Category Archives: Eğitim
Okul Öncesi Eğitim
Okul öncesi dönem zekanın bütün alanlarıyla en aktif olarak geliştiği bir dönem olması sebebiyle, bu dönemde çocuğunuza olabildiğince geniş, zengin bir çevre sağlamalı ve bütün zeka türlerini desteklemelisiniz.
Okul öncesi eğitimin faydaları
• Çocuğunuz farklı sosyal aktivitelerde bulunacağından yeteneklerini keşfeder. Yeteneklerini keşfettikçe de özgüven duygusunda artma olur.
• Arkadaşlarıyla yakın ilişki içine girer. Buna bağlı olarak da işbirliğini öğrenir. İşbirliğini öğrendikçe de girişkenliği artar. Yaşıtlarıyla yakın temas halinde olmasının bir diğer olumlu etkisi ise, haklarını korumayı ve başkalarının haklarını önemsemeyi öğrenmesidir.
• Çocuğunuzun dahil olduğu aktiviteler, sorumluluk duygusunun gelişmesini sağlar.
• Çocuğunuzun sizden ayrı olarak anaokulunda bulunması, özgür davranma olanağı sağlayarak, bağımsızlık duygusunun gelişimine yardımcı olur.
• Dil gelişimi ve zihin gelişimi hızlanır, kelime dağarcığında artış olur.
• Temasta bulunduğu kişi sayısı arttıkça, farklı bir birey olduğunun bilincine varır. Bu durum kendisini tanımasına yardımcı olur.
Anaokul nasıl anlatılmalı
• Anaokulu, çocuğunuza bir dayatma olarak sunmamalısınız Baskıcı tutumdan kaçınmalı, destekleyici bir tutum izlenmelisiniz.
• Anaokulunun özelliklerini, nasıl bir yer olduğunu anlatmalısınız.
• Okula başlamadan önce çocuğunuza okulu göstermeli ve tanıtmalısınız.
• Anaokulu çocuğunuza sadece “okul ve ders” olarak anlatmamalı, sosyal aktiviteler konusunda da bilgi vermeli, okula yönelik genel bir olumsuz okul algısı oluşmuşsa, algısı değiştirilmeli fakat beklentilerinin çok yüksek olmamasına dikkat etmelisiniz. Çocuğunuzun hayal kırıklığı yaşamaması için doğru bilgiler vermeye özen göstermelisiniz.
• Anaokulunu, çocuğunuza merak ettiği sorularına cevap bulabileceği, yeni arkadaşlar edinip grup oyunlarına katılabileceği bir ortam olarak tanıtmalısınız.
• Bu süreçte mümkün olduğunca sakin ve tutarlı davranmalısınız. Eğer, çocuğunuz bu süreçte sizin de kaygılı olduğunuzu gözlemlerse, kendi kaygısının yerinde olduğunu düşünebilir. Bu durumda beklenilenin üstünde kaygı yaşamasına sebep olabilir.
• Çocuğunuza okulun ilk günlerinde yaşadığı problemlerin doğal olduğunu anlatmalısınız. Süreci normalleştirmeli ve işbirliği içerisine girmelisiniz.
• Zihinsel anlamda hazır oluşun yanı sıra, duygusal anlamda da hazır olması da önem arzettiğinden, anaokuluna gitmek istemiyorsa, sebeplerini birlikte sorgulamalısınız. Bazı durumlarda psikolog desteği de alabilirsiniz.
• Bu süreçte öğretmenin tutumu da oldukça önemlidir. Öğretmenin, çocuğunuzla olduğu kadar sizinle de iyi ilişkiler kurması gerekir. Özellikle bırakma ve alma zamanlarınızda sizinle diyalog halinde olmalı ve çocuğunuzu hassasiyetle takip etmelidir.
• Öğretmeniyle birlikte özellikle çocuğunuzun okula başlayacağı gün olumlu bir tavır takınmalı, sevgilerini ve sevinçlerinizi ifade etmeli ve okulun güvenli bir yer olduğunu tutum, hal ve davranışlarınızla belli etmelisiniz.
• Çocuğunuza, eve geldiğinde gün içinde yaşadıklarını sorup, paylaşmaya yönelik adım atmalı, eğitime başlamasından kaynaklı mutluluk ve cesaretlendirici iletişimler kurmalısınız.
Çocuğum için Öğretmeniyle ilişkim ne kadar önemli?
