Category Archives: Eğitim
Evlilikte sorun nedenleri…
|
|
|
Türkiye gibiailesel bağların ve toplumsal yaşantının kişilerin davranışlarında etkili olduğu toplumlarda bazen, “İncir çekirdeğini doldurmayacak” nedenler, evliliği “Çekilmez” hale getirebiliyor.
Evlilikte en önemli sorunlar arasında, eşler arası iletişim süresi, kendi aileleri ve eşlerinin aileleri ile olan ilişkileri, toplumsal hayata yönelik davranışlar, ekonomik sorunlarla başa çıkabilmeleri, mesleki durumları sorunlarını çözmede kullandıkları yollar, eğer çocukları varsa onların bakımı ve yetiştirilmesindeki farklı bakış açıları ve cinsel hayatlarındaki yetersizlikler sayılabilir.
Evliliklerdeki sorunlar, hamilelik, düşük ya da kürtajlar, çocuk sahibi olma, ağır hastalıklar, hastanede yatırılma, yoğun ekonomik sıkıntı dönemleri, mesleki konumdaki değişimler, yeni bir yerleşim yerine taşınma, emeklilik gibi kişilerin hayatını etkileyebilecek pek çok değişim sonrasında başlayabiliyor. Kişilerin çocuklarının hastalanmaları ya da çocukların kaza ya da hastalık sonucu ölümü sonrasında da boşanmalar artıyor. Kadınlarda vaginismus ve anorgazmi, erkeklerde ise erken boşalma ve erektil (cinsel organda sertleşme) fonksiyon bozuklukları evlilikte ortaya çıkan en önemli cinsel sorunlar arasında gösteriliyor.
Farklı dinler, milletler, mezhepler, farklı sosyo-ekonomik düzeye sahip aile yapıları gibi birbirlerinden çok farklı sosyo-kültürel değerlere ve yargılara sahip olan çiftler de evlilikte önemli sorunlar yaşıyor. Bireyler çevreden gelebilecek baskı ve zorlamalara göğüs gerecek yapıda ve bunun için gerekli maddi ve manevi güce sahip değillerse birbirlerine ve evliliklerine sahip çıkamayabilirler. Ancak her ikisi de çevrelerine gerekli sınırları koyabilmek için yeterli birikime ve kişilik yapılarına sahipse, evlilikleri çok mükemmel de olabilir.
Evlilikte Ortaya Çıkan Sorunların Diğer Nedenleri
İletişim düzeyleri: Eşlerin birbirleriyle kurdukları sözel ve vücut dili olan iletişim (birbirleriyle az konuşmaları, dertlerini paylaşamamaları gibi) yetersiz ve kalitesizse yine evlilik sorunları erken dönemlerde başlayabiliyor. Eşler birbirlerinin yanında ağlayabilmeli, sevgilerini her şekilde dile getirmelidirler. “Seni seviyorum” demenin sözel olmayan binbir çeşit yolu vardır (ufak bir hediye, değişik bir yemek, ona yollayacağınız güzel bir yazı ya da resim, eşinizin sevdiği bir demet çiçek, hafta içi ya da sonu birlikte yapacağınız ufak bir gezi vb.)
Sabah ayrılırken birbirinizi öperek başarılar dilemek, eşiniz eve geldiğinde kapıda sevimli bir yüz ifadesi ile güzel giysiler içinde karşılamak, bunlar arasında sayılabilir. Ayrıca eşler birbirlerine sadece kendilerine ait, birbirlerinin hoşuna giden bir takım güzel hitaplarla seslenmeyi alışkanlık haline getirmelidir (bir tanem, bebeğim, aşkım vb). Eşler beyinlerini ayakları altına almadıkları sürece bunları bulabilirler. Her evlilik aslında bir konfederasyon modelinde olmalıdır. Eğer çiftleri oluşturan bireylerden biri diğerinin haklarını çiğniyorsa, onun özgürlük alanına müdahale ediyorsa, kararlar sürekli tek tarafın isteği doğrultusunda alınıyorsa, evlilikler çıkmaza girmektedir. Her kurum gibi evlilik de demokratik bir şekilde yürütülmelidir.
