle birlikte hep bir ağızdan söyledi. Şarkı sırasında U2 grubunun üyeleri ise ellerini kalplerine koyarak dinlediler. Ardından Livaneli, U2 grubuyla birlikte ‘Mothers of the dissappeared’ isimli şarkıyı seslendirdi.

KONSERDEN İLGİNÇ NOTLAR

Konser alanına gelen saha içi bilete sahip ilk 2500 müziksever, konseri ’iç daire’ ismi verilen özel bölümde izleyebilmek için sabahın ilk ışıklarından itibaren sıraya girdiler. İç dairede yer alan şanslı izleyicilerden birini Bono sahneye çıkardı. Önce gözlerine bakarak şarkı söyledi, sonra dizlerine yatarak şarkı söyledi, ardından da sahnenin tam ortasında dans etti. Genç kız uzun süre ne yapacağını şaşırdı. Sahnedeki şanslı kızın Türk olduğunu sananlar ise yanıldı… Genç kız Lübnanlı çıktı.
U2 sahneye 22.00’de çıktı. 2 bis yaptı ve 00.10’da sahneden indi. Konserde iki kez kostüm değiştiren Bono ışıklı ceketiyle göz doldurdu. . İrlandalı grup U2 konseri hiç ara vermeden tamamladı.

85 bin seyirci kapasiteli İstanbul Olimpiyat Stadı’na konseri izlemek için 100 bin kişinin üzerinde izleyici beklenirken konseri ortalama 60bin kişi izledi.

Sahnenin hemen sağ ve sol yanında yer alan “red zone” olarak adlandırılmıştı. Biletleri ilk önce biten ve tanesi 500 TL’den satılan biletler AIDS’le mücadele için harcandı.

Trafik tam anlamıyla felaketti. Saat 16.00’dan itibaren İstanbul neredeyse kilitlendi.

Konserin başlangıç saati 21.00 olarak duyurulduğu halde, saat 22.00 sularında bile Tem otoyolu Mahmutbey gişeleriyle, Olimpiyat Stadyumuna çıkan yan yollarda trafik kilitlendi.

Büyüyen Atatürk şiiri…

Şimdi sen Akdeniz’de
Yükselen dalga dalga,
Bakışlarının rengiyle mutlu,
Uçan rüzgârlarla hür.

Şimdi sen Edirne’de, Sivas’ta, Ardahan’da,
Şimdi İzmir’de, Afyon’da, Van’da…
Yükselen dağ dağ, serilen yayla yayla,
Düşünen köy köy, kasaba kasaba
Nefes alan her canda.

Şimdi sen tarlalarda
Boy atan buğdaylarda,
Saçlarının ışıklarıyla zengin
Büyüyen vatan çiçeklerinde,
Büyüyen yüreklerimizde
Fetheden gelecek günleri, fetheden düşünceleri
Tek bir sevginin aydınlığında.

Ahmet KÖKSAL

Güzel şiir…

Can oluğundan kan akıttım sulara
Yeşersin yazdan önce
Uyansın kuşlardan önce
Açılsın yarılan iri bir nar gibi toprağım
Bir kucakta büyüsün
Bir memeden emsin çocuklar
Bir beşikte söylesin ninnilerini çağım
Yağmur güler yerler yeşil
Tomurursan sevgi tomur
Deşil ekinlere toprağım deşil
Bir yonga da canımdan al
Onar savaşta yıkılmış evleri
Isıtsın ateşten donanları kucağım
Mor menevişi gördün mü Van’dan İzmir’e
Bilir misin kokusunu vargit çiçeklerinin yaylada
Nasıl kıvrılır eğreltiler güzün sararır
Öksüz çocuklara döner kızılağaç dalları
Geyikler iner kuytulara titrek
Sarıdan söylenir günlerin türküsü
Karanlık uzar aydınlık kısalır
Orda yüce bir ışıldağım
Yaşarmış gözleri yurdumun
Bıçak saplamış yüreğine koynunda büyüyenler
Kurşun yemiş ekmek yedirdiklerinden
Baktım bulutlar üstünden Edirne’den Ağrı’ya
Can uğruna can verdim
Kan yoluna kan döktüm
Yakınlara yakın uzaklara uzağım
Ben Hitit
Ben Urartu
Ben Likya
Ben Frigya
Çağların eskisinden en yenisine
Bütün sevecen yürekleri birbirine
Bağsız bağlayan bağım
Ben Anadolu kokuşlu bir mavide tüten
Geçmişten geleceğe
Kara, yağmura, yele sıcak
Büyüyen bir ocağım
Ben doruklarında güneşin dinlendiği
Eteklerinde korkak kurtlar çakallar uluyan
Dağlar üstünde bir dağım

İsmet Zeki Eyüboğlu