Denktaş’ın yeri belli oldu…

0
Burada yatacak

Çalışma odasında babası Rauf Denktaş’ı anlatan Serdar Denktaş, “Babam Türklüğe, Osmanlı’ya hayrandı” dedi. Babasının konuklarını kabul ettiği odadaki en büyük tablonun Osmanlı Devlet Arması olduğunu söyleyen Serdar Denktaş, şöyle konuştu: “Bıraktığı en büyük miras soyadıdır, fikirleridir, idealleridir. Bu soyadını taşımaktan da gurur duyuyorum.”

KIBRIS davasının kahraman lideri, KKTC’nin kurucusu ve 1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, son yolculuğuna hazırlanırken, oğlu Serdar Denktaş taziyeleri kabul ettiği babasının ofisinde Hürriyet’e konuştu ve geride bıraktığı onbinlerce resmi belge ve bizzat çektiği milyona yakın fotoğrafın araştırmacıların hizmetine sunulacağını açıkladı. Denktaş’ın konuklarını kabul ettiği odanın duvarındaki en büyük tablo ise Osmanlı Devlet Arması’ydı. Denktaş, “Bu halk, Osmanlı Türk askerinin adadan gidişini yaşadı. Eğer böyle bir şey yeniden olacaksa, Türk askerinin gidişini Allah bana göstermeden canımı alsın” diyordu. Oğlu, babasının “Türklüğe, Osmanlı’ya hayran olduğunu” belirtti. Büyük bir üzüntü yaşayan ve “Bıraktığı en büyük miras soyadıdır, fikirleridir, idealleridir, bu soyadını taşımaktan da gurur duyuyorum” diyen Serdar Denktaş, babası Rauf Denktaş’ın cumhurbaşkanlığından ayrıldıktan sonra vaktinin büyük bir bölümünü geçirdiği başkent Lefkoşa’daki çalışma ofisinde sorularımızı yanıtladı. Oğul Denktaş, çalışma odası, oturduğu sandalye ve eşyaları özenle temizlenmiş, girişe kapatılmış ofisi hakkındaki planlarını şöyle dile getirdi:

 

Onbinlerce belgesi dijital arşivlenecek

“Arka odalarda sayısını bizim de, yakın çevresinin de bilmediği kadar, belki onbinlerce, belki daha fazla resmi belge var. Bunlar kendi yazdıkları değil, resmi belge. Okumayı ve belgeler üzerinden konuşmayı çok severdi. Çok kuvvetli hafızası vardı. Bu arşivin bozulmadan dijital ortama geçirilmesi için askeri yetkililer ve Doğu Akdeniz Üniversitesi’nden yardım istedik. Bu büroyu, muhteşem arşivi üzerinde çalışılacak araştırma merkezi haline getirmeyi planlıyoruz.” Rauf Denktaş’ın ayrıca bizzat kendi çektiği ya da sakladığı milyona yakın fotoğraf bulunduğuna dikkat çeken Serdar Denktaş, “Tabii ki büyük bir hazine. Bunun iyi bir şekilde değerlendirilmesi lazım” dedi.

En fazla fotoğrafı Ecevit’le çektirmiş

2005 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılmayarak emekliliği seçen ancak mücadeleden vazgeçmeyen Rauf Denktaş, geçen yıl Mayıs ayında beyin kanaması geçirinceye kadar Lefkoşa’nın merkezindeki çalışma ofisinde aralıksız çalıştı. Kıbrıs sorunu üzerine çabalarına devam eden Denktaş, misafirlerini kabul ettiği ofisinin duvarlarını da geçmişten bugüne önemli anların resimleri ile donattı. Çalışma masası kitaplıklar ve duvarlarda en fazla fotoğraf 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nın mimarı, dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’le birlikte çekilmiş olanlar. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanları Abdullah Gül ve Ahmet Necdet Sezer de dahil, neredeyse 1950’lerden bu yana önemli devlet adamlarıyla çekilmiş fotoğrafları da ofisin en önemli yerlerinde asılı. Denktaş, 1985 yılında trafik kazasında kaybettiği büyük oğlu Raif’in anısını sürekli yüreğinde hissetti. Fotoğrafını da başucundan eksik etmedi. Birçok kez, oğlunun yanına gömülmek istediğini söyledi.