Zamanın paylaşımı: Evliliklerde bireyler sürekli olarak her şeyi birlikte yapmak zorunda olmamalıdır. Mutlaka birlikte vakit geçirecek aktiviteler de olmalıdır ancak bireyler zaman zaman kendi arkadaşları ve çevreleri ile de birbirlerinden ayrı zamanlar geçirebilmelidirler. Bu bazen orkestrayı dinlemek bazen de tek bir enstrümandan oluşan solo albümleri dinlemek gibidir. Kişiler kendine tanıdığı hakların aynısını eşlerine de tanımalıdırlar. Aksi halde efendi-köle ilişkisi olur ve bu ilişkilerin temeline dinamit koymak ile eşanlamlı hale gelir.
Herkesin Yeri Ayrıdır
İş ve çevrenin aile hayatınıza olumsuz yönde etkilerinin engellenmesi: İnsanların günlük hayatları bir parça sirklerde göstericilerin 4-5 topu bir arada havada döndürmesi davranışı gibidir. Her top belli bir sürede elde tutulmalı ya da dokunmalı ve birbirleriyle aynı hız ve doğrultuda atılmalıdır. Toplardan birisi elde fazla tutulur ya da yavaş atılırsa, diğer toplar da düşmektedir. Benzer şekilde eğer kendine, eşine, mesleğine ve çevresine yeterli zamanı ayırmazsa, bunlardan biri bile aksasa diğerleri de zaman içinde zarar görmektedir. Gene benzer şekilde sadece arkadaşlarınızı ön plana alıyor, eve geç geliyor, eğlencenizin tümünü eşiniz olmadan yapıyorsanız gene sorunlar yaşayabilirsiniz.
Mutluluğunuz başkalarının mutsuzluğu üzerine kurulmamalıdır. Herkesin yeri ayrıdır ve hiçbiri diğerlerini yok etmemelidir. Aşırı işle haşır neşir olmak evinizi ihmal etmenize yol açıyorsa, iyi bir eş ve iyi bir anne-baba olamazsınız. Bunun faturasını da uzun erimde çok daha pahalıya ödersiniz. Evlilik sorunları, çocuklarınızla sorunlar, sağlık sorunları ile karşılaşabilirsiniz. İşte yaşanan sorunlar eve, evde yaşananlar işe taşınmamalıdır. Çevrenizden duyduğunuz herşeyi eşinize, eşinizden duyduğunuz herşeyi de çevrenize taşımamalısınız. Aksi halde çözümü çok zor düğümler atarsınız. Evin maddi gereksinimlerini karşılamak işin sadece bir yönüdür. Evin manevi, sevgi gereksinimi de karşılanmalıdır. Eş ve çocukların sadece paraya değil sevgiye de gereksinimi vardır.
Sadece eşe yoğunlaşmak: Bütün hayatınızı da eşinizin üzerine kurmamalısınız, herşeyi ondan beklememelisiniz. Kendiniz de yaptığınız uğraşlar ve çevrenizle ilişkilerinizden doyum sağlayabilmelisiniz. Aksi halde eşinizi kıskanır, onun hayatını kısıtlamaya başlarsanız, evliliğiniz tehlikeye girer. Kendi yağınızla kavrulmayı da öğrenmelisiniz.
Eski konumdan (çocukluk) yeni konuma (erişkinlik) geçişin idraki: Artık siz yeni bir ailede yaşıyorsanız o kurumun sağlığı için, gelecekte sizden daha kültürlü, sağlıklı ve mutlu yetiştireceğiniz kişiler için mücadele etmelisiniz. Hayatınızın daha yüksek bir olgunluk basamağını aşmış bulunmaktasınız. Buna rağmen hala eski evinizin küçük çocuğu gibi davranırsanız, anne-babanızın sizin hayatınızı istedikleri gibi karışıp yönlendirmesine izin verirseniz, kendi prensipleriniz ve yöntemlerinizle hayatınızı sürdüremezseniz gerekli olgunluğa ulaşamamışsınız demektir, bu da evliliğinizin kalitesizleşmesini sağlayacaktır. Kendini evlilik için yeterli olgunlukta hissetmeyen ya da bu olgunluk düzeyine ulaşamamış kişiler evlenmemelidirler.
