Süheyla Gülen’den Dünya İnsan Hakları Günü Mesajı

10 Aralık 2014 0
Süheyla Gülen’den Dünya İnsan Hakları Günü Mesajı

Süheyla Gülen’den Dünya İnsan Hakları Günü Mesajı

Bugün, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilişinin 66. yıldönümü.

Büyük Atatürk’ün “Milletimizin hedefi, milletimizin ideali bütün dünyada tam anlamı ile medeni bir sosyal toplum olmaktır” sözü, birçok söylevinde hedef gösterdiği çağdaş uygarlığın, sadece bilim ve teknolojiden ibaret olmadığının ifadesidir. Sosyal toplumun unsurları; insan ve sahip olduğu toplumsal değerlerdir. Bu değerlerin en önemlisi de, özgürlükler ve insan haklarıdır.

Ulu önder, Enversel Bildiri yayınlanmadan yıllar önce, “Her fert istediğini düşünmek,  istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre sahip olmak,seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine sahiptir. Kimsenin fikrine ve vicdanına sahip olunamaz(1930)” sözünde, temel   insan hak ve özgürlüklerini ifade etmiştir.

20.yüzyıldaki İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ve uluslararası sözleşmeler ile  güvence altına alınan, insanlığın erdemi ve onuru sayılan, hak ve özgürlüklere dayalı bir düzen hala kurulamamıştır.

İnsan hakları ile ilgili uluslararası belgelere imza atan, anayasalarında “insan haklarına saygılı” ifadesi ile haklara bağlılıklarını bildiren ülkelerde dahi ; adaletsiz, eşit olmayan, ırkçı, gerici hareketlerde yaşanan  hak ihlallerinin, zulüm ve sefalet gibi insan onurunu zedeleyen birçok uygulamanın devam ediyor olması,hakların kağıt üzerinde kaldığının göstergesidir.  Atılan imzaların inandırıcılığı hakkında ise  olumlu bir yargıya varmamızı mümkün kılmamaktadır.

Dolayısıyla, halen insanların ırkından, renginden, cinsinden, dilinden, din ve mezhebinden, inancından, etnik kimliğinden ve siyasi-vicdani düşüncelerinden, bağımsız olarak, insan olmaktan gelen hakları, dokunulmazlıkları olduğu temel fikrinin, dünya çapında yeteri kadar anlaşılamamış ve benimsenmemiş olması, hakların tanınıp güvenceye bağlanmaları yolundaki çabaların ve mücadelenin sürdürülmesini zorunlu kılmaktadır.

Bu çabalar sonucu kazanılacak başarı için ise; demokratik düzen bağlamında öngörülen, birlikte yaşamın kaynağı olan hukuk kurallarına ve bu kuralları uygulayacak, özgür, bilimsel düşünen bireyler ile hukukun üstünlüğüne saygı duyan, aklın ve bilimin rehberliğini esas alarak düşünerek üreten, insan haklarına saygılı  devlet adamlarının, kamu yöneticilerinin var olduğu, uygar bir topluma ihtiyacımız olduğunu kabul etmemiz gerekmektedir.

Demokratik düzen uygulayıcısı iktidarlar; halkın verdiği yetkileri, demokratik uygulamaları ile taçlandırarak, ülkelerinde insan haklarını uygulamak ve korumak için çalışmaktadırlar.

Öte yandan Dünya’da antidemokratik iktidarlar, uyguladıkları politikalar ile; başta yaşam hakkı ihlali olmak üzere, inanç, vicdan, düşünce ve ifade özgürlüğü gibi bir çok hakları ihlal ederek vatandaşlarına acılar yaşatmışlardır. Bunları yaparken de toplumun güvenliği ve diğer insanların özgürlüğünden bahisle,  savunmalarını yapmaları düşündürücüdür. Bu haksız uygulamaların sonucunda ortaya çıktığını söyleyebileceğimiz iç savaşlar nedeniyle de insanlar büyük hak ihlallerine maruz kalmışlardır. Silah tüccarlığını dahi, hak ihlallerinin ve vahşetin önüne geçilmesi için,  alınan bir önlem olarak göstermeleri düşündürücüdür.

İnsan hakları ihlalleri yaşanmışken ve yaşanıyorken,  İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin kabul edilişinin 66. Yıldönümünde; Dünya’ da ve Türkiye’de evrensel insan hakları değerlerine ulaşılması mümkün değilmiş gibi görünse de, mücadele edenler var oldukça,  umutlarımız sürecek, birlikte yaşayışı ve toplumu  güçlendirmeye yönelik çabalarımız artarak devam edecektir.

Ulu önder  Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün insanlık ideali ve sevgisini belirttiği “Biz kimsenin düşmanı değiliz! Yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız” düşüncesinin savunucusu ve uygulayıcısı olacağım.

Süheyla GÜLEN

dunya-insan-haklari-gunu

Yorum Yaz »