Raif’in yanı vasiyet değildi

Serdar Denktaş, mezar yeriyle ilgili konuşurken, “Bu bir vasiyet değildi. Biz aile olarak Rauf Denktaş’a ölümü hiç yakıştıramadık. Hep ‘Allah geç versin’ dedik. Aklımıza da gelmedi. Raif’in yanına gömülmek istediğini söylerdi ama bu vaziyet değildi. Rauf Denktaş, sadece aileye ait değil, tüm yüce Türk ulusuna ait. Bu nedenle Türk ulusu, KKTC yönetimi, dava arkadaşları her kesimin arzusu neresiyle orası olacak” dedi.

Unutamadığı fotoğraf /_np/6227/15496227.jpg

RAUF Denktaş, sağlıklı olduğu dönem, çalışma ofisinin ana girişinde yer alan, 1960’da Kıbrıs Türk Alayı’nın Magosa’ya gelişinin yer aldığı fotoğrafın önemini iki yıl önce Hürriyet’e şöyle anlatmıştı: “Bu gördüğünüz fotoğraftaki yaşlı dedeler, 1871’de Osmanlı adayı İngiltere’ye bırakıp giderken, Türk askerinin gidişini çocukken görmüşlerdi. Tarih 16 Ağustos 1960. Kıbrıs Türk Alayı’nın İskenderun’dan yola çıkıp Magosa Limanı’na geldiği gün. Bu defa şanlı askerimiz ve şanlı sancağımızın yeniden gelişini görüyorlar. Eğer bir anlaşma olur da Türk askeri yeniden gidecekse, Allah bana o günleri göstermesin. Allah canımı alsın ki görmeyeyim.”

Bak yavrum Denktaş /_np/6228/15496228.jpg

KUZEY Kıbrıs Türk Cumhu-riyeti’nin kurucusu ve 1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın çalışma ofisi halkın ziyaretine açıldı. Ziyarete gelen dedeler, nineler, anneler, babalar, torunlarına, çocuklarına fotoğraflarını gösterip Denktaş’ı anlatıyorlar. Ofise gelenler açılan taziye defterine de duygularını aktarıyorlar. Bazı ziyaretçiler gözyaşlarını tutamadı. Maaşlarına zam için Zonguldak’ta  ise bordrolarını yakarak eylem yapan Eğitim-İş üyeleri Denktaş fotoğrafları taşıdı.

Arkadaşlar buluştu

RAUF Denktaş, Kıbrıs Türklerinin ilk lideri Dr. Fazıl Küçük’ün ölüm yıldönümünden iki gün önce vefat etti. Denktaş’ın cenazesine hazırlanan KKTC’de Dr. Küçük, 28’nci ölüm yıldönümünde dün törenlerle anıldı.  KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Kıbrıs Türk halkının özgürlük ve varoluş mücadelesi lideri Dr. Fazıl Küçük’e, “Şimdi dava arkadaşın Denktaş’la buluştunuz” diye seslenerek, “Ey Doktor, rahat uyu. Sevgili halkım, siz de rahat olun. Devlet olma noktasından geri gitme yoktur” dedi. /_np/6233/15496233.jpg

1950’li yıllarda Fazıl Küçük’ün yanında Kıbrıs mücadelesinin saflarına katılan Denktaş, kısa sürede direniş sancağını eline aldı ve KKTC’yi bugünlere getirdi. Denktaş, 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nın başarıyla tamamlanmasının ardından Dr. Fazıl Küçük’le birlikte coşku içindeki halkın arasına karıştı. Denktaş, dava arkadaşıyla çekilen bu fotoğrafı da çalışma ofisinin duvarından eksik etmedi.

Yorum Yaz »