Birbirini tanıyabilmek ve maske takmamak: Özellikle kırsal kesimlerde erişkin döneme gelen kişiler, ailelerinin kararları doğrultusunda birbirlerini yeterince tanımadan evlenmektedirler. Bazı durumlarda ise aile baskısı ile hiç karşı cinsten arkadaşı olmayan kişiler görüşüp tanıştıkları ilk kişi ile evlenmektedirler. Bu durumlarda kişiler kendi gerçek özelliklerini saklamakta ve karşılarındakini maskeler takarak aldatmaktadırlar. Bunlar sonucunda “cicim aylarının bitiminde” sorunlar başlamakta ve fertler “bu benim sevdiğim kişi değildi” diyebilmektedirler. Ya göründüğü gibi olmak ya da olduğu gibi görünmek en insancıl yaklaşımdır. Evlilik öncesi kişiler birbirlerine karşı açık olmalı ve olumsuz taraflarını görebilecek sürede ve kalitede konuşabilmelidirler”.
İşte KPSS skandalı!
YÖK Denetleme Kurulu, tam puan alan adayların soru kitapçıklarını inceledi…
KPSS’de ortaya çıkan kopya skandalını aydınlatmak için tam puan alan adayların soru kitapçıklarını inceleyen YÖK Denetleme Kurulu, bazı adayların kitapçık üzerine tek çizik atmadan tam puan aldığını belirledi.
KAMU Personel Seçme Sınavı’nda (KPSS) tam puan alanların kitapçıkları üzerinde tek tek inceleme yapan Yükseköğretim Denetleme Kurulu üyeleri, matematik sorularının hiç çözülmediğini, diğer sorularda da kâğıt üzerinde hiçbir karalama yapılmadığını tespit etti. Tam puan alan adayların yanısıra yüksek puan alan ve şüphelenilen adayların soru kitapçıkları da incelemeye alındı.
Elden ele dolaştı
YÖK yetkilileri, Denetleme Kurulu’nun kopya çektiği ağırlık kazanan adaylara ait kapsamlı bir çalışma yürüttüğünü belirterek, şunları söyledi: “Şüphelilere ilişkin çok hassas ve ayrıntılı bir çalışma yürütüyoruz. Kopya elden ele dolaştığı için binlerce kitapçığı incelemeye aldık. Her birini satır satır kontrol edip, birbirleriyle karşılaştırıyoruz. Ama gördüğümüz manzaralar gerçekten inanılacak gibi değil. Şüpheli tam puan almış ama kitapçığın hiçbir yerinde tek bir çizik, karalama yok.”
Matematik bile tertemiz
“Hadi sözel soruları anladık, ama matematik sorularında bile hiçbir oynama yapılmadan soruların hepsi doğru cevaplandırılmış. Bayram süresince durmadan çalışıp, artık kaynağa ulaşmak istiyoruz. Savcılıkla bütün bilgileri paylaşıyoruz. Savcılıktan gelen yanıtta eğer kopya çekenler belirli bir kişi sayısıyla sınırlıysa sadece onların sınavlarını iptal ederiz. Ama olaya tespit edilemeyecek kadar çok kişinin karıştığı ve sınav öncesi yapılan bir durum olursa sınavın tamamını iptal etmek zorunda kalırız. Amacımız masum insanların hakkını yememek.”