Çalışan anne sayısının artmasına paralel olarak çocukların bakım ve eğitim için okullara gönderilmesi değişen aile yaşantısının en önemli gerçeğidir. Bunun sonucunda okula, özellikle de anaokuluna giden çocuk sayısı oldukça artmıştır. Aileler çocuklarını okula göndererek hem çocukları için hem de kendileri için farklı bir sosyal ilişki başlatmış oluyorlar, bu ilişki de aile-çocuk-öğretmen ilişkisidir.
Çocuğunuzun, okuldaki başarısını etkileyen “okul içi ve okul dışı olmak üzere” birçok sebep vardır. Okul dışı etkenler söz konusu olduğunda, çocuğunuzun derslerindeki başarısında en önemli belirleyici unsur siz olursunuz. Çocuğunuzla kuracağınız iletişimin kalitesi, okul ve öğretmeni ile gerçekleştireceği işbirliği düzeyi, çocuğunuzun başarısına önemli katkılarda bulunur.
Psikolog İbrahim Ertabak: “Çocuğunuzun okul başarısının artmasını sağlamak için öncelikle onu iyi tanımalısınız. Eğer, iyi tanımıyor, onun olumlu ve olumsuz davranışları hakkın da yorum yapamıyor, içinde bulunduğu yaş grubunun psikososyal özelliklerini bilmiyorsanız, öğretmeniyle olan ilişkiniz sağlıklı olmayabilir.” diyor ve sözlerine şöyle devam ediyor. “Sağlıklı bir öğretmen-aile işbirliğinin yolu, aile ve öğretmen arasında, öğrenciyle ilgili sağlıklı bilgi akışının olmasından geçer.”
Öğretmen –aile iletişiminin güçlendirilmesi, çocuğunuzun okul başarısını yükseltebileceği gibi, okuldaki disiplin sorunlarını da yaşamasını engeller.

Aile-çocuk-öğretmen ilişkisinde her öğe ayrı bir önem taşımaktadır ancak bu öğelerin birbirleriyle olan ilişkileri daha da önemlidir. Bu nedenle, çocuğunuzu okula gönderdiğinizde, sağlıklı bir ortamda eğitim alabilmesi için bu ilişkinin de sağlıklı olmasına özen göstermelisiniz. Çocuğunuzun öğretmeni ile kurduğunuz sağlıklı ilişkide hem onun daha başarılı olması için bir ortam yaratmış olur hem de öğretmenini daha iyi tanımış olursunuz. Böylelikle kendinizi rahat hissedersiniz.
Uzmanlara göre aile- öğretmen ilişkisi ne kadar sağlıklı olursa çocuk-öğretmen ilişkisi de o kadar başarılı oluyor. Öğretmeniyle kurduğunuz iyi ilişki sonucunda, çocuğunuza, öğretmeninin gözüyle bakar ve ihtiyaçlarını daha iyi anlarsınız.
Okul, çocuğunuzun yaşamında ailesinden sonra katıldığı ilk toplumsal kurumdur. Okul döneminin yalnızca başarılması gereken dersler ve sınavlardan ibaret olduğunu düşünmemelisiniz. Çocuğunuz, öğretmen ve arkadaşlarından oluşan bu toplumda “yerini alma gibi”, üstesinden gelmesi gereken yeni bir durumla da karşı karşıya kalır. Aslında bu dönem yalnızca çocuğunuz için değil, sizin için de heyecan ve tatlı yorgunlukları beraberinde getirir. Çocuğunuzun okul çağını en verimli şekilde geçirmesi, akademik bilgileri yeterli düzeyde almasının yanında, size ve öğretmenlerine önemli görevler düşmektedir.
Yaşamın her alanında olduğu gibi çocuğunuz, öğrenim döneminde de aşılması gereken birtakım güçlüklerle karşılaşabilir. Okul yaşamı sürecinde çocuk-aile ve okulu karşı karşıya getiren en yaygın sorun okul başarısızlığıdır. “Okul başarısızlığı” çocuğunuzun akademik bilgiyi yeterince edinemediğinin, içinde bulunduğu eğitim sisteminin, ölçme araçlarıyla tespit edilmesi olarak tanımlanabilir. Bu sorunu, öğretmeniyle birlikte kolaylıkla çözümleyebilirsiniz. Sorunun nedeni ve çözüm seçenekleri her çocuk için kendine özgü farklılıklar gösterse de, başarısızlık nedenleri genel çerçevede birkaç başlık altında toplanabilir.