“ÖSYM’yi değiştirmek için fırsat”
YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, oğlu Kaan’ın 15’inci Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı’ndaki yemin töreni için Amasya’ya geldi. Burada gazetecilerin KPSS ve Yükseköğretime Geçiş Sınavı’ndaki (YGS) kopya iddialarıyla ilgili sorularını yanıtlayan Özcan şunları söyledi: “Soruşturma devam etmektedir. ÖSYM çok uzun zamandan beri pek bir şey yapılmadan devam eden bir kurum. Bu bize iyi bir fırsat diye düşünüyorum. ÖSYM’nin yapısını yeniden ele alıp ona yeni bir şekil vermek için çalışmalarımızı başlattık. İnşallah soruşturmanın bittiği zamana denk gelecek şekilde biz de bu tür fikir çalışmalarını bitiririz. ÖSYM sadece akademik sınavlara bakabilir.”
KPSS ve TUS sınavlarına erteleme…
KPSS ve TUS sınavları ertelendi26 Eylül’de yapılacak olan KPSS Ön Lisans ve TUS sınavları ertelendi.
26 Eylül’de yapılacak KPSS ve TUS sınavları ertelendi.
Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 26 Eylül 2010’da yapılacak ortaöğretim ve lisans mezunlarına yönelik Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) ile 18-19 Eylülde gerçekleştirilecek Tıpta Uzmanlık Sınavı’nı (TUS) erteledi.
Alınan bilgiye göre, sınavların ertelenmesine, “11 Temmuz 2010’da lisans mezunlarına yönelik yapılan KPSS’de sınav sorularının çalındığı ve kopya çekildiği” yönündeki iddialar nedeniyle kamuoyunda oluşan endişeleri giderilmesi neden gösterildi.
Bu çerçevede, 26 Eylülde ortaöğretim ve önlisans mezunları ile bu öğrenim düzeylerinden mezun olabilecekler için yapılacak 2010-KPSS Ortaöğretim/Önlisans sınavı ile 18-19 Eylülde gerçekleştirilecek TUS ertelendi.
Yetkililer, bu sınavların ertelenmesi nedeniyle diğer sınavların düzenlenme ve başvuru tarihlerinde de değişiklik olacağını belirtti.
Konuya ilişkin resmi açıklamanın yarın yapılacağı bildirildi.
ÖSYM’den 2 açıklama birden
ÖSYM, Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı sorularının sızdırıldığına dair hiçbir bulgunun olmadığını bildirdi.
Çift ve Aile Terapisi…
Aile ve Çocuk…
MedyaSoft Eğitim Sertifikası
Vatan gazetesi ve MedyaSoft işbirliği ile işsiz gencimiz kalmıyor.İki gün önce aldığım vatan gazetesinde gördüğüm bir reklam başlığı oldukça ilgimi çekmişti.Reklamın içeriği okuduğumda gerçekten güzel bir fırsat olduğuna karar verdim ve sizinle paylaşmak istedim. Biraz geç oldu ama anca yazma fırsatı bulabildim.Vatan gazetesi başlattığı kupon sistemi ile 4000 TL değerinde eğitim seti hemde geleceğinizi kurtarabileceğiniz bir fırsat sunuyor sizlere.Ayrı ayrı iki set halinde web tasarım ve grafik tasarım seti veriyor.Bu setin birine sahip olmak için 29 kupon ikisine birden sahip olmak içinse tam 49 kupon biriktirmeniz gerekiyor.İki set toplamda 7 kitap ve 2 cd’den oluşmakta 4 grafik tasarım kitabı ve 1 cd.3 web tasarım kitabı ve 1 cd halinde.
Toplamda bu setin piyasa değeri 4000 TL fakat siz 49 kupona sahip oluyorsunuz yani hesaba vuracak olursak 30 TL gibi bir fiyata bu mükemmel sete sahip oluyorsunuz.Üstelik bu sete sahip olmakla kalmaıyorsunuz 49 gün sonra aldığınız setin içinden bir şifre çıkıyor ve bu şifre diyebilirimki sizin hayatınızı değiştiriyor.Seti aldığınız günden itibaren 2 ay süreniz var.2 ay bu setlerle çalışıyorsunuz ve 2 ay sonra internet üzerinden medyasoftun hazırlamış olduğu online sınava giriyorsunuz tabiki setinizin içineden çıkan şifre ile.
Sınavda başarılı olmanız halinde medyasoft sertifikasına sahip oluyorsunuz ve artık sertifialı bir web tasarımcı veya grafik tasarımcı oluyorsunuz.Bu sertifik ile birçok özel şirkette iş bulabilirsiniz.Bu işlere yeteneği olan gençler için kaçınılmaz bir kampanya bence.Sertifika istemeseniz bile bu mükemmel set herkezin elinde olmalı bence.Biriktirmiş olduğunuz kuponlarla birlikte setinizi yay-sat bayilerinden alabilirsiniz.Sertifika için www.gazetevatan.com sitesinden başvurunuzu yapabilirsiniz.
Yarıyıl tatilini çocuğunuzla nasıl değerlendirmelisiniz?
İki hafta sürecek yarıyıl tatili başladı. Çocuklarının eğlenip dinlenmelerini ve okula tekrar uyum içinde dönmelerini sağlamak isteyen anne-babalar ise tatlı bir telaş yaşıyor. İşte onlar için bir kaç öneri…
Çocuğu, yoğun okul programı nedeniyle fazla zaman ayıramadığı sinema, tiyatro, konser ve sirk gibi etkinliklere yönlendirmenin iyi bir tercih olacağını söyleyen Acıbadem Bakırköy Hastanesi’nden Uzman Psikolog Neli Aşkaner, ebeveynlere tatilde çocukları için yapabilecekleri programlara ilişkin şu önerilerde bulunuyor:
TİYATRO VE SİNEMA PROGRAMI YAPIN
Bu etkinlikleri kendinize de uygun bir zamana denk getirerek birlikte zaman geçirebilirsiniz. Böylelikle çocuğunuza yıllar sonra bile gülümseyerek hatırlayabileceği keyifli zamanlar sunabildiğiniz gibi, aranızdaki bağın daha da güçlenmesini sağlayabilirsiniz.
SPORA YÖNLENDİRİN
Spor, fiziksel sağlığa olan önemli faydalarının yanı sıra çocukların yaratıcılığını geliştiriyor ve sorumluluk duygusu kazanmalarına katkı sağlıyor. Sömestr tatili, çocuğunuzun spora başlatması için güzel bir fırsat olabilir. Çocuğunuzun; yaşı, vücut gelişimi, en önemlisi de tercihlerini göz önünde bulundurarak kayak, paten gibi kış sporlara ya da bowling, basketbol veya yüzme gibi kapalı alanda yapabileceği spor dallarına yönlendirebilirsiniz.
EVDE OYNAYABİLECEĞİ BİR OYUN ALIN
Oyun, çocuklar için bir eğlence aracı değil, tamamen ihtiyaçtır. Bu nedenle oyun, tatilde onların başlıca etkinliği olur. Siz de çocuğunuza hem zihnini çalıştıracak, hem de zevk alacağı yeni bir oyun alıp, kendi başına ya da arkadaşlarıyla güzel zaman geçirmesini sağlayabilirsiniz. Unutmayın ki çocukların arkadaşlarıyla karşılıklı alışveriş ve iletişime geçtiği bu oyunlar, zihinsel ve fiziksel gelişimlerinin yanı sıra sosyalleşmeleri için de son derece önemlidir.
EĞLENCELİ ZİYARETLER YAPMASINI SAĞLAYIN
Ailece eğlenceli kış sporlarıyla tanışacağı ya da sürdüreceği tatil programı yapabilirsiniz. Ancak tatile çıkma fırsatınız yoksa ve büyük anne, teyzeler, halalar gibi ailenizden gelen ziyaret önerileri değerlendirmelisiniz. Hatta şartlarınız uyuyorsa, çocuğunuzun birkaç gün sizden uzak aile ziyaretleri yapması sosyal deneyim açısından oldukça önemlidir. Yine şartlarınız uyuyorsa aynı ziyaretleri, çocuğunuzun çok sevdiği bir arkadaşını davet etmek ya da çocuğunuzun ziyaret etmesini sağlamak şekline de dönüştürebilirsiniz.
MUTLAKA YAPMANIZ GEREKENLER
Birlikte kitap okuyun: Tatil, çocukların kendilerini geliştirmeleri için çok iyi fırsat aslında. Bu nedenle kitap okumak, iyi bir tatil programının olmazsa olmazlarından. Çocuğunuzla birlikte kitapçıları dolaşıp, keyif alacağı konularla ilgili kitaplar seçmek, okuma alışkanlığını destekler. Ancak bu etkinlikte onu desteklemek için aynı okuduğu kitabı anlatmasını istemeniz ya da o okurken yüksek sesle dinlemeniz, paylaşım duygusunun geliştirir.
Ödevlerini yapmasını sağlayın: Genellikle her çocuğa hafif de olsa, bir tatil ödevi verilir. Eğer çocuğunuzun böyle bir ödevi varsa, yapmasını desteklemelisiniz. Ancak sıkı bir program yerine, esnek çocuğunuza uygun bir ödev yapma programı oluşturmalısınız. Bu nedenle programı çocuğunuzla birlikte yapmanızda ve ödevini bitirip bitirmediğinizi günlük olarak kontrol etmenizde yarar var.
BU NOKTALARI GÖZARDI ETMEYİN!
Şiddet içeren oyunlara izin vermeyin: Pek çok çocuk için sömestr evde daha çok bilgisayar oyun oynama anlamına geliyor. Ama siz, bilgisayar karşısında geçirdikleri süreye ve oyunların içeriğine karşı son derece dikkatli olmalısınız. Bilgisayar oyunlarına tümüyle karşı çıkmak, ona ‘Bilgisayar oyunu oynama” demek doğru bir yaklaşım değil. Çünkü özelikle çocuklarda yasaklanan şeylere karşı merak gelişiyor. Ayrıca çocuğunuz bu durumda size olumsuz tepkiler verebilir. Bu nedenle bilgisayar oyunlarını yasaklamak yerine, birlikte karar verdiğiniz eğitici ve eğlendirici oyunları oynamasına izin verin. Çocuğunuzun bu yasağı anlayışla karşılaması için ona şiddet içeren oyunlara neden izin vermediğinizi sade bir dille anlatmayı da ihmal etmeyin.
Süreye dikkat edin: Günümüzde hemen her çocuk zamanının çoğunu bilgisayar ve televizyon karşısında geçiriyor. Uzun süre bilgisayar ve televizyon karşısında oturmak ise çocuklarda göz rahatsızlıkları, duruş problemleri ve radyasyona maruz kalma sonucu gelişen pek çok sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Karşılıklı bir iletişimi olmayan bilgisayar oyunu, televizyon aktiviteleri yerine, arkadaş etkileşimini artıran, sosyal ilişkileri şekillendiren, bir grubun parçası olduğunu hissettiren, iletişim kurma ve grupta var olabilme yetilerini geliştiren aktiviteleri tercih edin.
İnterneti denetleyin: Siz bilinçli bir anne babasınız, dolayısıyla çocuğunuzun internetteki zararlı sitelere girmesi için gerekli önlemleri almışsınızdır. Ancak eğer dikkatinizden kaçmışsa, sömestr tatilinde yapmanız gereken ilk şey, çocuğunuzu zararlı sitelerden koruyan programlardan yararlanmak olsun. Bu programlar sayesinde çocuğunuzun hangi web sitelerini görüntüleyebileceğini, hangi oyunları oynayabileceğini ve hangi programları kullanabileceğini düzenleyebilirsiniz.
2010 YGS Başvuruları Başladı !
2010 YGS sınavı için başvurular başladı. Yükseköğretim Geçiş Sınavı’na başvurmak isteyenler 18 Ocak itibari ile Tüm lise ve dengi okullarında başvuru yapabilecekler. Bu sene YGS Başvuru klavuzu 2 TL’ye satılacağı bilgisinide verelim. 2010-2011 öğretim yılında yükseköğretimin tüm lisans ve ön lisans (meslek yüksekokulları ile açıköğretim önlisans programlarına sınavsız geçiş dahil) programlarına girmek veya yurt dışında öğrenim görmek isteyen adayların da YGS’ye başvurmaları gerekiyor. YGS’ye, öğretim yılında ortaöğretim kurumlarının lise veya dengi okullar ile açıköğretim lisesinin son sınıfında okuyan öğrenciler, ortaöğretim kurumlarının son sınıflarında beklemeli durumda bulunanlar, ortaöğretim kurumlarının dışarıdan bitirme sınavlarına girenler, ortaöğretim kurumlarını bitirmiş olanlar, ortaöğretimlerini yabancı ülkelerde yapanlardan durumları bu şartları taşıyanlar başvurabilecek. Son başvuru 12 Şubat 2010
KILAVUZ 2 LİRA
Ortaöğretim Kurumu Müdürlükleri, ÖSYM Sınav Merkezi Yöneticilikleri ve ÖSYM büroları ÖSYS’de başvuru merkezi olarak görev yapacak.
Adaylar başvuru merkezlerinden içerisinde 2010-ÖSYS Aday Bilgi Formu da bulunan ”2010-Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi (ÖSYS) Kılavuzu”nu 2 TL karşılığında edinebilecek.
Henüz mezun olmamış son sınıf düzeyindeki adaylar başvurularını okulların bağlı olduğu başvuru merkezine yapacak. Mezun durumundaki adaylardan 2008 ve 2009 ÖSYS’nin her ikisine de başvurmamış olanlar ile 2008 veya 2009-ÖSYS’ye başvurmuş olanlardan öğrenim bilgilerinde değişiklik olanlar başvurularını istedikleri başvuru merkezine yapabilecek.
Mezun durumdaki adaylardan 2008 veya 2009 ÖSYS’ye başvurmuş olan ve öğrenim bilgilerinde değişiklik olmayan adaylar ise başvurularını isterlerse bireysel olarak internet aracılığıyla ya da diledikleri bir başvuru merkezine yapacaklar.
Başvurusunu başvuru merkezinde yapacak adayların gidecekleri başvuru merkezinden randevu alması gerekiyor. Başvuru işlemini yaptıracak aday, başvuru merkezine gitmeden önce başvuru ücretini yatırmış, 2010-ÖSYS Aday Bilgi Formu’nu doldurmuş ve bu formdaki öğrenim bilgilerinin okulun bir yetkilisi tarafından onaylanmış olacak.
Başvuru Merkezi’ne giderken adayların 2010-Aday Bilgi Formu’nu, fotoğraflı ve onaylı bir kimlik belgesini, banka dekontunu ve mezun öğrenciler ortaöğretim diplomasını yanında bulundurması gerekecek.
YGS’ye girecek adaylar sınav ücreti olarak 35 TL, YGS’ye girmek istemeyen ancak sadece Sınavsız Geçişe başvurmak isteyen adaylar ise 10 TL ödeyecek.
Sınava başvuru sırasında formdaki ”İnternet üzerinden işlem yapmak istemiyorum” seçeneğini işaretleyen adaylar sınav sonuçlarını internetten öğrenemeyecekler ve ayrıca internet üzerinden bazı işlemleri yapamayacak.
Sınav sonuçlarını internetten öğrenemeyecek adayların adreslerine sınav sonuç belgesi gönderilecek. Ayrıca internetten öğrenen adaylara da sınav sonuç belgesi iletilecek.
Sınava başvurular 12 Şubatta sona erecek.
ÖSS 2010 Yeni Sınav Sistemi
Aylarca bir heyecanla beklediğimiz yeni ÖSS sistemi tüm ayrıntılarıyla açıklandı.
Yüksek Eğitim Kurulu ÖSS’de yaptığı değişiklikleri tüm detaylarıyla açıkladı. 2 aşamalı olan yeni sınav sistemini ÖSYM Başkanı aşağıda verdiğimiz tablolar halinde açıkladı. İlk sınav Nisan’da. Aşağıdaki bilgiler haricinde daha ayrıntılı bir dosya halinde 2010 Yeni Sınav Sistemi ile ilgili bilgi edinmek için buraya tıklayın.




















